MEVLÂNA’yım ben!


Yücenin yoluna
Söz verildi kuluna
Kucak dolusu sevgi ile geldik
Sevgiliden dedik sözümüz verdik
Selam olsun

Dayandığımız ağaç denilir
Gelenden hal sorulur
Günümüz halimizin kaydına yazılır
Dağdaki taştan
Yastıktaki baştan alacağımız
Küçük değil büyüktür
Nasıl olsa nerden bilse denilir
Hak sözünü verdikte
Kul dilini çözdükte
Olanı alır geleni bilir

Oyayı elde
Boyayı gözde alsam
Sevgiyi cümlede görsem
Gelişten yakınmazdım diyene de ki;
Ne yakın ne bakın
Olanın düzenine
Güzelin yazanına uydukta
Yazan düzende yerini alandır derdi
Gecemizin hayırda olanlara yazıldığı söylenir
Allah’ım cümle kullarında olanı görür

Eğdiğin başında
Gördüğün düşünde
Vurduğun taşında
Düzeni görürsen
Ya Allah dedikte yürürsen
Kaygu senden uzak kalır
Yol yokuşa gider
Duman bacada tüter
Yolcuyu yola katar dedi
SÜLEYMAN ÇELEBİ sözü aldı:

Gayb olan arayana vesiledir
Gerçeği bulan yerini düzene koyandır
Saç ile süslediğin
Aynada gözlediğin
Değerini çevirmez dedi
ÇELEBİ yürüdü

Hayırda olduğumuz
Gerçekte bulduğumuzdur
Göreceğim mi yüceltir?
Yüceldiğim mi gördürür? denilir
Kul gördükçe
Gördüğüne uyandıkça yücelir
Açan gülün güzelliği
Tomurcuktan bilinmez mi?
Yücelen kulun yolu
Yolcu hancı misali olur
Gelene verir, gideni görür

Yakın olduğum
Duyanda bulduğum
Yolunu yola bağlar
Kalemden verir
Dilden söyler
Uyumundan bulur

Sorumluluğu nedir? denir
Sorunu kaideye bağlanır
YUNUS’um yolunuza
Gelişen halinize
Oluşan yerinize
Sözü ile gelir, özü ile verir

Terde emeğin yolu vardır
Serde olayın düzü vardır
Olayın düzü kulunun sözüdür
Kazıya verilen
Karara varılanda
Sadece yazıya uyan görülür
Karar Allah’ımındır

Örende emek
Verende ekmek olur
Duyanın sözüne duymayan gelir
Akan suya bakalım
Ne verdi ise çekelim
Zordan kolayı bilelim
Delide veliyi görelim
Deliden maksat;
Yıkan değil, eken bükendir
Boş tarlayı süsleyen dikendir
Toprağı eleseler
Yaprağı besleseler
Meyvayı toplasalar
Gene de diyecek sözü olur
Kul baltayı bulur

Kuşağın eskisine
Uşağın baskısına söz verilmez
Neden?
Aslına değil, kendine malettiğinden
YUNUS’um
Yolum götürür
Gittiğim gibi getirir
Her güzelden tattırır
Zengine mülkünü sattırır
Bülbüle gülü sevdirir
Aşk ile gönlü doldurur

Ayağım götürsün
Bilene uydursun diyene de ki;
Allah diye yola çıkan
Allah diye yola bakan
Elbet aradığını bulur
Bağlı olduğu düzende kalır
Soyluya söz verirsen
Geçeni okur
Soysuza söz verirsen
Rızkını dokur
Koşuya giden ata yük vurursan
Sırtından atar



Azık sende sana kadar
İman bende bana kadar diyene de ki;
Herkesin nasibi kadar
Arayanda kainata kadar
Doyanda midesi kadar


Cenk ile alınan
Doyumda olmaz
Doyana ye denilmez
Duydum güdeceğim
Davarda dağınık olanı toplayacağım
Diyene sözüm;
Duy düşün
Giden ile bir olursan
Düzende olumu bulursun
Defterin yazısında
Gücünün gerçeği vardır
Var isen olanın düzeninde
Gerçeği dedim
Gerçeği denedim
Sözüne yer yok
Sadece gerçeği bildim
Bildiğim gibi uydum dendikte
Günün olumunda defterin
Duyandan sözünü alır
Olumunda gerçeği verir
Denilen odur
Günün yargısını gecede bul
Yılın yargısını bu gecede gör
Ördük, günümüz gördük denilende
Eylemden kendimize pay aldık demektir

Sayıdan güç alma
Güçlüğü büyük görme
Gayrete halı serme dedi
HACI BEKTAŞ geldi:

Huşu ile olumun eseri görülür
Her kulda kainatın benzeri çözülür
Sözümüz Hz.ALİ’ye bağlanır:

Doğuşa gelenler
Oluşa gülenler
Olduğu gibi kalanlar
Kundak alıp saranlar
Ektiğini biçerler
Biçtiğini seçerler
Katı yoldan kaçarlar
Yüce diye uçarlar

Kol ile bacakta
Baş ile kucakta
Hakk’ın sözü gerçekleşir
Selamını getirdik
Yeşil yaprak götürdük
Katılanı bağladık
Katılmayan dedik
Cümlesini yokladık
Selamı selama ekledik
Allah’ıma emanet olunuz dedi
Selamladı yürüdü

Ağacın gölgesine
Her kulun belgesine
Allah’ım sevap yazsın
Sevabı gönlüne katsın
Eş ile kardeşte
Dost ile arkadaşta
Komşu ile yurttaşta
Yurttaş ile katılışa uyanda
Dostluğu gönülden duyanda
Dününde, imanında
Yar adı ile geldi
Allah’ımın kulu idi diyesin
Sevesin sevesin
Yaratan sever
Seveni över
Sevdim diyene
Seven gönderir
Seveni sevene buldurur

Dost düşman demeyelim
Düşman deyip kapıya koymayalım
Yapıda yeri vardır
Ne var ki bildiği dardır diyelim
Allah’ım genişletir
Bilmeyene bildirir
Bir nefese yettirir
Bir nefesle bitirir

Allah’a emanet olunuz

Allah’a ısmarladık

Yeniye uyandan
Resmi verilenden
DANYAL HAZRETLERİ

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah


(Resim verilir)

Vardan yokluğu
Yoktan gerçeği gören
El ele veren
Düzende ören
Sevgide bulan
RABİA SULTAN
Kalender halinde
Kucak dolusu sevgide oluşan
Yol ile buluşan
TABDUK ile halleşen anası
Hangisi? denilir
RABİA düzde
Anası dizde
Anası? dendi
FATMA BACI denilir
Öyle anılır

 

28temmuz1977

SOHBETLER

ağustos1977