MEVLÂNA’yım ben!

Yudum yudum verenle
Yol Allah’ım diyenle beraberim
Cümlenizi Allah’ım adına selamlarım
Selam dedik sizlere

Gönüllerin dolduğu yerde
Akıllar durur
Durandan maksat; Dünyayı dürür
Yoksa kainat durmaksızın yürür
Duyduk almadık diyenin
Almadığı; Duymadığıdır
Gördüm bilmedim diyenin gördüğü
Gönül gözünü açmadığıdır
Yoksa kainatta
Duyulmadık, görülmedik olmaz
Görecek göz
Duyacak kulak oldukta

Gelişimiz açık
Gidişimiz sır mıdır?
Yoksa dünyada yaşayış kâr mıdır?
Kâr olan yaşadığı bilendir
Yaşayacağı yeri hazırlayandır
Bütün soru; Nasıl hazırlayayım? demektir
Hazırlayış sadece beklemeden sevmektir
Beklemeden sevmek;
O’nu bilmektir
O’nu bilmek
Sırrına ermektir
Olan O’ndan deyip
Sabra yer vermektir

Soyguna hazırlanan hırsız
Sadece kendini düşünür
Sevmesini bilse
Soymaya kıyamaz
Korkuyu gönle koydu isen
Sevmekten değil
Cennetinden uzak kalmaktandır
Korkuyu sildim
Aşkını gönlüme koydum
Sadece O’na varmayı düşündüm

Semerin yeri
Atı düşünmekten değil
Kendini düşünmektendir
Güzeli gördü isen
Güzel diye sevdi isen
Çirkini ara derim sana
Çirkinde güzeli bul
Güzelde de ararsan
Çirkin bulunur
Çirkinden maksat
Seni sarmayan
Göze hoş gelmeyendir
Gül ile dikeni misali
Kök ile çiçeği misali
Çiçek güzel görünür
Kök ise çirkin
Halbuki güzeli güzel yapan
Çirkin gördüğün köktür
Sedefi güzel yapan kapaktır
Güneşe baktığında gördüğün renkler
Sedefte de mevcuttur
Beyazın rengini sen verdin sanma
Papatyada görmedin mi?

Kaşığında ne buldun?
Tencereden ne aldıysan
Ocağında ne kaynattı isen
Aşkı nerde buldu isen ordadır
Amma senin için
Benim için değil
Benim için de
Benim bulduğum yerdedir
Yamayı attığım yerde
Ocağı kaynattığım yerde
Meydanı geçtiğim yerde
Yaprağı gördüğüm yerde
Çekirdeği diktiğim yerde
Aşkımı her yerde yaşadım
O’nun ile bir oldum
Aşkı ile Pir oldum
 



Adımı bugün dahi andı iseniz
O’nun aşkındandır
Aynayı elime aldığım
Kainatı içinde gördüğüm gün
Aşkına düştüm
Aynı aynayı sizlere tuttum
Bakınız
Gönüllerde ateş yakınız
Kainatı onda görünüz
Görünüz ki aymayı biliniz

Koyduğun yerde kalmayanın
Arkasından koşma
Sana yar olmayanın
Sözünü etme
Kuyuya ses verip
Aksini bekleme
MEVLÂNA’yım bilinir
Sohbetim her mecliste alınır
Geçen günün sözü edilir
Günde verilen
Taze meyve misali
Ağacımızdan toplanır
Ağacımız belli
Yaprağımız dallı
Meyvemiz ballı
Her alan aşk ile doldu
Aşktan nasip alan Allah’ımın kulu
Mümin değil midir?
Sözümüz bağlansın
Yoruma verilsin

Derya dedik
Gökyüzünden söz ettik
Aslında ne deryada
Ne de gökyüzünde renk vardır
Deryadan bir avuç su al
Rengini bulabilir misin?
Gökyüzüne çık çıkabildiğin kadar
Maviye girebilir misin?
Gökyüzünün de deryanın da rengi sana görüntüdür
Dünya kaidesi sana yaşantıdır
İstersen uyma
Cemiyeti duyma

Resulümüz der ki;
Gününe uy
Cemiyet ne derse onu duy
Uymazsan seni ezer geçer
Ne senden bir şey alır
Ne sana verir
Dünyada yaşamak
Cemiyete bir şeyler verebilmektir
Tarlaya pamuğu niye ekersin?
Neden yağmur olmasın dersin
Meyvesi oldukta?
Evet

Mümin yolun doğrusunu arar
Bilmediğini bilene sorar
Bilenden aldığını hayra yorar

Cümleniz Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Söz edilenden
Dilde verilenden
Günde uzak durulsun
Ne var ki
Gönül kırılmadan yola verilsin

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah