MEVLÂNA’yım ben!

Olumsuzluk,
Güzelliğin çerçevesini
Asla değiştirmez
Olan ile olmayanı birleştirmez
Cümlenize selam olsun
Olumsuzluk denilenden
Olumun aslını bulunuz

Kader ile Kâdir
Ayrı olamaz
Kulluğun ölçüsünde
Yazıyı okuyamaz
Okumak asıl değildir
Yaşamak gerek
Geçitte aradığını
Düzlükte bulamazsın
Düzlükte bulduğunu
Yüksekte göremezsin
Geçene gönül koyma
Gelene ölçü vurma
Düzen ne senden ne benden
Dünyayı dürenden
Düzenini bulsa
Hal ile olsa denir
Denilende özlem görülür
Özlem nedir?
Aşağıya inilmez
Yukarıya çıkılmaz
Anda olana uyalım
Niyazımızda analım
Neyi? denilir
Olamam denileni
Bulamam diye özleneni
Sükut nasr ile bağ kurar
Değişmeyen öz yerini gösterir
Özleneni buldurur
Eyvallah

Ayrıyı gayrıyı çevirdik
Denilen ile özleneni devşirdik dedi
YUNUS’um söze girdi:

Alsan almadım deme
Sorsan duymadım deme
Aldığını bilesin
Sorduğunu duyasın
Gözün olduğu yerde
Özüm anılır
Gönlün dolduğu yerde
Hakk’a varılır
Almaya yanaşan
Var mıdır? diye sormaz
Var mıdır? diyen
Verenden şüpheye düşendir
Yersiz kalanın derdi topraktan
Sersiz kalanın derdi Hak’tandır
Demir atalım
Sahili tutalım dersen
Demirsiz gemideyiz
Olumsuzluktan gayrıdayız
Ne sahil aradık
Ne gemiden ayrı kaldık
Niyazımız cümlenin gemisine sonsuzluk

YUNUS’a yer mi sordun?
Gönlüne yar mı koydun?
YUNUS orda burda
YUNUS anıldığı yerde
Ne toprakta ne taşta
Ne ağaçta ne kuşta
Ömrü gitti yokuşta
Çıkışını bilmedi
Geri deyip dönmedi
Yalan söze kanmadı
Ateş oldu sönmedi
Yandı yanasıya
Vardı dönesiye
Geldim veresiye
Gönüllerde kalasıya
Kaldım desem yeri midir?
Sevdim desem kârı mıdır?
Alanın verenin
Sevenin sevilenin
Kârına yazılır dedi
Selamladı yürüdü
 



Alacağım vereceğim
Verdiğimi göreceğim
Günün yorumuna
Dileğinizce varacağım
Gönülden almazsak
Yolumuz vermez
Yorumda kalmazsak
Gönlümüz ferah olmaz
Yorum almadan
Dörde bölmeden
Çiçeği açmaz
Çiçeği açmazsa
Meyvesi ermez
Dörde bölünür
Üçte bulunur
Dördün üçü bulunur
Biri nedir? derseniz
Sahifesi çevrilir
Kayıtta öyledir
Allah’ımın vergisinde, yargısında
Hata aranmaz
Olumsuzluk denilmesin
Yorumda hataya düşülmesin
Olumu dördün üçünü benimser
Birini kanımsar

Saman ne kadar hafifse de
Yerini doldurur
Gözü kandırır
Ne var ki çokluğu kaplamaz
Civarı kapsamaz
Gerçeğin arandığı yerde
Suyun akışından şikayetçi olunmaz
Çünkü suyun akışı
Asla inkar edilmez
Demir dövülürken alacağı şekil
Kullanılacağı yere göredir
Demir dövülür
Asmayı yerinde bilelim
Olandan sorumlu aramayalım
Daha önce verdik
Şekil dilendiği olsun isterse de
Yazıldığı gibi yer bulur
Ne var ki cemiyetin yargısından
Cemiyetteki sorumludur
Cemiyet yargılarken
Cemiyettekine verdiğinden
Kendini sorumlu tutsa
Cemiyettekini yargılarken
Daha insaflı olurdu
Cemiyet cemiyettekine
Verdiği ile övünmeli
Veremediği ile dövünmeli
Tüm cemiyetin hatasını
Bir kuldan sormamalı
Kör sağıra acır
Acınacak ne kördür ne sağır
Eylemin dönüşü
Beklenen ile değil
Verilen ile olur
Verebiliyor isen
Elbet alırsın
Bölüyor isen
Şaşkın kalırsın
Bölenin yanında olma
Ne var ki
Kim olursa olsun
Nerden gelirse gelsin
Elin elinden ayrı kalmasın

Allah’ıma emanet olunuz
Doğuşun dönüşe değil
Gidişe olsun
Yeniye her yüz dönsün


Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah