MEVLÂNA’yım ben!


Niyazın olduğu
Düzeni bulduğu yerde
Kul huzura girer
Kuşakta düğüm olursa
Belde düzen görülür

Yerde yaprak
Kaderde toprak denilmesin
Koşuya giden
Atın adımı sayılmasın

Komşuda olan
Eşikte beliren dersen
Mesafe koymuş olursun
Komşu ile aranda
Ne eşik olsun
Ne söz geçsin
Havası tatlı essin

Yeniye yol aldık
Eskiyi halde gördük
Güzeli sevgi ile derdik diyelim
Olaya geçici diye kayıt koyalım

Satıhta olan silahla değil, ferahla geçer

Alacağın akımda
Bileceğin dökümde
Vazifem diyesin
Aldığın talip olduğun vazifeyi
Sergiye koyasın

Yaprak yaprağa bakar
Kulu güle su döker
Her gelene sorarsa
Yorucu değil görücü olur
Görgü ile gününü doldurur

Keyfinde yer bulan
Yolunu handa bitirendir
Ne var ki yolumuz
Handa bitenden değil
Han geçenedir
Doyum gerekli dersen
Uyum gereklidir derim
Kuğu misali gelen
Yerini süsleyendir
Yerini süsleyen
Gününü besleyendir
Gayemiz gönülden dolmak
Halde olmaktır
Yedekte bulayım
Sedefte alayım dersin
Ne yedeğe gerek var
Ne sedefte hedef

Kuştan yol sorsan
Uçana der
Tavşana yol sorsan
Kaçana der
Balıktan yol sorsan
Dalana der
Her sorulan varlık
Kendi yolunu söyler

Ezilenden oldum
Yumağımı yedek sardım denilmesin
Yumağın yedeği olmaz
Ölüm anıldığı gün gelmez
Doğum sayılan gün gelişmez
Her olay yazıldığı gibi gelir
Kulu dert diye diye
Kendini dertli görür

Sergiye varalım dedi
YUNUS’um söze geldi:

Yapıtta yerçekimi sayılır
Ölçüde o devreye uyulur
Eğer düzen görülmezse
Kaide gerçeğe döndürülür
Yapıtta yerçekimi nedir? denildi
Yemeyen, yediğini bilmeyendir
Öyle oldukta düzen bozulur
Yapıttan maksat kulun bedenidir
Yerçekimi yaşantı düzensizliği

Kuzuya et verirsen yemez
Çünkü yapıtına uymaz
Yediğini varsayarsak
Yerçekimine aykırıdır



Kulun yapıtı da düzenine uyar
Düşümde gördüğüm dersen
Gününü karaya bağlarsan
Yerçekimine aykırı gelir
Daha önce verdik
Genişlik kulun yolu olsun dedik
Ne korku ne yargı
Kulunun ömrünü
Uzatmaz da, kısaltmaz da

Mendil alsam elime
Yolda baksam yönüme
Sorar mıyım kuluna; Yolumda mıyım?
Konuda ağaç misali yorum vardır
Fidan diktim suyunu verdim
Ağacım tutar mı?
Yaprağı artar mı?
Meyveyi tartar mı?
Sen fidanı dikti isen tutar
Allah’ına havale et
Tutmadı dersen
Başka fidan ek
O da yetmezse
Bir daha dik
Hepsi tutarsa daha güzeldir

Allah’ıma emanet olunuz
Duyanı uyanı
Birbirinden ayırmayınız
Seveni sevemeyeni
Gönülden dahi yargılamayınız
Yargı Yaratanındır
Dersin seyri düzendendir
Hurma ağacı gezendendir
Yaprağının düzeni çözendedir
Nasıl? denildi
Bilinir hurmanın dalı yoktur
Bedeni yaprağı güçlendirir
Gövde ve yaprak ayrı değildir
Dalı aradan çıkarmıştır
İşte çözüm ordadır 
Kayıt yuvamızda verilir
Her sohbet düzene uyularak açılır
Her sayfada ayrı değil
Bütün düzen verilir
Hurma misali
Her dal gövdeyi beslerse de
Yeri ayrı mütalaa edilemez

Allah’ıma ısmarladık

(?)
Ç.’ın sorusunun cevabıdır
Hurma ağacını verdik
Ç.’a söyledik
Yuvada verileni dedik
Düzenden vazifeli saydık
Yoğun çalışma düzenine girsin
Yetmez mi? denilir
Dağ dağa yol verse
Vadide su görülür
Kaynaktan açılan
Nehirde düğümlenir

MEVLÂNA’yım dedim
Söz ile verdim
Yumuşak düzende
Uyandan olasın
Yuyanı değerde bilsin
Seferde değil
Değer özdedir
Sözde değil
Sefer yoldadır
Gözde değil
Yeniye uyacağım
Kayguyu sileceğim diyesin
Sorguya nokta koyasın
Ne düğümdür
Ne doyum
Sadece uyumdur


Allah’ıma emanet olasınız
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

26eylül1977

SOHBETLER

30eylül1977