|
......................................................................................
(Not: Bu tebliğin baş tarafı özgün defterde eksiktir.)
MEVLANA’yım ben!
YUNUS’um sözü alır;
Her dileyen sohbete girerse de
Gayede birliği bulanlar
Yardımcı olayım Allah’ım diyenler
Sohbette yerini bilenlerdir
Eyvallah
Yolumuz yorumdan uzak kalmalı
Verici olanda önce mahzen misali sırlamalı
Dağıtıcı odur ki;
Sırlanmışı oldukta açsın
Eğitici üzümü sergiye yaysın
Geçmiş gelecek orada birbirine bağlanır
Sırlandıkta yeniye sunulur
Mahzeni giren bilir
Sırlanan görür
Sırlandığı günde verici olur
Sarhoştur sarhoşu bulur
Meyhanede birliğe mal olur
Meyhane sarhoş olmayanın geldiği
Sunulanı aldığı anda
Sarhoş olduğudur
Ne var ki
Elbet Sarhoş olmak için gelir
Niyeti öyledir
Kimi kendini bulmak
Kimi kendini unutmak
Netice aynıdır
Kendini bulan vereni bilir
Kendini unutan yolunu alır
Unutandan maksat;
Gaileleri silen
Derdini atomlara bölen
Ateş olmadan yanamazsın
Alev alev yanmadan
Kendini bulamazsın
MEVLÂNA’yı unuttun mu?
Eyvallah
(Soru: Siz niye önce ah çektiniz?)
Derdimi atomlara bölmek için
Her kulun bölünmesi bir olmaz
Her dileyen Pir olmaz
Çünkü dilemek için Uymak gereklidir
Şişede köşede aradığını
Dumanda taradığını düşün
Neyi aradın? Nerde buldun?
Ayağında meydan tozu
Gönlünde Resulünün hazzı
Ye Allah dedi
EBUBEKİR resmini verdi
(Resim verildi: Hz.EBUBEKİR)
Gelen akımın yükünden
Suyumuz verdik
Seyrinde güzeli gördük
EBUBEKİR özünde
Dünya silindi gözünde
Resulü sevgisinde
Su başına gidelim
Resmimizi verelim dedi
Selamını iletti
Saygılı oluşumuz
Sevgiliyi buluşumuzdur
Saygıdan maksat
O’nu
O’ndan geleni bilişimiz
Kadere eyvallah deyişimiz
Eyvallah
O bilir
O görür
O sever
O sevilir
O’nda selamet
O’ndan velilere keramet
Yoğun çalışma denilen O’dur
O’ndan gelendir
YM diyelim
Yükümüz ile yapıyı kuralım
Yükten maksat aşkımız
Günde zorlayan
Gelende huzuru bulandır
Eyvallah
Allah’a ısmarladık
Sıyrılmak birden olsa
Yıkım olurdu
Hiçbir kul hiçbir kulun
İnancını değiştiremez
Ne var ki yerim budur diyen
Kendini saklamaz
Sözler özler cümleye açık oldukta
Gerçekçi olur
(Soru: Pekiyi neden ikimize ait gizli bir defter istediniz?)
Günde sırla denilen
Senden istenilen
Aynı değildir
|
(Bu
dizeler özgün defterde silinmiştir)
Sırlayana değil
Yapıya girmeyendir
(Soru: BEYTİ DOST, İSA mıdır?)
Gelen varlık açık verdi ise
Verdiği gibi denilir
Eğer İSA ise
Ya da MUSA ise
Neden açık verilmez?
Dedik; Gizli eller gizli diller
Vermez bize gizli yollar
Günde sana verişimiz
Sana olan sohbetin
Sende kalması
Günü geldiğinde
Senin dışa döndüğünde açıklanması
Seni biz açıklarız
Ne var ki
Sen seni açıklarsan Yolsuz denir
Senin dışa dönük vazifeye başladığın günde
Adımız anılır
Yardımcı olduğumuz bilinir
Çünkü elde delil görülür
Yazacağın kitabı gerçeği verecek
Yenide her okuyan çözebilecek
Alışılmış konu asla himmet görmez
Yaşamak değil
Her okuyan yeni öyküye girecek
Kalıptan sıyrılacak
Güne kadar gelen
Kalıp kalıp sabun gibi
Elden ele dolaştı
Günde kalıp gerçeğin dışında kaldı
Günde kul Allah’ım dediği zaman
Aldığı nefeste
İçtiği suda
Yediği aşta bulmalı
Doyuma öyle girmeli
Geçen Allah’ım verdi, yedim denilirdi
Allah’ım ile yedim, Allah’ım verdi denilen
Ayrıda birleşilen
Beraber yedim denilen
Kaynaşmış olan
Eyvallah diyelim
Allah’ım sesimizi
Her zaman aynı duydu
Ne var ki kulu
Onu uzakta bildi
Delilleri devamlı veriyoruz
(Soru: Kıyamla ilgili mi?)
Eyvallah
O’ndan geldik
O’na döndürüleceğiz denilen
Kuran’da da verileni
YUNUS’um verdi
Gönüllere aktarılan
Şarkılarda türkülerde söyletilen
Dileyenlere rahmet rahmet yağdırılan budur
Elbet gerçekleşecek
(Soru: Ölümsüzlük mü?)
Eyvallah
Günün yorumunda
Dünün sesi oldum
Bu gün söz ile verdim
Eyvallah
Gerçeğin aynası
Ayna misali olacaksınız
Doğum ile ölüm
İlim ile bilimin anahtarıdır
(Soru: Doğum ile ölümün sırrını mı çözeceğiz?)
Eyvallah
(Soru: Nasıl? )
Bekle gör
Her kul layık olduğunu bulur
Dilediği günü görür
Ben kimim demek
Ayrıya düşürür
Genişlik aynada görülür
Her kul göründüğü gibi bilinir
Ne var ki
Çeşit çeşit libas ile örtülüdür
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |