(Kadir Geceasi)

MEVLÂNA’yım ben!

Yüzden güzeli
Gönülden özeli gördük
Cümlenizi selamladık

Altın dolsa kutuya
Güzel denir kötüye
Ayrı düşse yolundan
Yolunda yoldaşından
Sözden sözü atardı
Dilediğini tutardı
Güzellik her olayda
Gönüller her dolaydadır
Allah’ım cümleden razı olsun
Sohbetimiz dostlar ile birlik bulsun

Aydın geldik gülenden
Dostu aradık sevenden
Ne sarıdan ne mordan
Ne yeşilden ne maviden
Ayrı kalmaz dediler
Her rengi
Birbirine bağladılar

Gerçeği aldık bildik
Gerçeği gördük sevdik dedi
MERYEM söze girdi:

Dağda ağaç dolaydı
Dalı ele geleydi
Sözümüz yerini bulurdu diyene de ki;
Dağda ağaç doludur
Dalı dostun elidir
Dost cümlenin yaridir

Sevdik geldik
Geldik gördük
Her sohbette
Sözümüz verdik

Gedik açıldığı gün
Yerini bulduğu an
Rengin önemi vardır
Güneş kainatta
Yerini elbet değiştirmez
Ne var ki
Renginde özelliği görülecek
Her gönülde birliğin
Resmi örülecek

Yerden taşı alayım
Yolu düzde bulayım dedi
YUNUS’um söze girdi:

MERYEM ile söyleştik
Yerli yolda buluştuk
Sohbet diye söyleştik
Kimden, kime diyelim
Her sofraya
Aşımızı koyalım dedi
Sohbette serimizi müjdeledi


(Soru: Yerimiz bilinenden midir? denir)
Eyvallah

Gemiyi alsan ele
Sözünü versen dile
Gerçeği diyeceksin
Sohbete bal misali gireceksin dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Geldik gülene
Verdik sorana
Nerden geldin?
Nerden buldun?
Nerde durdun?
Diyene sözüm;
Gün gibi geldim
Güneş gibi verdim
Gece gibi kayboldum
Ne var ki
Gönüllerde kalboldum
Derdest olduk bilenle
Aşkı ile dolanla
Kainat açık
Yaratan bir diyenle
Demde günü seçenle

Günün seçileni denildi
Ayrıya nasıl düşüldü? denir
Konu Yaratanın
Yazmaktan daha çok
Yaymakla görevlendirdiği
Kullarından olunuz
Dediği gündür seçilen gün
Yeminden uzak kaldığımız
Sadece O’na yöneldiğimiz
O’ndan geldi diye
Her var olanı sevdiğimiz gün
Seçilen gündür



Demden murat nedir? denilir
Anda cümlemiz beraber
Cümleniz gibi
Birliğe geldik
Birliği bulduk
Öyle ise yemin gerekmez

Bilenin bildiği verendendir
Sohbetimiz açıktır
Yapıya göre değil
Kapıya göredir
Yerden göğe selam dedi
Sohbeti ALİ aldı:

Dost elinden görelim
Dost sohbeti kuralım
Aşk ile birliği bulalım
Bulduğumuz her hale
Şükür diyelim

Aldığımız yerindir
Aşkımız derindir
Derde deva derseniz
Gönüllerde açılan
Her olayda seçilen
Elden ele geçilen
Bardaklara dökülen
Alışveriş birliktedir
Her dilenen gürlüktedir
Sevdiğimiz birdir
Sevgilimiz O’ndan
Sevgi dosttan dosta
Aşıldıkça köprü misali geçilir
Geçtiği her yerde
Bulduğu her kulda
Ondan nefes görülür
Selamını getirdik
Cümle ile bildirdik dedi
ALİ yürüdü

Kuzu koyun meleşir
Kulu kulla halleşir
Aldık vereceğiz diyelim
TOKTAY diye anıldık
Söze girelim dedi
MERYEM OĞLU sözü aldı:

İki göz birbirine eşittir
Kaş ile göz çeşittir
Kimden kime geldiğimiz
Kimden neyi bulduğumuz sorulur
Kaşık elde olduğu
Sohbette bulunan her kulu
Çorbaya kaşık çaldığı müddetçe
Sözümüz vardır
Var olacaktır
Kainat bilmeyene dar olacaktır
Kayıtta her adı anılan
Sevgi ile birbirine bağlı olan her kullu
Ötekine sevgi yayar
Her seven verilene uyar
Deste birdir, birliktir
Sevgi birde çokluktur
Dost diyelim
Her varolanı sevelim
Sadece kutuya dolan altını değil
Çiçeğin yozunu tozunu sevelim
Dumanda kötüyü değil
Gelecek güzeli görelim dedi
MERYEM OĞLU sözü
YAHYA’ya verdi:

Dost ile dost kalmayı bilenin
Postta yeri alınır
Dostun sözü bilinir
Her halde her kulda
O’ndan sözü edilir
Yersiz olan söz kalmaz
Yersiz sözün değeri
Dağdan inmez

(?)
Kaydını dedik
Daha önce verdik
Değersiz söz denilse de
Gün geldikte
O da değerini bulur
Binadaki noksan görülen yerde
Kendini buldurur

Selam ile geldik
Cümlenizi gönülden kutladık
Dedi cümle gelenler
Cümlenizi selamladı

Allah’a emanet olunuz
Olduğumuz günde
Mutluluğu bulunuz


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

29ağustos1978

SOHBETLER

07eylül1978