(Sohbetin özellikli konukları: Alman medyumlar ve Hanna Gosh.)

MEVLÂNA’yım ben!

Hasır yolu kaplamaz
Kulu zorlu söylemez
Yüce kötü eylemez
Hay diyelim derelim
Her güzeli görelim
Yokmuş demeden
Verdiği her lokmadan
Yerimizi bilelim
Şükür Allah diyelim
Cümlenize selam olsun
Her gelen güzeli bulsun
Yuvanın verdiğinde
Alanın yeri dolsun
Yumuşak yolumuza
Huzur veren halimize
Cümleniz uysun

Yapının güzelliği
Cümlenin güzelliğindendir
Güzelliği bildiğindendir
Sözümüz gelenlerle
Yuvamız dolanlarla yerini bulur
Sözümüz MERYEM alır:

Aşkın verdiği
Kulun erdiğidir
Doğuşun gerçeği
Oluşun gereğidir
Dağınık olan toplanır
Yanlışa götüren örtülür
Her kulu birbirine katılır
Elele her güzele, her cümleye
Ele aldığına
Kucağa verdiğine
Şahit arama
Yaratan bilir
Bilene verir
Demir yapıyı
Odun kapıyı tutar
Demette hizmet vardır
Duman verenden
Uzak kalınız dedi
MERYEM cümleyi selamladı



Sorusuz her kulu
Bulacaktır yolu
Değişen düzende
Uyacaktır kulu
Destiye şarap koydum
Meyhanede içene uydum dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Destiyi kıran olmaz
Şarabı döken almaz
Meyhane kimseye kapalı kalmaz
Diledim geldim
Dileyene sundum
Yandım diyenle
Beraber oldum
Saf saf yürüdüm yürüyenle
Kucak dolusu sevgisini verenlerle
Geçitten aştım
Cümleniz ile kucaklaştım

Verilen yerden
Aşılan yoldan şaşmasınlar
Batak ile çölden uzaklaşmasınlar
Batağın bittiği
Çölün başladığı yerdedir
dedi
YUNUS’um yürüdü

(Hindistan’daki suyun yeri için mi söylüyorsunuz?)
Eyvallah

Her olay düzendendir
Güzeli Yazan’dandır
Sevmeyi bilenden isen
Olaydan kaygu alma
Her yapıdan yoruma varma

Allah’ıma emanet olunuz
Olanlara uyunuz
Allah’ımdan deyiniz
Elbet şifada O’ndan
Sefa da O’ndan


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

24nisan1978

SOHBETLER

05mayıs1978