MEVLÂNA’yım ben!


Döne döne geleyim
Seve seve bileyim dedi
YUNUS’um geldi:

Gözde nur
Halde Pir bilinir
Soğan kırdığı günde
Ekmeğe katık olur
Yediğine şükreden
Yemeyene hayır diler
Olumluluğu ordan bilinir
Yedin düşünmedi isen
Gelenden şikayetçi olmak
Reva değildir
Sevgide söz ile değil
Öz ile bağlantı gereklidir
Seven sevdiğinde
Sözü değil özü arar
Vergisince canından katar
Sevgi doyasıyadır
Aşk ölesiye

Yaprak izinsiz düşer mi? denir
Elbet düşmez
Ne var ki
Düştüğü boşa değildir
Köküne hizmette
Almayı dilediğin hizmette
Kayıtsız kalamazsın
Düzenden uzak duramazsın
Madde kısıtlı mı? dersen
Olmasa da
Gerektiği günde ayrılamazsın
Çok ile azdan
Kaygu duyarsan
Ortada kal
Geçici olana dönme



Ağacın kökünde
Düzenden ayrı kalan yok
Dalını ayırmışlar
Ayrı toprağa koymuşlar
Ağacın gerçeği bölünmez
Ne var ki başka toprakta
Aynı ağaçtan aynı meyva alınacaktır
Umduğumuz değil
Andığımız olsa
Gayrete yer var mı?

NİYAZİM der ki;
Ona sözüm
Gördü gözüm sardı dizin
Serdi postu sordu dostu
Dost olalım dost gelelim
Her sevene dost diyelim
Kale olsa barınalım
Kuyu gelse arınalım
İlle de nehirde buluşalım
Deryaya akışalım

Aynaya bakamadan
Dediğini bükemeden dersin
Sözün çeyreğini sorarsın
Kesme şeker yiyelim
Acı tatlı bilelim
Ömrü güzele yoralım
Yazılan yazıldığı gibidir
Şüpheyi silelim
Bulanı buldurduğu
İğne deliğinden geçirdiği bilinir
Yağ kandili gölgeler
Güneşte belgeler

Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

29ağustos1977

SOHBETLER

30ağustos1977(2)