MEVLÂNA’yım ben!

Yol münasip
Dumansız olalım
Şüpheyi silelim
Olandan ötesi sorulmaz
Yanlış anlaşılmasın
Soru yok demedim
Olandan ötesi dedim
Olandan ötesini desem bilemezsin
Kabına sığdıramazsın
Gelenden gidenden sır sorsan
Sana diyeceği şudur;
Ben de sırrım
Sözün açığını verelim
Önce gönüllere huzuru serelim
Vergide değil hata, yargıda
Suyunun aktığına bak
Taktığına değil
Gönlünün yaktığına bak
Söktüğüne değil
Kendini suçlama
Mimara suç yükleme
Gemiye yolcudan başka kim girer?
Tayfayı unutma
Manayı bilenden dilersiniz
Tayfa kim ola dersiniz
Yolcunun yoluna kim gelir?
Yardımını kim verir?
Yersiz demeyin
Hasta olana
Müsterih ol demeyiz
Şüpheler kula perdedir

(Yıldızlar hakkındaki sorulara karşılık)

Mümin olan bilir
Yıldızları gezenlerde görür
Aldığın ışık az mı?
Meylinin götürdüğü yer
Hayalin değil midir?
Çünkü hayalin
İçinde bulunduğun hali yansıtır
Halbuki aslın
Hayalin ötesindedir
Ruhlar yıldızlarda mı yaşar? derseniz
Yıldız senin görgüne serilmiştir
Bedenine hizmete girmiştir
Kainatta boşuna yaratılmış
Hiçbir varlık yoktur demiştik
Yörüngede olan her yıldız
Vergi ile yüklüdür
Hiç birinin vergisi
Öbürüne uymaz
Dünyada aldığın
Depo dediğin gaz
Oraya götürüldükte
Sadece yayılır
Yükünü almaya çalışsan
Gelişini bulamazsın
Dünyanın atom diye ad verdiği
Çekirdeği aya götürsen
Hizmeti ne olur?
Elde ettiğin değil
Hizmetini sordum
Dünyadaki hizmetin nedir?
Aynaya demir karıştırırsan
Sana ne verir?
Yumuşak yolun gidişine
Ne verirsin?
Elbet gönlünü

Yıldızdan sorduğun
Canlı var mı? dediğin
Daha önce cevaplandı
Beden arama
Kainat hayat demektir
Canlı ve diridir
Fakat senin sorduğun manada
Canlı yoktur
Canlı ve diri olan
Kainatın yaratıcısı
Kainatın Rabb’i.

Açık söylenmiş
Her açık olanı görmek
Neden mümkün olmuyor?

(Bir insan beyninin ancak en zeki dahi olsa sekizde birini kullanıyor sorusuna)
Eyvallah



(Gökyüzündeki yıldızların adedi nazarı dikkate alındığında sayıları itibarıyla
Onsekizbin alemden fazla olması icap etmez mi?)

Onsekizbin alem derken
Beyninin kaç bölümünü açtın?
Gördüğün yıldızları
Hangi ölçünle aldın?
Alemlerin ölçüsü
Sende ne ayardadır?
Önce kainata
Gözünüz ayarında
Ölçü vurmayınız
Sen gördüğün çözdüğün
İlmin içinde mi aradın Onsekizbin alemi?
Senin gördüğün
Sayısına düştüğün
Alemlerin teki içinde dahi değil
Dünyanın kainattaki yerini
Sadece nokta dersek
Kendi yerini ara derim sana

(Uçan dairelerin dünyaya geldiği, canlıların bulunduğu ve bunları görenler olduğu
tespit edildiği haberleri yayılmaktadır. Bu hususu açıklar mısınız?)

Var olan açık gelsin
Var olan kendini niye gizlesin?
Kendini gizledi ise
Niye az yerde göstersin?
O gücü, üstünlüğü var ise
Niye gelip yayılmasın?
Olaylarda sarahat arayınız
Hayalden değil
Olay dünyaya heyecan vermek
Günün düşüncesinden ayırmak
Gerçek olan
Dünyada kulum
Ahrette halim diyenindir
Çok arayan şüphede ise yanılır
Hakk’ın rahmeti dedikte bulur
Hayır diyelim
Olaylara satıhta olduğu düzende inanalım

(Kuyruklu yıldız geçerken dünyaya çarpıp kıyamet mi olacak?)

Kıyameti Resulü vermemiş
Bizden sözün sohbeti dilenmiş
Gelen yıldız olsun

(Bizden evvelki medeniyetler daha mı ileri yoksa daha mı geri idi tıp mevzuunda?)

Medeniyet her yıkılanın yerine oturan
Yeniden başlayandır
Medeniyet dedikte
Aynı ölçüleri arama
İncelik, zarafet
Yaşantılarda medeniyeti de inceltir
Son safhaya götürür
Ne var ki hiçbir yaratılanda
Son olmadığı için
Çöküntü görülür
Çöküntü nasıl olur?
Yapıtta çöküntü veya kayıtta
Kaydına öyle yazılır
Defter kaldırılır

(Aya çıkıldıktan sonra dünya haritasının PİRİ REİS'in çizdiği haritanın aynı olduğu açıklığına kavuşulmuştur. O günkü imkanlarla PİRİ REİS bunu nasıl çizebildi?)

Ayranı içelim
Güzeli seçelim
PİRİ gelse soralım
Çizenden aldım
Güzelden bildim, çizdim
Sözü alayım
Sözün açığını vereyim
Sözün açığı;
Gönül gözü ile görüşte oldu
Anda sahilini buldu
Tüy eline geldi, çizdirene uydu
Gönülden kimliğini duydu
Çizdiren YUNUS ALEYHİSSELAM
Söz aldık bitirelim
Deryayı gönüllerde arayalım dedi
Gelişi gibi selamladı yürüdü
(?)
Daha önce dedik
Beden asla

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah