MEVLÂNA’yım ben!

Gümüş yolun
Genişliğine kapılmayın
Dumandan müteessir olur
Altın yol, hiç bir tesirin altında değildir

Almayı bilenlerle
Vermeyi dileyenlerle beraberim
Gümüş yumuşak olsa da
Okside kalsa da
Yanlıştan müteessir olur
Demektir ki;
Her olayın etkisinde kalınmasın
Altın, gönüle misal alınsın

Yapıya kapı gerek
Kapıya örtü gerek
Açarken düşünmek gerek
Kapın çalınır
Yekten açar mısın?
Şüpheyi atarsan, açarsın
Gönül kapını da
Şüpheni attıktan sonra aç

Ağaç fidanken düzelir
Ağaç olur meyve verir
Aşılamazsan,
Verimi bol olsa da
Yer doldurmaz
Yerini bulmaz
Ona gene toprak ana sahip çıkar
Verdiğini karşılıksız verir

Asmayı aldım
Üzümü yedim
Şarabını içtim
Her mevsimini yaşadım
Üzüm bünyeme
Şarap gönlüme hükmetti
Sorarım size
Hangisi faydalı?
Bünyem sağlam olmazsa
Gönülden söz almaz
Derdi olan saz çalmaz
Oyna desen
Meydan bulmaz

Suyun akışını
Akarken durdurmaya değil
Doldurmaya bak
Saklamaya değil
Harcamaya bak
Su bitmez
Ömür yetmez
Doldur harca
Gene doldurursun
Saklayım dersen yanılırsın
Suyumuz akar akar
Dileyen testi elde
Doldurmaya bakar
Aynayı suya tut
Ne görürsün?
Aynada suyu
Suda aynayı
Arada olan
Yumuşak olur
Yüzünü iki alemde görür
Yol yumuşak
Yolcu sert olursa
Olumunu düşünme
Sertlik, mertlikten de olabilir
Derseniz doğru mudur? Kusurdur derim
Amma döner bakarım
Olaya gülerim
Mertlikten doğan sertlik
Namerdi korkutur
Korkanın yanında
Yolcu olmayın
Yumağı yumuşak saran
Kul korkusuna yumuşarsa
Yüzüne gülmeyin
Korku yalnız Yüce’yedir

Kalmaya gelmedik
Dönmeye geldik
Doğuştan mukaveleyi imzaladık
Misafirlik uzarsa
Ev sahibine sıkıntı verir
Kâinat, hepsi sana
Kusursuz hizmette
Kalmak istersen
Dayatayım dersen
Men edilene asıntı olursun
Aymayı yumağa verdik
Beraber sardık
Dumanı dağıttık
Gayeyi bildik
Oymayı, olmayandan ayırmalı
Oyma nedir?
Ağacın işlenmişi
Yuyanı yumuşak olanla görmeli
Ağacı da çimeni de sevmeli
Ağaç meyve verir
Çimen ne verir? dememeli



Çimen olmuş yeşillenmiş
Gönüle ferahlık vermiş
Kuzu anasını
Çimende bulmuş
Sütünü verende
Kula yenince kuvvet vermiş
Elbet boyunca enince faydalıdır
Bir ağaç yediğince büyür
Dünyadan ne alırsa
O kadar verir
Çimen de yediğince verir
Kulun gücü olur
Kullara yardımcı olur
Gücüne göre
Kuluna yetişir
Kul fakir olur
Gönlünce yardımcı olur
Neymiş? demeyin
Şüpheli olmayın
Allah’ım hayır olmayacak
İşine izin vermez
O'na dönük olan kulunu
Mahzun etmez

Kumun tanesine
Olmuşun yuvasına
Od gelmez
Ölüm yumağın bitişidir
Nüfusun ayarlanışıdır

Bedenin vazifesi, kafeslik
Olmuşa yumağını sarmasın
Aldığını vermesin
Elinde olanı değerlendirsin
Bedenin ölçüsüne verilen
Aykırı bilgidir söylenilen
Açayım;
Dedim, verilen akıma
Hayal gücünü katar
Dersen; Her kulda olur mu? Olmaz
Her kul aynı hayali yaşatamaz
Olayın alınışı
Hayale kapılışa göredir
Kim ‘Yolumu bulmadım’ der
Uygunsuzluk değil de, erginsizlik
Rüyayı görürsünüz
Hayırdır der yorarsınız
Canınız sıkkın ise
Sıkıntı beklersiniz
Beklemeyin, hiçbir rüyaya
Uymadı demeyin
Rüya yumağın öbür cephesi
Yumuşak isen
Rüyanda etrafını
Yumuşak kullarla çevrili görürsün
Değilsen, yumağına rehin ararsın
Yumuşak olmayan şikâyetçi olur
Ancak uykuda
Kendini boşta bulursun
Kendince sertlikle
Dünyanı doldurursun
Rüyanda uyanık iken
Düşündüğünü değil
Bazen hiç aklından geçirmediğin
Olayı da görürsün
Bu da yumağın
Öbür cephesidir
Her kulun görülen ve
Görülmeyen cephesi vardır
Bu da ancak
Rüya ile kendisine belirtilir
Elbette her görülen belirti değildir
Müstesna rüyalar kulu etkiler
YUNUS’um der ki;
Kendimi nokta dedim
Rüyamda gökte yıldız gördüm
Elimi attım
Çiçek diye derdim
Uyandım,
Be hey gafil dedim
Sen nerde, gök alemi nerde?
Ne bileyim, elimde hata
Uzandı vardı
Çiçek dedi derdi
Allah’ım kuluna
Dünyada gösterdi
İşte yumağın
Görülmeyen cephesi
Hakikat aleminde.
Görsen, üstüne libanı alsan
Hükümdar mı olursun?
Taç mı giyersin?
Dünyanın tacı
Dünyada kalır
Kulun dileği
Ahiret tacı olmalı
Çiçeğini yıldızlardan dermeli

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah