MEVLÂNA’yım ben!

Yeniyim diyen ile
Eskiden sohbet alan bir midir? dersen
Gönülden akışa göredir
Kainata bakışa göredir
Günün güzeli
Yolun özelliğinedir
Niyazın olduğun yerde
Yargıya düşülmez
Olana şaşılmaz
Olacaktan kaçmaya çalışılmaz

Kuyu yolun üstündedir
Gelir geçersin
Suyundan kanıncaya kadar içersin
Kuyudan aldığım hata mı? dersen; Asla
Kuyu, gelip geçene vericidir
Ses verene karşı koyucudur
Başında kalayım
Çok çok alayım dersen
Dağınık kalır
Deryanın verdiğinden ayrıdır
Deryaya dalarsın
Kuyuda sadece dolarsın
Niyetin güzelliği
Kulun gönül yoluna bağlıdır

Ayağım götürür giderim
Çoban oldum
Davarım güderim dedi
YUNUS’um geldi:

Derya senin
Derya benim
Derya cümlenin
Kuyu;
Yolda gidenin
Yoluna denk gelenin
Alamam dersen
Miyyarın vermeye uysun
Veren seni duysun
 



Ata gem vurma
Taydan sayarsan
Yiğide söz etme
Soydan sayarsan dedi
KORKUT’un yiğidi söz aldı:

Kayda geçmez
Huyda uçmaz
Hay dedi kaçmaz
Adım verdi
Ölmez ölümsüz
At ile olmazsan boğayı seç
BAHADIR dediğin yiğidi
Gönlünde buldun mu?
Adını deyip aldın mı?
Niyazın olduğu yerde dedik
Niyazı gönülde olana
Dönük olmayan

Yazıdan bilmeyen
BAHADIR KORKUT
Alperenlerden
Ayyaş olmadı
Aşkını bölmedi
Öylece ölmedi
Gönüllü gelenlerden oldu
Resmini verenden dendi

Mevlâna’yım!..

Kime? dendi soruldu
Verilen gelecek
Eyvallah diyecek
Mümin yolunu bulacak
Yazılan ile okunanı alacak
Gemiden diledi bulacak

ALLAH' ıma emanet olunuz
Aldınız biliniz
ALLAH' a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah