|
MEVLÂNA’yım ben!
Selam dedik cümlenize
Selam ile geldik
Özden sözden alanlar
Yolu
bizden bulanlar
Demde hemhal olanlar dedi
YUNUS’um söze geldi:
Sepette
salkım olsa
Yolunu YUNUS verse
Kendini sildin mi? derim
YUNUS yolu
vermez
Sadece yolda olana el verir
Yolda olmayana vermez mi? dendi
Daha
önce verdik
Her olayda niyet gereklidir dedik
Kul niyet etsin ki
Himmet
görsün
Dünyayı zimmet bilen
Zahmetine katlansın
Derman gelse Yüce’dendir
Yol dilense Yüce’dendir
Gözden alanın
Söz ile verenin
Özüne bakarsın
Halinden
özünü ararsın dedi
YUNUS’um sözü
YAHYA’ya verdi:
Bal
yedim, arıya sordum
Ses duydum, bülbülü gördüm
Olayları birbiri ile ördüm
Ayağı götürene
Dost olanı buldurana
Selam dedim, size geldim.
Gülmedi, yoğun sonucu verdi
Hak için diz çökülür
Kul ile elele verilir
dedi
İlk öğüdünü verdi:
Dizimiz Hakk’a bükülür
Başımız Hakk’a eğilir
O’ndan gelene Eyvallah denilir
Demde dedik
Sohbete katıldık dedi
YAHYA selamladı
Almayı sevdiğin kadar
Vermeye uyarsan
Her günü güzel sayarsın
Her
verdiğimiz olumludur
Ne var ki akım kesilmesin
Gam denilen
Gönüllere mal
edilmesin
Dağılan
Mühür toplanacak dendiği
Günümüze geldiği söylenir
Selam diyelim
Dost adına selamlayalım
(Gönüle gam düştükte, akım kesiliyor mu?) Hayır
Akım, beynin çalışma düzeni ile kesilir
Yani alkol ve kendini kaybedecek kadar gülme
Yağmur
rahmettir
Çamur zahmet dersiniz
Demek ki;
Fazla olanı olumsuz bulursunuz
Hem gazeli sevelim
Toprağı besler diyelim
Hem çiçeği sevelim
Dünyayı
süsler diyelim.
Dolaştım
durdum
Her handa sofrayı kurdum
Gelene gidene selam verdim dedi
DEĞİRMENCİ HALİL sözü aldı:
Nerde? denilir, anda soru açılır
Oyun oynadığı yavrusu ile
Suya kapılıp giden
Yeri
belirsiz olan
Fırat nehri götürdü
Yol üstünde aşırdı
Ağaç bile şaşırdı
Destek olamadım diye
Sanki destek olaydı, ömür uzar mıydı?
|
Gördüğüm, son anında yorduğum oldu
Köprü adımı vermez
Adımsız kul yürümez
Öyle olduğu zaman
Kul ölümden korkmaz
Denizde buluştuk
Dost diye halleştik
Düzeni söyleştik
Dünya sizin dense
de
Ayrı olan yok
Tekliğe geldikte buldum
Dolana alana selam getirdim
dedi
HALİL yürüdü
Sözümüz günün konusu değil
Yüzaltı yıl öncenin konusu
Dağdan
gelene sorarsan
Anlatacağı çoktur
Yıldızdan diyene
Her yıldızda ömür
bulana
Gerçeği arayalım dedi
MERKEZ’im sözü aldı:
Gördüğüm
aydan küçük ise süstür
Büyük ise sestir
(Güneş mi?) Hayır
Somut örnek istendi
Her kulun
merhalesi olduğu
Dünyadaki hali ile bulduğu bilinir
Hak adına verilen
Sözümüze bağlanan sorulanın
Yani aşılması gereken
Merhalelerin üzerindedir
Her halelere yıldız adları verilir
Verişimiz bunların dışındadır
Denilen
her söz
Sadece Yücenin
emrindendir
Daha önce dedik
Uyulduğu zaman
Açık alınır, açık görülür
Almaktan
görmekten maksat
Ne simadır ne mesaj
Sadece kendi görüşündeki
Kendi
kaderindeki pasaj
Cümlenize selam olsun dedi
MERKEZ’im yürüdü
Göz ile görürüz
Ayak ile yürürüz
Sevgimizi ne ile alır ne ile veririz?
Karşılığı olmayan
Asla madde ile alınmayan
Tek vergi sevgidir
Sevgi ile
yaşayınız
Sevginizi yaşatınız
Sevginiz ile cümleyi kuşatınız
ALLAH’ıma emanet olunuz.
(Resim çizdirildi: DEĞİRMENCİ HALİL)
Dost diye geldi
HALİL resmini verdi
Alsınlar bilsinler
Hal ehli desinler
(Bilinmediklerinden) Eyvallah
(MÜHÜR’den maksat nedir?)
Yol açılır
Her parça birbirini bulur dedik
Mühür;
Tekliğin bilinişi
Bilinişe uyuluşu
Elbet önce uyanların
Birbirini buluşudur
Ayağın getirişi değil
Gönülden gönüle erişidir
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|