MEVLÂNA’yım ben!


Gölgeden güneşi bulduk
Olumlu hale geldik
Geldik cümleyi gördük
Selam olsun dedik

Soydan gelene değil
Huydan gelene verelim
Verdiğimiz her yaprakta
Seveni görelim

Kendir uyuyana gereklidir
Eyvallah
Uyutur zevk ile
Söyletir aşk ile
Ne var ki
Ne sözümüz
Ne aşkımız
Kendir içinden değil
Yolu bilenden
Hayrı görenden
Allah’ım razı olsun

Sayfayı açmayana
Sayhadan geçmeyene
Aşk sözü zayıf gelir
Sayha;
Bağıran isyan edendir
İsyan aratır
İsyan öğretir
Öğreteni buldurur

Su başında olana
Destiyi doldurana
Susuzmuşun denilmez
Suyu bol görmedikçe kanılmaz

Güzellik odur ki
İçelim kanalım
Taşıyalım sunalım
Aydın gönülde
Karanlık aramayalım
Dağınık düzene
Gönül koymayalım
Dağılmadan düzelmez
Eğilmeden azalmaz
Azalan nedir? derseniz;
Eğilenin eğildiği yöndeki birikinti;
Nefret, kin, hırs
Olay olacak
Kul eğilecek ki
Birikimi azalacak

Yerimiz bellidir
Şelale misali veririz
Günde gelenlerde
Akanı görürüz
Gelen gideni eyler
Bilen bulanı sağlar

Gördüğüm ne yüce dağlar
Övdüğüm ne büyük ovalar dedi
YUNUS’um  söze girdi:

Dağ ile ovada açıldım
Bağ ile şarapta seçildim dedi
HAYYAM söz aldı:

Şarabı içinden sorsan
Kendini geçene yaysan
Ayyaş diye anılırsın dediler
Beni eleğe koyup elediler
Kalanı kainata serptiler
Ne güzel dedim
Ben bana kaldım

Aynaya bakalım mı?
Dileyende çerağ yakalım mı? dedi
HACI BEKTAŞ geldi:

Al elmayı alsalar
Yaprağını bilseler
İlaç diye yeseler
Ağrını keserdi


(Mideden ötesini)

Görsem sahi bileni
Örsem yolda gereni
Bulsam kervan göreni
Katılana uyardım
Dostu dosta yayardım
Yağma giden malımı
Sevgideki halimi
Alalım diyene mi,
Sevgide bilene mi vereyim?

Çağdan geldik
Yenide bulduk
Rahmet misali verdik
Ormanı bol olan yörede
Rahmetin yeri bilinir
Ağacın çokluğu
Sevgiye misaldir
Bir olun birlikte bulun denilen odur

Tek ağaç gölgesinde
Yar diye barındırır
Orman olalım
Elele verelim
Rahmeti öylece bekleyelim
O zaman çöller iletici
Ormanlar toplatıcı olur
Yayılır yayılır
Yapılan yapılacak olan odur
Söz ile verilen
Toprağa ekilendir
Hal ile verilen
Meyvesi toplanandır



Karıncada emek
Koruyucuda nimet vardır
Koruyan nedir? dendi
Koruyucu kulun yendiği nefsidir
Kimi kime yendiği sorulur
Mantık ile nefis savaşırsa
Kendi kendini buluş olur
Savaşı mantık kazandıkta
Nefise eğilmek düşer

Dağılanı almadık
Sevgiden uzak kalmadık
Konuyu aldığımız her olayda
Çözümü kulun mantığında vermeyi
Ne var ki
Açık olmadan
Sahifeyi örtmeden
Mecaz manası ile verdik
Açık söylenilen fal misali gelir
Kulun kendini araması
Gücünü kaybeder
Asıl olan olayı öğrenmek değil
Kendini bulmaktır
Kendini bulmak
Dağılanı toplamakla değil
Yorumlara girmekle olur
Kul her yönden arayarak bulur
Asla olmayanı vermeyiz
Algımız olduğu gibidir

Meyveyi yiyen
Tadından bilir görmese de
Çiçeği koklayan
Kokusundan bilir
Kulun yargısı da
Kendini çözmeye gereklidir
Dayandığım olmasa
Günüm huzur vermese
Yaşantım yetmez denir
Yeter artar
Gelen geçtikte
Yetti mi denildikte gülersin
Ne var ki gene de
Gelecek yaprağı merak edersin

Koşudan gelen ata su verilmez
Pişen aşa su katılmaz
Neden?
Birini sağlığına
Öbürünün tadına gerek vardır
Öyle ise olayda
Düzeni bulalım
Her hal ile oyumuzu
Düzene uyduralım

Darı ektim gelene
Türkü dedim gülene
Gölge verdim sorana dedi
PİR SULTAN ABDAL geldi:

Darıları ekelim mi?
Püskülünü alalım mı?
Yiyene koçan verelim mi? dedim güldüler
Kayadan sesimi saydılar
Sayıdan maksat
Derdine aşayan
Seyrini döşeyene
Saygı duydular

Dağ yüce aşamadım
Yaylada taşa vuramadım
Cevizi kırayım dedim vuramadım
Dersen elbet gülerler
Koca yaylada taş bulamazsan
Cevizi yiyeyim diye kıramazsan
Hata ne kurdun ne kuşun
Kendin düşün taşın

Kar olsa eriyecek
Yol bulsa ovaya inecek dediler
ABDAL’ı uzak gördüler
Uzakta güzeli gördüm
Kar ile balı kardım
Sevdim seveni, kökten vereni
Cümlenize selam dedi
ABDAL yürüdü

Aydan gelen ile
Gölden bulan nedir?
Gördüğü yerde ise derde deva
Gördüğü Yüce’de ise gönlüne sefa

Bağda üzüm
Dostta gözüm
Sevene sözüm
Öz ile geldik
Cümleye verdik
Selamlar iletildi
Katılandan getirildi

Dostun dosta vereceği gönlüdür
Dostun dosttan alacağı elidir
Eyvallah diyelim
Sohbetle ayna misali
Kendimizi görelim

Ayağın götürmedi
Diledim getirmedi desen
Gelenden aldığına uy
Gadrine düşmezsen
Hayırdan şaşmazsan
Bulduğunun zevkinde
Meyvesi tatsız gelir dedi


(Resim: RABİA ile PİR SULTAN)

Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

28ağustos1977(1)

SOHBETLER

29ağustos1977