MEVLÂNA’yım ben!


Yolumuz dedik
Sevene geldik
Cümleyi selamladık

Yuyan olduğumuz
Yapıyı bildiğimiz
Yolunuza durduğumuz bilinir
Gayret hayret ile silinir
Dert aranmasın
Yumuşak yolda olanın
Sevgisi bölünmesin

Sahip olduğum
Seferde bulduğum
Genişliği siler diyen yanılır
LOKMAN’ın sözüne duran
Gayrette bedeni yoran
Sanılmasın seferi bildiğince görür
Sebep sepetten gelmez
Çirkin güzeli silmez
Yorum düzedir
Olay yorumun sayısına değil
Sevgisine bağlanır
Doyuş yorumda değil uyuştadır

Almayı dileyen
Yerini değiştireni silmesin
Konuk gelenin
Konuk kalmayacağı bilinsin
Gezdim gördüm
Güzeli çirkin ile ördüm diyen
Sevgide ayrıya düşmesin
Sevgi bölünmez
Yoruma güzel çirkin diye
Düşülmez dedi
YUNUS’um söze girdi:

Sahipsiz tarla olmaz
Bakımsız tarla vermez
Yaprak düştüğü yeri yormaz
Yarım yapı örtü almaz
Yarım sevgi ölçü vermez
Olum yapıya ortak olsun
Seyrinde hatalar silinsin
Hatalar nedir? denirse
Denedim sevmedim
Gördüm bilmedim
Gerçeğe uymadım dediğin
Yanlışa götüren yoldur

Kulu sevdiren haldir
Toprağı sever misin? dersem
Çamurlu toprağı sevmem
Diyeceğin açıktır
Sözüm;
Toprak çamur olmazsa
Kul toprağı bellemezse
Ekini alamazsın
Buğdayı saramazsın
Sev toprak çamur olsa da
Sev kupkuru kalsa da
Sev zararlı bitki verse de
Toprak dileneni verir
Zararlı denilen bitkiden
Bilinmedik şifa gelir

YUNUS’um yola durdu
Yolda geleni sordu
Doğuşun denenmezse
Oluşun kınanmaz
Alamam, yerimi bulamam dediğin olayda
Açılan kapıyı görsen derim
Sevmeyi dene
Yaprak düşse de
Sevmeyi dene
Ateş yaksa da dedi
YUNUS’um yürüdü

Çok ile azı sorma
Ekşi ile tatlıyı karma
Salatada ekşi
Baklavada tatlı güzeldir
İkisi beraber yenmez
Yense de güzel gelmez

Yumuşak olduğuna
Yolunu bildiğine
Gelişe uyduğuna
Selam olsun dedi
MERYEM söze girdi:

Şahit istemez
Güzel silinmez
Ne olurum dersen
Bilinmez diyene de ki;
Yazan bilir
Okuyan ancak
İzin olursa verir

Sorun yersiz değil
Geçit senindir
Oruç dediğinde
Suyun, aktığı yola ulaştığın görülür
Elele verilir
Görgüye demeyin nasıl girilir
Seven seveni bulur
Olduğu yerde durur
Her halde yardımcı gelir
Gayrıya yer yok
Sevgide gönül tok
Sevgimiz yayılır
Sevgimiz ile bir olur

Ayyaş diyen
HACI BEKTAŞ’tan yol soran
Yolunu yokuşa sarandır
HACI BEKTAŞ;
Ayyaşa değil
Sarhoşa yol verir
Sarhoştan maksat
Aşk ile oluşan
Meşk ile söyleşen
Hal ile eyleşendir
Aşkta oluş
Oluşta buluş
Buluşta gerçek vardır

Gitmek, gelmek
Denizde kumu saymaya benzer
Denizden kumu alsak
Sayıyı dile versek
Söyleyişe sofra kursak
Doyuma vermez



Hal ile gelen
Yapıya denk saymayı deneyendir
Demir tavında güzel
Halinde uyar
Eriyenin şekli mayide
Karılanın hali eldedir
Her olay dildedir
Olduğu gibi bilinir
Gün geldikte çözülür

(Su samurunu anlatıyor)

Su ile oluşan
Yolunu suda bulan
Dar yolu genişleten
Yapısı küçük
Doldurduğu yer büyük olan
Samur denilir
Yapısı anlatılır
Yalnız kürklü değil
Oluşturduğu olayda yolunu açar
Aşılmayan yoldan geçer
Geçitte yapıya eşik
Düzde gelene beşik olur
Denenmiş olan değil
Söylenmiş olan vardır
Sorular yapının kapısını açanadır
Gerçekten kaçana değil

Hz.ADEM için soruldu
Yasak elmayı niye yedi?
İnsanlar çamurdan mı yaratıldı?
Allah’ım dilemese
Kul yiyemezdi
Elma buğday diyemezdi
Ol dedi oldurdu
Kainata kul dedi
Sevgi ile oluşturdu
Kainat akım ile doludur
Akımdan nasip alan kuludur
Akım ile her olay gerçekleşir
Akımdan az veya çok nasip alan vardır
Peygamberler katıksız akım yüklüdürler
Az akım alanlara yardımcı olurlar
Daha önce dedik
Sevgi bulaşıcıdır
Akımın azaldığı
Sevgisizlikten belli olur
Peygamberler akım yüklü gelirler, yayarlar
Elbet yeni gelen
Bir evvelkinden daha geniş oluşturan
Çevrede daha çok buluşturan fikir getirir
Mükemmel oluş
Yaşantıya değil
Sevgide birliğe bağlıdır
Aldığını bilen
Allah’ım diyen her kulu mümindir

Daha önce dedik
Alemlerin oluştuğu
Sevenlerin buluştuğu düzendir
Yorumda ayrıya düşersek
Çözüm getirmez
Bizler ancak trafo olabiliriz
O’na bağlı kalabiliriz
Yüce Allah’ım yapıya kumunu vereni
Karanı, duvarı öreni bilir
Sevgi ile oluşanı görür
Sevgisi belirlidir
Ne var ki
Akımı yüksek olan görür

Olaylar mevsimler gibidir
Gelişir oluşur bölüşür
Ölüm denildikte
Bedenden sıyrılır
Güzellik yaratılıştadır
Öze indikte göze görülür
Sadece sevgi akımı arttırır
Seviniz ne olursa olsun
Nasıl gelirse gelsin
Sorgusuz kalınsın dediğimiz hep odur

Duyanın gördüğü rüya ile
Uyuyanın gördüğü rüya bir değildir
Akım ile yüklendikçe
Rüyada verici olur
Açılan genişliğe
Varılan sevgiye örnektir
Yerinde zamanında
Oluşumu gösterir

Ayağım yerde
Gözüm suda oluştu
Sevgim yeşil taş misali
Kumda buluştu
Olayın değişeni değil
Gelişenidir gerçek
Yazılan olduğu günde gelir
Ne geç kalır ne erken varır

Düğüm denir
Düz iplik sorulur
Ocağı yaktığımız
Kapıdan baktığımız bilinir
Ne var ki
Araya ayna konulur
Sertlikte düzen bulunmaz
Sahifeyi baştan almadan
Sona gelinmez

Arifi gelenden sor
Güzeli bilenden sor
Aynada görenden sor
Şarkı kulağa hoş gelir
Ne var ki
Yazıda düzeni bulur
Düşünce birliği
Sevgi gürlüğü
Yardım etme sevinci
Genişlikte yerini bulur
Dünya uğraşı kulu oldurur
Yapıda kendini buldurur
Bu dünya dediğin
Bastığın toprak ise
Sorarım düşen yaprak nerdedir?


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

11ekim1977

SOHBETLER

16ekim1977(1)