MEVLÂNA’yım ben!

Her anı bildiğimiz
Her günde aldığımız
Her dileyene verdiğimiz
Geçici değil yapıcıdır
Konuk gelen her kulu
Yuvada alıcıdır
Yapının sahibidir

Gayret hayrete gelse
Hayret güzele gülse
Aldığımız dersiniz
Asla yadırgamazsınız, neden?
Her güzeli bünyeye veriştendir
Aldığımız yetmez
Hiçbir olay ayrıya düşmez
Kulun bildiği bilmediğini örtmez
Ağacın verdiği gibi
Genişlik sözde değil özdedir
Gerçek açılan gözdedir
Koyun ile çobanı
Ayrı düşünemezsin
Yaprak ile dalı ayıramazsın
Bildiğini hal ile verirsen
Alanı yanında bulursun
Öylece hem kendini
Hem kendinden olanı
Birlikte bulursun
Kendinden olan kim? denildi
İnsan insan ile bilinir
İnsan hali ile görülür
İnsan görüldüğü gibi sevilir
Sevilen kul
Dilediği kadar verebilir
Sevdi isem sevilirim
Ağacın meyvesizi sevilmez denilmesin
Gölgesi düşünülsün
Daha önce dedik;
Veriş haldedir
Görmezse deme
Yerini almazsa görmez
Ne var ki gün gelip yerini bulur
İstese istemese görür
Şahit arama
İspatı deme
Ayrıntıya düşme
Bilmeyi denemeyen
Ayağı takıldıkta hatırlar
Yan düşse dalı
Gene de bilir hali dedi
YUNUS’um söze girdi:

Günleri aşıralım
Yerimiz şaşıralım derse
YUNUS söze girerse
Selamı sizlere olsun
Ayağın cümleyle yürüsün

Ne kaşık yeterli ne aşık
Yapan binayı
Gezen dünyayı
Alır yaprağı
Yazdığını bilir
Saydığını görür
Geldiğim bulduğum gibi olur
Satır satır yazalım
Cümle ile gezelim
Yolumuzu çizelim
Her demde halimizi görelim
Sayıya vurduğumuz
Cümle ile olduğumuz her gün
Selamı ile geliriz
Özden aldığımızı veririz


(Özden murat nedir, selam kimdendir?)

Yorumu yumuşak hal ile verilir
Resulünden
Yumuşak yolu olanlara
Demde Allah’ım diyenlere
Doğuştan yapıya adım atanlara
Elbet cümle yaratılanlara



Ses ile öz kayıttadır
Hal ile öz şahitte
Şahadet O’ndan sana
Senden banadır
Benim aldığım senin olduğundur
Koruk oldu ise
Üzüm dendi ise
Bilen sensin olduran O’dur
Olduran, bildiren, bulduran
Katkıda kendini gösterendir dedi
YUNUS’um selamladı

Sert kayadan aşarsam
Su olup yüksekten taşarsam
Değerini bilenin gözündeyim dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:

Korkuya el vermeden
Sargıya diz bükmeden
Doğana uydum
Şahini tepede gördüm
Yanına varsam
Katına girsem dedim
Gülenle güldüm
Sabrına yol verdim

Çağırana söz gerek
Anlayana öz gerek
Elbet verdiği yürek
Aldım, verdim,
Yardım diye koştum
Dediğime şaştım
Yaptığım yardım değil koz idi
Her halim söz idi
Yardım demediğim gün
Söz ile girmediğim yön
Kendimi bulduğum
Özüme döndüğüm an oldu
Eğer yardım deyip girdi isek, yanılırız
Sadece var olanı
Var olanla paylaşırız
Yardım alışverişten sayılır
Madde vereyim mana alayım diye
Yardıma koşarsan
Kendini avutmuş olursun
Aldığımı gördüğümü paylaşalım diyelim
Alışverişe asla düşmeyelim dedi
PİR SULTAN selamladı

Kaygı yargı bizde kalmasın
Allah’ımdan başka kimseye
Kimse boyun eğmesin
Cümleniz selameti bulsun
Allah’ıma emanet olsun


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah


(Resim verilir: Hz. MERYEM)

Selam ile geldi MERYEM
Dileyene resmini verdi

Almayı dileyeni gördük
Selamın aldık
Selam ile geldik
Selamımız iletilsin
Allah’a ısmarladık



12mayıs1978

SOHBETLER

26mayıs1978