MEVLÂNA’yım ben!


Geçenden yer
Gelenden yol sorulur
Helva şeker ile karılır
Cümlenize selam olsun
Tadında selamet bulsun

Ocaktan beklediğin
Kucağa eklediğindir
Demir ateşte erir
Kul şekilde bulur
Yanan ocakta
Kaynayan aşta
Katılışa uyan görülür
Nasıl? denilir
Kaynayan aşın tadını veren
Katkısında olan
Acı tatlı tuzlu birlikte bir olur
Ancak kaynadıkta
Yenecek hale geldikte tadını verir
Anda değişen yok denilir
Bekle gör

Gezenden yol sorarsan
Düzenden verir
Yozandan hal sorarsan
Taşlı yolda yürütür
Çetin ceviz denilir
Kayguya kaygu eklenir
Unutulmasın;
Ne kadar çetin olursa olsun
Taş ile kırıldıkta
Ele gelen özüdür
Serti sert ile kırarsın
Elde olanı bilirsin

Nadan olan seyirde
Taşı başa alandır
Dost dediğin dost bildiğin
Gerçeği özünden sakladığın görülür
Aynaya baktığın gibi görürsün
Gülenden ol ki
Güleni göresin
Özünü öyle bulasın

Önce kendini bilmeli ki
Yanılana yol açabilsin
Ona de ki;
Yumuşak elde
Yumuşak dilde
Dost olamadın
Gerçeği dünya töresinde bilemedin
Dünya dertliyi dertsizi eğitir
Bileni bilmeyeni öğütür
Bilenden Allah’ım razı olsun
Bilmeyene aratsın buldursun
Derdini donatıp yerinden atana
Söz ile gönlüne zehir katana YM

Güneşin verdiğine
Çamurun ördüğüne
Perde kapatanın
Güneşten sözü olmaz
Kayguya yer yok
Aşın pişer
Sabırda selamet görülür
Yakın mı? denilir
Aşım pişsin
Sofraya gelsin diyeceğin gün yakındır
Katılanın değeri büyüktür YM
Aşın tuzu misali oldu
Niyazım ne olsun? dersin
YUNUS’um yerden bilir
Selden arar
Yoldan sorar
Sorguda yanık kokusu var der

Yaprak daldan kopamaz
Çiçek elden çıkamaz
Dal yaprak ile bezenir
Çiçek ile süslenir dedik
Niyazını sorarsın
Gölün suyunda gelişen
Genişlikte halleşen görülür
Ne var ki denizde
Kendini temizleme olayı mevcuttur
Temizlemeden maksat yenileme
Aşım pişmeden
Dağınık düzeni deşmeden
Uyanamam deme
Ne denirse densin
Söylenilene uyulsun
Ayağımı götüren
Elimden alsın dersin
Yerinden ayrılana
Sitem edersin YM
Destek bildiğin nicedir
Güveneceğin Yüce’dir



Gerçeğin aynası düzendir
Düzeni kuran Yazan’dır
Yazan bozmaz
Kulun gücü bozmaya yetmez
Kayguya yer yok
Gayretin yeri değil
Yorumda ayrı yok
Sebep sorulsa
Geçitte yorulsa
Değişen sadece düşüncedir
Düşene el veren
Destek olayım diyendir
Unutulmasın el veren de düşebilir
Dumanını veren
Ocağı bacasız kuran

Güneşe baktıkta
Allah’ım dedikte
Niyazını verelim
Yasin okudum
Olacağı bekledim dersin
Yasin’de niyazın büyüğü vardır
Denizden göğe kadar
Kırkbir Yasin oku
Allah rızası için
Cumadan cumaya
Yeniyi alayım
Niyazımı bileyim dersin
Dumanını dağıtmana
Salavat gereklidir
Dört yönümü göreyim
Dört günümü dereyim dersin
Niyazına ekle
Gelen günü bekle
Gönülden uyan
Sebepsiz kalan gün
Günün sebepsiz olduğu görülür mü? denir
Kuluna sebep kapıları kapandıkta
Elbet görülür

Allah’ıma emanet olunuz

Niyetin güzelliği
Sebep kapılarını açar
Kul öylece güzelden güzele geçer
Niyet kötü oldukta
Allah’ım güzeli örtmez
Sadece niyetini kötüye alanı
Sebepsiz bırakır YM
Daha önce verdik
Adını bildirdik
Aşın tuzudur
Günün tezidir
Gerçeği veren
Bilmeyene gösterendir
Hayırdan uzak kalma
Kendinde kötü görme
Yazan’a uydum
Güzeli göreyim dedim diyesin
Niyazına ekleyesin

Allah’ıma emanet olasın
Allah’a ısmarladık

Yavruyu verdik
YUNUS’um ile gördük
Gördüğümü dediğinizde odur

Yazdan kışa bakınır
Odun ile yakınır
Bol su der yıkanır

(?)
LALELİ
Yaprak yaprak açılır
Gölgesine geçilir
HACI BAYRAM denilir

Genişlikte taş bulmaz
Yolu açık dar gelmez dedi
MERKEZ’im yol verdi

Gününde gelene bakar
Tozdan yerini atar
Geçicidir
Yardımında olanın
HAMZA DOST diye anıldığı bilinir
Gedikte mümin bilinir
Yapıda görgü aranır
Günde sözü çok gelir
Geçicidir


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

17ağustos1977

SOHBETLER

20ağustos1977