(Regaip Kandili)

MEVLÂNA’yım ben!

Güzelin en güzeli
Has bahçenin gülleri
Seherde bülbülleri
Yolunda olanlarla
Aşk ile dolanlarla
YM olacak
Günümüz yol bulacak

Cümlenize cümlemizin
Allah’ım adına selamlar ile geldik
Hatmettiğimiz Kuran’ımızın
Yolunda olanlara hediye ettik

Suyun aktığı
Gönülün yaktığı
Allah’ım diyen her kulun
Günümüzde hissesi vardır
Hak’tan verilen gün
Sana bana değil cümleyedir
Kâbe’de mumlar yansa
Ne gerek?
Gönüller alev alsın

Koyunda süt aradık
Sütü güğüme doldurduk
Günde aldığımız ile
Koyunun sütü tükendi mi?
Yarın yine güğümü doldururuz
Sütün elde oluşu
Elin gelişine göre değer alır
Sütün yoğurdu da, peyniri de olur
Değerinden kaybı görülmez
Kadıda ölçü ararsan
Sütünü güğümü ile der
Gayrete düşme
Bozmasa deme
Dedim;
Elinin dönemince değerlendirilir

Güzel olanı verdim
Sen gönlünü gülüne dolduğunca ver
Senin değerini O bilir
Dayanır derse
Peynir mayası verir
Olmazsa
Yoğurt mayası çalar
Demeyin; Neden cümle peynir değil?
Yoğurt gereksiz midir?
Dayanma gücü olmayan kulunu
Yoğurt misali oldurur
Elden çabuk dürdürür
Sabırsızlık değil
Aşka dayanma gücü

Pusat olsa elde kalsa
Sana bana gerekmez
Avcıda duvarı bulmaz
Günün yerinde
Sözün değerini bulmayana derim ki;
Günün değeri
Kur'an’ı Kerim’in gevheri midir?
Gönlüne dolmayan
Gününde olmayan
Kur'an’ı Kerim’de var mıdır?
Her gün yazılıdır
Her yazılan kıymetlidir
Çünkü Yüce’nin emridir
Dünyanın en güzel günü dediğimiz
Günün doğumu değil midir?
Bir sonraki gün?
Onun için;
Doğan da güzel, doğuran da
Her olay öbürünü doğurduğu için
O da güzeldir
Göğün altında
Gülün nice gülleri vardır
Gülden olmayanın
Gönülleri dardır
Ancak kul ben O’ndanım
O’nun ümmetindenim dediğinde
Dayandığı kuvvetin büyüklüğünde huzuru bulur
Bilir ki ümmetim diyen
Yalnız bırakmaz
Sözünden dönmez
Allah’ımın emrinden çıkmaz

Güzel günümüz
Güzeller doğursun
Her kulun gönlünü yoğursun
Huyu ile gelenden
Allah’ım razı olsun
Cümlenize
Olmasını dilediğiniz
Allah’ım aşkın dediğiniz
Göçünüzde başucumda beklesin diye
Duacı olduğunuz ulularınızdan
Selamlar getirdim

Hz.MERYEM der ki;
Güllerimizi elde bulduk
Allah’ım dedik duacı olduk
Has gülün kokusundan
MUSA ile İSA‘mın yapısından
Gönüllerimize sevgi aldık
Birliğe inandık
Gül demeti misali hep bir olduk
Gül yapı olarak bir çeşittir, gerisi aşı

Düşüncenin açığını verdim
Allah’tır yolun aslı
Ve yol, Kur'an’ı Kerim ile tamamlanır
Tevrat, İncil, Zebur
Yola girişi gösterir
Kuran’ı Kerim varışı

 
Allah’ımın kulunda
İsevi-Musevi değil
Kulluk aranır
Kulluğunu bilmiş ise
Kullarını sevmiş ise
Evliya neden olmasın?
Olmaması için sebep var mı?
Allah’ını bulmuş
Dünyada ismini hayır ile andırmış
Her kul evliyadan sayılır
Ne var ki gaye
Benliğine hizmet değil
Cümleye olsun

Hata aranmadıkça
Her kul mümindir
Hataya düşüldükçe
Af dileyen
Allah’ım diyen
Mümin kulun yardımcısıdır
Mümin kula yardımcı olan
Kul da mümin olur 



Sağır olsam
Niyazım geri mi kalırdı?
Dilsiz kalsam
Ala Allah’ım diyemez miydim?
Kör olsam
Yarattığını bilemez miydim?
Elim elini tuttukta
Senin olduğunu
İdrak edemez miydim?
Beni bildikte
Seni idrak ettikte
Yaratanı duyamaz mıydım?

Günün yerine
Başta serine oturan
Cümleye gönül bağını gören
YUNUS’um geldi:

Hoşluk ile sarhoşluk arasında ne fark vardır?
Hoşluk güzeli görmek
Sarhoşluk içmek
Neyi içsem dersen
Güzeli

Gücümüz gün ile gece ile değil
Göçümüz mey ile vay ile değil
Hoş olduk dünyayı sevdik
Sarhoş oldukta dünyayı sildik
Hoşluk ile sarhoşluk budur
İçmek dünya sevgisini
Hoşluk sarhoşluğun basamağıdır

Söze güldüm
Dedelerin huzurunda denildi
Dedelerin huzuru anda mıdır?
Durumun başkalığı söze girişte ise doğru
Gönülde oldukta değişmez elbet
Aramızda söz sadece bu yoldan olduğu için
Andaki sarhoşluktan
Kurtulmak istenmez
Ne var ki
Her an sarhoş olana da söz gerekmez
Konuğumuz geldi mi?
Sözü bal ile bağladı mı?
YUNUS oldum
Günde buldum
Anda geldim
Çölde yandım
Gölde durdum
Derde deva aradım
Derdinin devası
Akan suda dediler
Beni yola çıkardılar
Suyun sesini aldım
Günümü oraya çevirdim
Yürüyüşte yorgunluk duymadım
Varışa acele etmedim
Etmekte hayır bulmadım
Günün kesimini
Yüce’nin emrinde bildim
Kendimi O’na havale ettim
Akan suyu buldum
Su ile karıldım
Taşa da takıldım
Toprağa da çakıldım
Her olan Yüce’den dedim
Yüce’yi deryada buldum
Eyvallah dedi
YUNUS’um yürüdü
Selamı sizleri buldu

Hz.ASİYE günün yorumunu verdi;
Sevgiyi O’nda gördüm
Saygıyı O’nda gördüm
Gelenin göçenin
Sözcüsü bildim
Rabbinde alemleri bilen
Cümlesini bağlayan
Gönlü ile toplayan
Sadece Odur
O kim derseniz
Allah’ımın Resulüdür
Selam dedi çekildi

Kaşık ile alamazsan
Eline destek tut
Çorbayı öyle iç dedi
Güldü söyledi
HOCA geldi:

Gülenin gönlünü açan nedir?
Gülün kokusudur
Kulun kaygısını silmesidir
Taifeye uymazsan
Sahifeyi çevir
Kadifeyi giyemezsen
Dokumayı dene
Yeter ki ayıbını örtsün
Adam önüne çıkartsın
Değer ne kadifede
Ne dokumadadır dedi
Yumuşak yolda
Sert taşı yolundan attı

Mevlâna’yım ben!..

Duamızı verelim
Gecemizi kutlayalım
Günümüz gelen günlere Hayır ile bağlansın
Ol diyenden Her kula şefaatçi Resulü olsun
Doğuşta O’ndan olduğumuzu bilelim
Göçte O’nun himmetine sığınalım
Allah’ımın huzuruna
Onun safında varalım
Onu dünya günümüzde analım ki
Varışta onunla beraber olabilelim
Unumuz elendikte
Eleğin üstünde kalıp
Atılandan olmayalım
Hep bir olalım
Yeter ki onu bulalım

Allah’ım dedik
Cümlemiz bir olduk
Mümin kulu denildikte
Bize de nasip kıl dedik
Elimizi açtık
Allah’ım adına duacı olduk


Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah