|
MEVLÂNA’yım ben!
YM dedim
Yelde toz
Selde yoz sildim
Kuşakta beline yakışanı arayan
Çeşit kuşak değişende
Fistanın uygununa yer ver dedim
Her olay yoruma muhtaçtır
Yorumu yapılamayan
Sadece Allah’ımın birliğidir
Kainatın dirliğidir
Bir olan dirliği kurmaktan aciz değildir
Gönüller duman almasın
Kulunu ham söz yanıltmasın
Zaten geçen günde verdim
Batakta kum arama dedim
O gecenin konusu
Yönüne oturamayan
Nerde neyi arayım?
Kimde neyi bulayım? diyen kuluna idi
Yönünü seçti
Sözümüzden geçti
Gittiği yolu görülsün
Ham söz ile karılsın
Dönüşü ergin olsun dedik
Kendi haline koyduk
İznimiz gelinceye kadar sözümüz yok
LOKMAN’ın oğula
Açılmaz kaçınmazdan değil
Yanılmayın!
Kulunu kazandırmak içindir
Rehber arayan sorar
Bir yolda gider
Çok yol arayan
Çoklukta kaybolandır
Allah’ın, gönlü has olan kulunun
Kaybına razı gelmez
Onu kazandırmak için
Olaylarla baş başa bırakır
Kaygunuz olmasın
Ne olur denmesin
Gelişimiz verişimiz
Aslında onlarca çözülmedi
Hak yoludur denilmedi
Yolda fal, falda hal aradılar
Allah’ımın birliğinde
Kulunun kaderi bilinmez mi?
Kulunun kaderi 'cin taifesi' denen
Yobazdan mı sorulur?
Yumuşak yol vereyim
Kulunun yolunu açayım diyeceğine
Kulunun önüne
Koskoca bir kaya Örtmeye çalışan kula
Yobaz denmez mi?
Allah’ım kulunun kaderin,i imanını
Ona olan güvenini
Cin taifesine mi teslim eder?
Kuran’da görmez misin?
Allah’ım demez misin?
Şüpheyi silesin
Verilenin mutluluğuna eresin
Dünyayı cin taifesine asla nasip etmez
Niyette kulu yanıltmaz
Allah’ım diyen kulun yanına
Şeytanı yaklaştırmaz
Daha önce vermedim mi?
Bizim olduğumuz yerde
Hata gelmez demedim mi?
Ölçüsünü vermedim mi?
Olduğumuz yere
Yumuşak yol bulmamış
Ruhlar dahi gelemez
Tecrübe yapanlarda
İspatı verilmedi mi?
MEVLÂNA’yım denilende
GARİB’e ilk görünen
Hz. MUHAMMED olmadı mı?
Şeytanı bildim diyen
Şeytanın tevhit çekemediğini bilmez mi?
|
Bunları …..’a açmayın
Kolayı vermeyin
Müdafaa etmeyin
Dönüş onlardan olsun
Kuyuda su arar
Deryaya göz yumar
Ona verilen en doğrusu oldu
Ne var ki kendisi şaştı
Dediğim olmadı
Nasibim gelmedi der
Ölçüyü ordan vurur
Ona onun etrafındakilerle en açığını verdik
Varlığımızı ispat ettik
Bekle gör, özle gel diyeceğiz
İzin gelende sözü vereceğiz
Denen kulun kendi iradesidir
Hüküm Allah’ımdan
Kulun iradesine
Allah’ım dahi karışmazken
Cini mi karıştırır?
Güzellikten söz edelim
Güzeli yoz gülde dahi görelim
Yoz gül has gülün habercisidir
Güneşe yaprak açan
İlk ışığını alan
Yoz gül değil mi?
(?)
Has gülü müjdeleyen, evet
(?)
Musevi din adamı
Ermiş geleni bilmiş
Müjdesini vermiş
Kuyuyu dileyen
Çölde dolanandır
Çölde dolanan
Ufana ufana gülünün
Yoluna serilendir
Her dileyene Kâbe’yi buldurandır
(?)
Geçen yazımda verdim sorusunu
Sahile inersem gemi bulur muyum? dedi
Elbet bulur
Ne var ki sahili bulsun
Hangi gemi denk gelirse binsin
Deryaya varan
Nasibini bulur
Kimine gemi
Kimine sandal
Gemiye nasip alan
Kaptana sarılandır
Sandaldan nasip alan
Küreğe davranandır
Gemimizde olan her kuluna yardımcıyız
Sandalla yetişmeye çalışanı da bekleriz
Yönünü bulursa
Bize doğru kürek çekerse
Allah’ıma emanet olasın
(?)
Dünyadan yazsam
Bende sözü olmaz
Ahiretten desem
Sizde özü bulmaz
Aşkta tuzunu yerinde kullanan
Aşına söz etmeyendir
Aşımı yiyeyim
Günümü eyleyim
Kulunu gözleyim dersen
Dünyaya gelişte yanıldın derim
Aşımı yiyeyim
Şükür edeyim
Günümü göreyim
O’nu bileyim
Yarattığını görüp de seveyim dersen
Gelişe uymuş
Dönüşe hazırlanmış olursun
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|