MEVLÂNA’yım ben!


Yeniyi her gün verdik
Geçmiş gelecek yerinde gördük
Her gelene
Dilenen yazıyı verdik
Ömürde olanı
Tezgaha serdik
Yersiz olan gelmez
Olmaz denilen bizden verilmez
Sohbete emir gelmeden girilmez
Ne var ki
Asla kuldan kula söz edilmez
Verdik vereceğiz
Her sevenle beraber olacağız
Gülenle güleceğiz
Ağlayana el vereceğiz

Toy denilende
Olgunluk meyvesinin
Çekirdeğini göreceğiz
Adımız andımızdan bilinir
Sözümüz;
Nerde olsan
Kimden gelsen
Ne olursan gel diye anılır
Ne var ki
Yolumuz hal yoludur
Eğlence sözü asla değildir
Hiçbir halde hata yoktur
Ne kendimizi suçlayalım
Ne geleni katlayalım
Denilen de O’ndandır
Tutulan da
 
Mevlâna’yım!..
 
Tedbir takdirdendir denilir
Ne var ki
Sözümüz yerinde
Yöresinde görülür
Yazılı sohbetimiz
Her toplanılanda verilecek

Sohbet dilenen yerde
Dilenen toplulukta
Halden hale uyanlarla

Günde yorumunu bulanlarla yapılır
Her ayrı bir günde
Yani Cuma'nın dışında toplanılır
Verilen yazılı sohbetin
Yorumuna girilir
Dileyen gelir

Yuvada değil 
Dileyenin yuvasında
Yazımız verilir
Verilen yazımız az ve öz olur
Gelen Cuma'da yorum
Yazıdan sonra yapılır
Sözümüz sözlü sohbete
Eski tebliğlerden başlamanız
Topluca sözü
Değerlendirmeniz gerektiği verilir
Nasıl? denildi
Yuvanın dışında
Dileyen dostlar buluşur
Eski sohbetlerle
Yeni sohbetlerde verileni
Ayrıntılardan çıkarırsınız
Bundan sonra sohbetin
Özeline değil gereğine
Biz işaret vereceğiz
Doğrudan söze bağlayacağız
Nasıl olacak işaret? denildi
Gece gördüğü yıldızı
Karşısında görecek
Toplulukta yazı ile vereceğiz
Yorumda hata görüldüğünde
Anında ağızdan düzelteceğiz
Yalnız kesinlikle sizden
Soru gelmesin
Sözlü gelen tarafımızdan verilir
Çünkü her olan
Tarafımızdan hem duyulur
Hem görülür

Doğuş günü verildi
TOKTAY gönlümüzde derildi
Selamın geldiği
Her söz ile yorumlandı
Selam Hakk’ın kuluna tecellisidir
Kulunun Hakk’ta kendini bilmesidir
Madem bağlantı kuruldu
İki alem yoğruldu
Öyle ise
Selam da birbirine oldu

(?)
Yerini bilen dedik

Elbet alınan Resulündendir
Selam ve gelen her kelam
Niyazımız cümleniz ile

Yol diledim gelmeye
Hal diledim gülmeye
Gönül verdim kalmaya dedi
YUNUS’um söze geldi:



Yuva sıcak dostumuz gür
Her gönül bildiğine hür
Dileyen geldi kaldı
Her sohbetten nasip aldı
Kimi güldü gülü bildi
Kimi yürüdü yolu buldu
Her gelende adımız kaldı
Kalayım dediğim odur

M. (M.K.)yerini bilse
Bildiği yerde kalsa
Sorgusuz kalırdı
M. yeri yönünü veren
Gönlü hür yolda kalan değil

(?)
Adına K. Dediğin
Yerini benden sorduğun
Geçeri sorduğu
Geniş yapraklı maydanoz yesin
Kökünden şifa alsın

(İdrar yolları rahatsızlığı için)
Kereviz dersiniz, kaynatsın
(Prostat büyümesi için)
A.’e daha önce verdik
Ayrık otunu bulsun dedik
Yeri açılır

Yazımız her Cuma verilecek
Sözümüz her Cuma söylenecek
Ne var ki özden ayrı kalınmasın
Yani tek tek değil
Bütünde mütalaa edilsin
Bunun için de gurup gurup toplanıp
Geçen sohbetlerin
Tekrar tekrar okunup
Yorumlanması gereklidir
Gurupların getirdikleri sorular
Cevabını alır
Cuma gecesi yazılı sohbetinde verilir
Yalnız sorular
Tekrar tekrar verilenden olmasın
Yazımız uzun değil
Az ve öz olur
Daha sonra öz olarak
Bir hafta evvelki sohbete girilir

O zaman dilenen birlik
Daha çabuk kurulur
Verimi daha gür olur

Yoğun çalışma dedik
Daha önce verdik


(Kendini bilen Rabb’ini bilir Hadis-i Şerifinin manası sorulur)

Ben beni bilirsem
Tanrı’da bulursam
Kendime dönerim
Öyle oldukta kendimi bilirim
Yar sohbetin var mı?
Her anı bana kar mı?
Öyle ise kendini bilen
Tanrı’yı bilir
Bildiği varlığıdır
Sildiği yokluğu
Hem varlık hem yokluk nedir?
Var isen sen yoksun
Var, O’dur!
O’nun varlığını
Senin ile çözemezsin
Ne demek dendi
Kendimizi bildiğimiz an
Beni sileriz
O’nda oluruz
Var olan, O
Kendini bilen O’nu bulur
Sözün özü budur 

Önümüzde açılacak sohbette
Önce sözü bitirelim
Sonra yazımızı alalım
Öylece yeni düzene girelim
Bir de geçmiş sohbetlerden
Dileyenlere verip
Birkaç defa çoğaltılsın

(?)
Meydan bizim dedim
(?)
Her gün elbet olmaz
Ne var ki gün gün
Yöneticiler deneticiler toplansın
Vazife aldıkları yönde
Nerden geldik,
Nerde durduk desinler
Yaptıklarının muhasebesini tutsunlar
Gerekli olan
Gelmek almak değil
Geldiği yere getirmek
Aldığı kadar vermek

 
Allah’ıma emanet olunuz 
Allah’a ısmarladık
 
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

00ocak1977(3)

SOHBETLER

06ocak1978