MEVLÂNA’yım ben!


Güzel günün oluşu
Seven kulun gelişi
Yorumda Hakk’ı arayışı
Sevilenden gelir
Gerçeğin aynası
Kulun gönlüdür

Yol aradık gitmeye
Sürü bulduk gütmeye diyenin
Yolunda gerçek arama
Görgü yargıyı siler
Sevgi çirkin denileni böler
Açılan çiçekte
Görülen böcekte
Güzeli aratır
Umduğun yönde
Aradığını bulacaksın

Köksüz ağaca
Sırtını dayama
Akmayan sudan
İçeyim deme
Köksüz ağaç geçici
Akmayan su
Derman vermez
Nasıl? denilir
Yerini bilen
Kök ile bulandır
Deryaya gideyim diyen
Akan suya katılandır

Geçici değil elbet
Niyazın bulucudur
Ayna misali açalım
Dar geçidi aşalım
Gizli olana el verme
Allah’ım açık olanı sever
Sevdiği kulunda
Açık geleni över

Demir kapı aralansa
Kul merakını gerçekte giderse
Göreceği demir kapı arkası değil
Açık olan, cümleyi alan kapıdır
Dünyayı bilen yapıda
Manaya açılan kapı vardır

Aynen dedik
Açık olan ile hemhal ol
Örtülü olan
Düzene ters gelen
Kulun gayesinden uzak kalır
Olduğun gibi
Bildiğin kadar
Kendini uyumlu gör

Seherde sefere çıkan
Ufkunda güneşe bakan
Geliş gidişte yön arar
Aradığın yolundur
Açtığın gönlün
Açıklık aynen kalsın
Şüphe gönülden silinsin
Şüphe samana benzer
Ne örter, ne dürter
Ne de rahmet verir

Eteğimizde olan taşı silkelim
Öylece hafifleyip kalalım
Taş nedir? denildi
Bildiğin yoramadığın
Aldığın karamadığın
Sevdiğin veremediğin
Seveni sevene katalım
Sayıda tek olanı çıkaralım
Güzellik eşitte değil çeşittedir
Olduğu gibi
Bildiği yerde sevelim

(?)
Yerini verdik
Daha önce söyledik

Akacak su yol verir
Gülecek kul hal alır
Doyumsuzluk uyumsuzluğu siler
Gönlünün kapısı açık dedik
Deneyden uzak kal

(?)
Dost diye andığını
Sofrada eline kaşık verdiğini dedim

Yanımızda olanın
Sohbette yerini alanın

Güçlük yerini bileni sarmaz
Güzel diye her görülen
Sayfada örtülmez
Allah’ım razı olsun
Aldığın yönde
Bildiğin sözde
Karamsarlığa düştüğün an
Kesin yaprağı çevir
Genişlik alıştan gelse
Uyuma yol açmak gerekir
Ocak, acıkana aş için
Kucak, uyuyana baş içindir

Gördüğün düşte
Yaydığın taşta
Dağılandan toplanan görülür



Yaprak dökülmez
Gün gelmedikte
Ocak yakılmaz
Aş hazır olmadıkça
Öyle ise olduğumuz yerde
Güzeli bilelim
Güzel her oluşta
Sevgiye yol açar diyelim

Cenk savaşa niyettir
Ya kazanılır
Ya kaybedilir
Allah’ımın yolunda cenk değil
Ahenk gereklidir
Gönlüne aldığın ahenktir
Düzen görülür
Allah’ım razı olsun denilir
Elini her dileyene uzatasın
Allah’ımın emri öyle diyesin
Şüpheyi sil
Şüphesiz attığın adım
Taşa götürmez
Günde yerini
Taşlı yol açmaz

Kum ile hemhal olurum
Öylece kendimi bulurum diyesin
OMAR’ın yolundan
Aldığın gibi kalasın
Adalette doğandan şaşmayasın
Ettiği yemini bozana
Yeter demeyesin
Şaştığı düzene uyacak
Taş ile buluşup kırılacak
Olduğun gibi
Olduğun yerde güzelsin

YESEVİ der ki;
Yuyan oldum düz durdum
Her kuluna koz verdim
Sağda solda yozana
Güzel olayı bozana
Allah’ımdan niyaz diledim

Gönlünü açık tutasın
Ne var ki asla gizli olandan
Yol sormayasın
Genişliğin ötesi
Buluşun sayfasıdır
Sohbette alınan
Yerini değil
Cümlenin yolunu veriyorsa geçerlidir

Kaçan kovalanır
Duran oyalanır
Ne kaçandan
Ne durandan olalım
Sadece yürümeyi bilelim
Yardımıma geleni bileyim dersen
OMAR dedik, daha önce verdik


Hal ile dediğin
Beytine bağlandığındır
Beyt resulünden gelen
ALİ ile dağılan
Dört yön diye bilinen düğümüdür

Resulü yolumuzun güneşidir
Beyti aşkımızın ateşidir
Sahabeleri yolumuzun ışığıdır
Aynı yolun yolcusu
Yolda bekler hancısı
Hancı alır götürür
Ateşine yandırır

Orduya yer soran
Ona da çadır kurandır
Yerin varlığı mevcuttur
Gönül dar olmadıkça

Açamadığım yönüm deme
Açtığın kadar güzelsin
Daha önce verdik
Olduğun gibi
Bildiğin kadar güzelsin
Çirkini aramadan
Olayı taramadan bulursun
Olduğun gibi kalasın
Ne derlerse desinler
Kayda nokta koysunlar
Sen seni bilen ilesin
Allah’ıma emanet olunuz

(?)
Daha önce verdik
Verilenin yöne götüreni
Muteberdir dedik
Sayamadım dediği
Yaprak ile çiçeği derdiği bilinir
Çiçeği bahçede sevelim
Koparıp vazoya koymayalım
Güzelliği geçici olur
Bahçede olan
Her görene kendini sevdirir


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

02eylül1977

SOHBETLER

05eylül1977