MEVLÂNA’yım ben!

Kudretinden yol verir
Yolunda görene,
Göreyim diye gönlünü bağlayana gösterir
Selam ile gelenlerden
Selamınıza katılanlardan
Allah’ım razı olsun
Seven bulsun
Açılan kapımız olsun

Yumuşak yol dedik
Her yönde verileceğini söyledik
Verenin vergisine
Vazifeli kılındık
Onbir ile bölündük
Eğitime, yönetime, sıhhatine
Onbir yönde vazife böldük
Allah’ım cümleden razı olsun
Vazife elbet onbir’de kalmaz
Vazifesi olmayan
Düğüne katılmaz
Ne var ki
Her düğünün yönetmeni olur
Verginin küçüğü olmaz
Vazifeli kılınan
Elbet yalnız kalmaz
Elimiz elinde dedikte
Cümleye niyazına cevap verdik
Dünya günümüzde de
Varışta da aynı vazife ile yükümlüyüz

Kanser denildi
Şifası müjdelendi
Ne var ki
Ölüm son buldu denilmedi
Verilen huzurdur
Yoksa her kulu ölüme hazırdır
Denildiği gibi
Verildiği yerden genişleyecek
Yerini bilenler
Yolunu soranlar çoğalacak
Günün geleninde
Vurulan her tokat
Geriye dönecek
Şifa almaya geldik denilip
Kapınız çalınacak
Nasıl? denildi
Vatanım denen yerde yatanın çokluğu
Kapıları açar
Açılan kapılar
Dost olan her kulu yoluna çeker
Dost dedik açalım
Cümlede şüpheyi silelim
Bende bana diyen kulun
Kapısı açılmaz
Senden cümleye dedikte
Düşman asla olamaz
Kapılar açılacak derken
Vatan kapısı dedik
Çoklukta tekliği vatanda bulduk
Cümlesi gelsin diye çağırdık
Olay, dileklerinize verilendir
Varlığın dönüşümü
Nasıl dünyanın karışımı oldu ise
Onda da öyle geldi
Oymayı kemiren kurt misali deldi
Kumrunun yediği midesincedir
Midesi var mı? demeyin
Öğütkeni yok mu?

Gününün dolusunca
Kulunun hizmetinde
Yolunun gidişini bilmez
Nerdeyim? demez
Doktoru dedim, onbir’in üçü
Gününün suyunda
Zakkumun özü vardır
Zakkumun özünde
Yüce’nin sözü vardır
Meyvesini alırsa
Dövmesini bilirse
Sorgusunun cevabını bulur
 



Verilen niye onda? denilir
Varlığında durgun suyu bilmedi
Fırtınaya gülmedi
Sunulana yüz çevirmedi
Denileni aşmadı
Verilene şaşmadı
Madde, verildiği gibi dedi
Ötesine koşmadı

Bilenin yaptığı elbet uygundur
Bilmeyenin yaptığı
Gönlüne kapıyı örtmeden açtığıdır
Kur’an’ı bilen yanlış okursa
Hatasına sayılır
Bilmeyen yanlış okursa
Cahilliğine verilir
Yargıya değil
Adınıza sevgiye düşünüz
Sohbetimiz cümleyedir
Canımız Canana
Verilenin sözünde
Cümlenin özü görülür
Varlığı cümlenizi sardı

Enerji denildi
Madde ile hapsedildiği söylendi
Elbet her ruh
Enerjinin ta kendisidir
Nasıl? denilir
Niyazın seni nereye götürür
Neden ruhlar beden ile örtülür?
Emredenin yenmesini dilediği
Güzelliğini bildiği
Yerini yerliye verdiği
Ol denenin olduğu gibi
Açık değil denilir
Anılmadık sohbetin
Bilinmedik sözünü verdik
Bedenini neden sakınırsın?
Gelecekten elbet
Gidecekten değil elbet
Halbuki bedeninde kaynayıp duran
Enerji yüküne inanabilsen
Gelecek seni asla korkutmaz
Çünkü o her şeyi yenmeye muktedirdir
Sen onu uyutursun
Bedenine güç verirsin
Bedeni sil denen odur
Ölmeden öl denen odur
O nedir?
Sana kendinden üfleyen
Bedenine Nurunu katan
Aynayı çevirdik
Sizlere parlak yüzünü gösterdik
Bak, her dileyeni çek
Nimetine nail olabilsinler
Ümmetine katılabilsinler

Cemaatin çokluğu korku vermesin
Dileyen gelsin
Yuva’mız her dileyene açılsın
Günün yorumuna geçilsin
Yerimiz bilinsin
Postumuz serilsin
Topluluk, Yuvamıza, yolumuza gelsin
Sözümüz açık
Aynı yerde Yuvamız’da toplanılsın
Yuva’mız açık
Postumuz elbet gönüllerde
Ne var ki tek yer bilinsin
Sohbet bu binada yapılsın
Neden? denilmesin
Güzelin sözü, çirkinde özdür
Gönderen yerini öyle verdi
Sohbetin yeri birde kalsın denildi


ALLAH’ıma emanet olunuz
Cümle ile bulunuz

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah