MEVLÂNA’yım ben!

Yolumuz cümleniz ile
Gönlümüz kainat ile doludur
Selam olsun
Almayı dileyen her kul
Alacağını bilsin
Yumuşak yol, yerini bilenin
Yumuşak gönül, yolunu bulanın
Cümlemiz bir olduk, geldik buluştuk
Sözümüz açıklıktadır
Gerçeğin verildiği
Umulanın övüldüğü
Dünya halindedir
Dünya halinde
Kendini bilendedir

OMAR der ki;
Attığımız her adım yolu kısaltır
Ner var ki, elele olsun, el ile gelsin

Yeniye adım attık
Yenide tadı bulduk dersiniz
Eyvallah
Aynayı günde değil
Ele dün verdik
Günde görüntüyü sorduk
Alandansın, verenden oldun mu?
Verdi isen, verdiğine uydun mu?
Kendine soracaksın
Karara varacaksın
Ne yumuşak yol verdi
Şimdi niye sorguya daldı? denilir
Sorgu Hak'tandır, yol bizden

Yemeniyi giydik
Cümle ile yola girdik
Sorgumuzda boyun eğdik
Allah’ım senden aldık
Seni dileyene verdik dedik
Eyvallah diyelim
Cümlemiz müsterih olalım
Kaygu bizlere değil
Bizler denen kimdir? denildi
Siz biz beraberiz, bizler oluruz
Güzellik odur ki;
Ben sen değil biz diyelim

Dağdan akan sel ile
Yoldan gelen yel ile bir olduk
Beraber geldik dedi
YUNUS’um selam verdi:

Neden yel ile sel ile gelirsin? denilir
Yel koşturur, sel coşturur
İkisi bir olur, bizleri kavuşturur
Dost eli dost dili birliğin temeli
Doyumsuzluk kainatın taşıdır
Uyumsuzluk kulun yanlış anlayışı
Dumanı yok edelim
Kumaşı ele alırsan
Boyuna bakarsın
Dar gelirse genişini tutarsın
Dar gelen seni sarmayandır
Olumsuz değil
Gönül yumuşak olsun
Varsın fistan dar gelsin dedi
YUNUS’um yürüdü

YA Allah diyelim
Saf saf yürüyelim
Yediyi yerinde bulalım
Aşamayan gelmez
Aramayan sormaz dedi
YEDİLER selam verdi
Adları biline niyaz ile anıla

(Yedi kızlar mı?) Değil

(Yedi Uyurlar mı?) Eyvallah

Uğrağın yolunda
Cümlenin dilinde
Aranılan yönünde
Geldiler, gördüler
Sevdiler, döndüler
UYUYAN denildi
Buluşumuz soruldu
Uykudan değil
Bilişten olundu
 



Almayı bilenin
Görgüyü açanın
Bulduğu gibi olduk
Olduğumuz yerde kaldık
Yediyi isim aldık
Olmayan olandan alır
Olanın bitmez mi? denilmesin
Budandıkça taze filizler verir
Alındıkça beslenir
Dağ dağı beslemez
Ne var ki su suyu besler
Hem suyu besler
Hem toprağı süsler
Gedik yok aramızda
Açıklık bizde
Gediği aştık
Düz yola ulaştık
Yemini çoktan geçtik
Olmayan, almayı bilse bilmese
Öğrenmeyi deneyecek

Sorulur; Umduğumuzu sevdik
Sev denileni geçtik denilen nedir?
Umulan yolumuza gelmez
Uyulandan olalım
Ummak, kendine yer ayırmaktır
Yürüyüp geçtiğimiz kimdir? denilir
Ya Allah diyelim
Söze öyle girelim
Sevmeyi dilediğimiz kimdir?
Şekil değil
Sevmek dilenmez, sevilir
Seveceğini aramak
Hayal etmektir
Hayalinde olanı değil
Gözünde kulağında
Teninde yönünde ne varsa sev
Ayağım götürmez
Dilim bitirmez dersen
Olduğun yeri düşün
Orada olanı sev
Hata bulmayım mı?
İkaz etmeyim mi? dersiniz
Hata şekilde bulunmaz
(Hata fikirde mi vardır?) Eyvallah.
Şekil Yaratanda
Fikir yaratılanda
Yaratılan her an hataya düşebilir
Yaratan asla
Güzellik;
Fikir yorumunda dahi
Kırmadan, kırılmadan
Söze girebilmededir
Överek düzeni gösterebilmededir

Mevlâna’yım!..

Sevmeyi OMAR’dan aldım
Resulü’nden bildim
ALİ’den gördüm
OSMAN’dan dürdüm
EBUBEKİR’den yumak misali sardım
Kuşak misali, belden bele sarıldım
Sanılmasın yoruldum
Her hal ile yoğruldum
Aşkı ile kavruldum
Ya Allah dedim
Selama durdum
Salavat getirdim
YUNUS’um ile anıldım
Anılandan olunuz
Cümle ile bulunuz
Toz misali savrulup
Kül gibi buluşunuz
Ateşe kucak açıp
Sırasında ateşe örtü olunuz
Gayelerimiz hep bir
Adım adım gideceğiz
Gelecek günde
Altıncıyı vereceğiz
Söz ile vereceğiz
Öz ile göstereceğiz
Selam olsun, gelecek bilinsin


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah