MEVLÂNA’yım ben!


Yerinde olmazsa
Gönlüne dolmazsa
Yorumda aranmaz
Koğuşta bulunmaz

Gedikten geçenin
Sahifeyi açanın
Güzeli kaygu ile seçenin yanındayız
Derdini sorandan
Güzeli seçti dedik
Ne var ki
Kayguyu daha silemedi
Sevgide doluşur
Hal ile oluşur
Sevgili ile buluşur

Yüce Allah’ım!
Allah’ım yeminden uzak olalım
Derdini görür yardımcı olur
Duman yerini örter
Yolunu gün gelende açar
Sahipsiz değil
Gerçeği buldu
Ne var ki
Kayguya girişi
Olayları kaygu ile yoruşu
Dumanını dağıtmaz

Konuşan her kulunda
Dilenen yol oluşur
Gemiye yer veren
Kaydını denizden oluşturur
Gemiye karada rastlamadım

Dolaşanı arar
Derdine ulaşan, dolaşan
Aradığını bilir
Nimet dediğin
Ekmektir yediğin
Defter yazdığın

Demirden alsam
Sağlam yapıya vursam denilir
Her sofrada dilenen değil
Nasip olan yenilir
Aldığımız kadar veririz
Sonsuza kadar görürüz
Sonsuzdan maksat;
Her kulun görüş, alış, duyuş frekansıdır
Doyum niyet ile geçerli değildir

Uyum ile uymayı deneyen her kulun
Gün gün görüşü açılır
Öylece bilişte değeri seçilir
Seçilenin yargısı
Kuldan değildir
Kaygusu da kulda kalamaz
Gün geldikte alınır
Arayan tarafından bilinir


Çorba içtim tuzu yok
Sesi verdim sazı yok denirse
Tuz elde, söz dilde olsun
Sağır dilsizden sorsun
Gören görmeyene versin dedi
YUNUS’um söze girdi: 

Şaka çevreye duysun
Kendinde olana uysun diye yapılır
Demetten ayırayım
Tane tane bulayım denilene
Suyun verdiğinde, yakamoz..

(?)
Sorulana dedim

Suyun güzelliği
Yakamoz ile değerlenmez elbet
Sadece gölge oyunudur
Koğuşta aldığın
MEVLÂNA’ya sorduğundur
Doyanın açlığını andığı anda

Senin görüşünün şakası
Esas denen
Yorulanın değeridir
Görüşte uyum olduğu bilinir
Yeniye öylece girilir
Yakamoz misali


Gedikte aşılan
Niyet ile ölçülenin
Gerçeğin Yüce’de olduğu
Kuluna güzeli verdiğinin
Görgüsünü açtığının ölçüsüdür
Güzeli göreyim diyen
Önce yakamoz misali
Görüntü ile oluşur
Uyuma öyle alışır

(?)
Gerçek Yüce’de dedik
Geldiğinde sen de bilenden olursun

Uyuma alıştığın
Her olay ile karıştığın gün
Her olay nedir?
Güzelde güzel
Çirkinde güzeli bulmak
Her olay ile karışmaktır
Her olayın yorumu birdir
Kulun alışı gürdür
Ne var ki
Yerine oturması
Suya aynı hizada gelmesi gereklidir
Suyun aktığı yere değil de
Yama koyarsan
Taşar gider
Her kulun gönlü
Alış kabıdır
Dolasıya alırsın
Dağıttıkça genişlersin
Geyikte gereği sorulsa
Karda izini gösterir
Sevgide gözünü
Gayretten aldığına
Sevdiğin kadar bulduğuna
Denetimden geçiren şahittir
Doğan Güneş’in verdiği
Bulut ile örtülmez
Kum ile aldığın
Yol ile bulduğun
Taş ile kapanmaz
Güzelliğe uyduğun kadar
Yoruma girdiğin
Demir diye ördüğün
Yapının temelidir

Yapıda yerini alır
Açılan pencereden görülür
Denenmiş yoldan
Elenmiş kum alırsın
Yolunu öyle yürürsün

(?)
Yavruya derim
Aşacağın köprüde
Yapıya değer verilen görülür
Çapına uyarsan
Çevrede aradığını bulursun
Alacağım denileni bulacaksın
Ayranı yoğurttan bileceksin
Yoğurttan sütü bulacaksın
Dinmeyen yağmur
Sel getirir denilirse de
Kanal akanın çoğunu götürür
Niyette uyulan bulunur
Sevgi ile ördüğünü
Sevgi ile bulacaksın
Örneği bildin
Aslına uyacaksın

(?)
Almayı denediğini
Sevgi ile sardığını

OMAR’ın sözünde
KAYGUSUZ özünde
Pabucun tozunda
Madde ile mananın özeti vardır



Un aldım hamura
Yön verdim çamura dediğin
Gerçekte aradığındır


Katıksız kalalım
Her olayı güzelde bulalım
Çevreden geleni
Olduğu gibi
Olduğu yerde bilelim
Kolay olanın yeri
Zor olanın yönü vardır
Yer bekletir
Yön her dileyene buldurur

(?)
Konuk olana
Değersiz dediğini silersen geçerlidir
Daha önce verdik;
Tane tane yazıya gir
Oya misali işle
Motif motif hepsi bittikte
Bir bütün olur

(?)
Başla dedik
Daha önce verdik
Denenen motifleri attın
Birbirine eklendikte
Esas maddeye girilirdi
Ara motifler
Günü geldikte yazılacak
Gün gün malzeme alınacak

Daha önce verilenleri oku
Hepsini aynı tezgahta doku

Yaprak yerini buldu
Gönlü huzur ile doldu
Sevgiyi senden aldı
Seninle doğruyu bildi

Yavrusunu sorana
Selamını getirdik

Gerçeğin içindeyim
Almayı dilediğim
Olmayı düşlediğim
Bütün güzellikleri buldum
Niyazına ortak oldum dedi
Dayandığı dayandığımdır
Anıldığım kadar sevgiliyi bildim
Andığım gibi buldum
Duanı aldım
Allah’ım razı olsun
Niyazı kadar niyaz alsın dedim

Şüphesiz bilesin
Andığın an yanındayım
Kaygusuz kalasın huzurdayım
Gelmeyeni değil
Anmayana güceniriz dedi
Selamını gönderdi
Şeker alasın
Helva karasın
Adıma veresin
Yaprak oldu yerini aldı dedik
Sözünü ilettik
Niyazına bağladık
Gelmeyi diledi
Yerini sözüne bağladı

Yaprak yaprak açıldım
Gül dalında seçildim
Arayan anandandır
Duasını gönderendendir dedim
Babama niyaz ettim
Adımı bilerek koyduğun
Gönül hamurunda
İkimizi yoğurduğumu
Geldikte öğrendim
Hatalarımdan sıyrılayım
Babama af dileyim dedim
Affını dünyada iken çözdüm
Ölçüler bilinç ile değil
Öğreneceksin, uyacaksın
Öyle duyacaksın diye
Gelişte öğrendim

Helvayı dağıtasın
Duanı alırım
Sevgini bilirim
Aşamadım deme
Zamana bağlı kalma
Gerektiği gün
Gerektiği saatte yaparsın

(?)
Ben uğramam
Seven seven seven
Arayan bulur
Anıldığı yerde olur dedi, selamladı

Dağın ötesi görünmez
Kulun katısı sevilmez
Yemin değerini
Hakikatte verir
Yavrun selamını
Gönülden aktarır

(?)
Daha önce verdim dedi
Görüntü değil
Rüyada oldu
GANİ selam ile geldi:

Bunca yolun yapısı
Hep açıktır kapısı
Açacağım dediğin
Baban ile sorduğun gün
Geçerli olan eksik kalan değildi elbet
Dardan geçtiğin günde
Şartların silindiği görülür
Dardan gelemediğin
Sorguyu baban ile katladığını bilirim

Görüşte değil duyuşta bulduk dedi
Dernek misali buluşurlar
Her olayda çalışırlar
Görüşte uyuşsalar
Bilişten ayrılırlar

Her geliş buluşmadır
Birbiri ile oluşmadır
Göç geçerli olanı verir
Umduğun yerden alınır
Dilenenin verildiği
Her olayda görüldüğü gibidir
Selam olsun
Sadece niyazından eksik etmesin

Allah’a ısmarladık


Allah’a ısmarladık diyelim
Zamanın sorgusuna
Üç söz ile girelim;


Masamızda olan
Dağınık düzenin seyrinde
Sorumluluk duyma
Kendi gerçeğin yapıya aykırı değildir
Çevreden kayguya düşme
Ne denirse densin taşma
Aykırı gelene şaşma
Gerçek uyduğun gibidir
Adımı verdim
Elinde kaydını gördüm
MEVLÂNA der anar
Her an birliğe uyar


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah


21ekim1977

SOHBETLER

02kasım1977