|
MEVLÂNA’yım ben!
Yuva’ya geldim
Yüzleri gördüm
Gülene, yol dileyene
Yolumu verdim
Yuva’nın sesi
Yumağın düğümsüzü
Sorular Allah’ımın izninden
Yollar benim elimden alır
Meyveler ağaçlarda olur
Yol bulan koparır, ağza alır
Ham diyen, sabra yol verir
Beklemek zor dersen
Ham yersen mideni bozarsın
Gününde yozarsın
Mümbit toprak bulmuşsan
Dilediğini ekersin
Yoluna su çekersin
Ekinini sularsan
Bereketi görürsün
Sorana dedim
MEVLÂNA’yı imtihan edene
Gemiye bindin
Sallandı dedin
Dalgayı düşünmedin
Dalgalı denizde
Gemiye binen sallanır
Denizi yoluna alan
Yolumun sonu diyen
Elinde olana değil
Denizde kalana gönül koyan
Allah’ım verir
Dileyeni görür
Duanı etmezsen
Allah’ım demezsen
Kimden beklersin?
Andığını beddua ile anarsın
Bedduanı karşına verirsin
Unutma, dağın karşısına geçip
Ne bağırırsan o cevabı alırsın
Allah’ım esirgemez
Dileyenden sakınmaz
Az verdiği, çok verdiği vardır. Hikmeti
Dediğin Allah’ıma malum
Bağırmaya ne hacet
Gönülden dile
Dağ yamacına gidip bağırma
Cevabını öyle alma
MEVLÂNA sever
Seveni sevmeyeni
Yolunda gideni gitmeyeni
Elinden tutar
Dileyeni dilemeyeni
Dilin gönlüne uymaz
Sen verdin, ben aldım
Geldiğini verdiğini
Allah’ıma sorduğunu deyim
Elini uzatana dönme
Yumağını sarmana
Yardım edene sövme
Dünya küçük
Alem büyük
Yıldız çok, güneş büyük
Kulda olan yük
Dünyada kalsın
Yüce’ye arı ruh varsın
Mümin olanın
Niyet diyenin dediği günde olmazsa
Dert etmesin
Geleni beklesin
Her yol aydınlığa götürür
Ne var ki yolu bulmalı
Meydan’a varmalı
Niyetler mevsime benzer
Yazdan kışı anarsın
Kışta yazı özlersin
Dileğin baharındasın
Yaza varırsın
Üzülme, üzüntü etme
Niyetini NUMAN’a havale et
Nerden geldin?
Nereye vardın?
Niye kaldın?
Geçilecek, kapı açılacak
Deme; Kapalı
Güvenme kula
Kul Allah’ımdan büyük değildir
Neyine güvensen boş
Allah’ım de, Yüce’ye koş
Niyazın edilir, kapılar açılır
Niyetler bir değil
Her fani gibi dumanlı gönül
Dumanını at
De ki;
Nerden, olan Yüce’den
Benim hatam olaydı
Kul bana takılaydı
Hatalıyım derdim
Olan Allah’ımdan
Dert etme
Ortalık bulanık
Gönlüm dumanlı dersen, yanılırsın
Şüphesiz Allah’ına sığınırsan
Kapalı kapının açıldığını
Kötü kulun döndüğünü görürsün
Dert etme. Açılır
Gayretin boş olmaz
Aldığın Allah’ımdan olsun
Kulun vereceği kula kalsın
Şüpheyi içinden sil
Yavrularım dersin
Onları da sahibine emanet et
O'ndan başka emanet ehli yok bilesin
Sen senin değilsin
Senin olmayan
Dünya malıdır
Gönül senindir
Sen Allah’ımın
Allah’ımın nuru ile yıkanmışsan
Neden şüphe edersin?
Kulundan ne beklersin?
Kendine veremediği?
Sana ne verse, almışsın
Aymış, aldığını sormuş
Aldığı dünya malı
Ne niyet ettin?
Minareye çıkana
Allah adına çağırana
|
Yol münasip olursa
Camiye varılırsa
Namaza durulur
Dünya günü silinir
Silmediysen ne vardın
Allah’ımın adına ne durdun?
Dünyayı silemezsen
Gönülle varamazsan
Müezzin için mi namaz kılarsın?
Olanı sordun, duacı oldun
Şüphesiz bekle
Allah’ım de, O'na emanet et
Olacağı geleceği düşünme
Günün gecesi varsa
Sabahı da var
Allah’ım yuvaya
Yuvanın başına
Dumansız gün versin
Yamasız fistan giydirsin
Yamalı kötü mü? dersen
Neden kötü olsun?
Yamayı denk getiren de
Allah’ımın kulu
Ne var ki, ömrünün kuludur yama
Meydan dolu kul ile
Kulun eli yol ile
Yolundaki Pir ile
Yürümek kolay mı? dersen
Allah’ıma sığın da gör
El elinden, Ulu dilinden duy da gör
Geldik Yuva’ya
Girdik havaya
Duacı olduk yuvanın başına
Yuvanın başı
Hatun bedeni
Bedensiz baş olmaz
Yavrusuz eş olmaz
Olur dersen, kardeş olmaz
Yuva eş ile, eş yoldaş ile olur
Yavrular yuvayı süsler
Yamanın oluşu
Yavrudan dersen, yanılırsın
Yavru olmasa da yama olurdu
Allah’ım nasibinizi kısardı
Her doğan tayınıyla gelir
Tayın bedelini
Allah’ımdan alır
Deme ki; Nasibi bendendir
Senin olmadığın yerde
Nasip yok mudur?
Doğan, ADEM’le nasip verildi
Her kul ile arttırıldı
Niyaz edelim
Yavruların duacısı olalım
Dağın sesini almayalım
Aymayı vazife bilin
Yolunuza öyle gidin
Kulun derdine
Dert katmayın
Meydan kul bekler
Kullar yol bekler
Durmaya değil
Yürümeye geldik
El verip yürütmeye geldik
Yatak pamukla dolar
Pamuğu tarla besler
Kul yorulur
Pamuk yetişir
Pamuk kulu dinlendirir
Güzel güne hazır olun
Kötü gün deyip
Gönüle duman koymayın
İyi bekleyen, iyi bulur
Gidiş geliş anda olur
Kul gönülden alır
Adak yanındaki diler
Adak günde yapılır
Gelen gelene takılır
Yumuşak dimağın
Kararı da yumuşak olur
Son söz Allah’ımındır
Kültürlü, söyler yanılır
Söz sahibini unutur
ALLAH’a ısmarladık
Sözün sonu yok
Başını bulamadık ki
Yazdım sana oku diye
Oku da huzuru bul diye
Aldığını verdiğine sayma
Yürüdüğünü durduğuna sayma
Aldığın haktır, verdiğin kadar
Ne biri eksik
Ne öbürü fazla
Her şey yerli yerinde
Delice deme
Zeytin dalına söz etme
Sabır kulu erdirir
Yolda taşlar olmasa
Göze ne hacet?
Kulda hata olmasa
Sabra ne hacet?
Allah’ım kulunu yaratmış
Hatasız olmaz demiş
Sabrı da vermiş
Sen sabrını aşıla
Aşını oldurur
Sabır kulun kendinindir
Kendini oldurur
Asmayı diktin
Ne güne baktın?
Asma kütük oldu
Meyveyi verdi
Tadı güneşten aldı
Sabreden kul şarabını içti
MEVLÂNA yavrusuz mu idi?
Yavruları melek miydi?
Şikâyet, asla
ALLAH’ıma cümleniz emanet olun
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|