MEVLÂNA’yım ben!


Yer yerin gücünde
Söz kulun hacmindedir
Cümlenize selam olsun
Her sohbet yerini bulsun

Sözümüz derildi
Değişik hüküm verildi
Daha önce dedik;
Kitabın devamı gelecek
Bütünü gazete ile yayılacak
Bilenden sorduk
Görene havale etti
Yumuşak gelen
Sözün özünü alandır
Ne var ki söz ile verdik
Kayda öyle düşürdük
Her uyumda düzenini alasınız
Resmi yola koyasınız
El elden değil
Kitabı kendinden toplayasınız
Kuldan kula gelene
Kul eğilmesin

(Parayla satalım mı?)
Eyvallah
Devamı geleceği
GARİB’in göçüne kadar verileceği
Daha önce söylendi

YUNUS’um der ki;
Cami cemiyetin malıdır
Öyle oldukta
Sohbet kimden kime kalır?
Elden dilden verilmeli
Yazanın sevgisine güvenmeli

(?)
Adından elbet çiçeğin özü alınmaz
Ne var ki
Elinden MEVLÂNA’nın sözü
Hak adına özü alınır
Öyle oldukta
Yazana adı verilir

(?)
Yazdıran demedim
Yazan dedim



Geçitte aldığımızı
Gerçekte bulduk
MERYEM’i gönül gözünde verdik dedi
İSA sözü verdi:

Dağ ile ovada
Dolanıp durdum
Çobana elim ile
Hırka giydirdim
Postundan başına
Yastık oturttum
Verdiğin aydın
Gördüğüm nur olsun dedim
Yeniyi verdiğimiz
Yayılana sergi açtığımız gerçektir
Gün ile güneş misali

Güzellik bende değil O’ndandır
Yoğun çalışmaya girende
Eline kalem alıp verende
Allah’ım rızasını
Cümlenize sersin
Saygı her kula
Birbirinden yayılsın
Adım ile GARİB’in adı anılsın
Cümlenize elimden gelen verilsin
Alacağız vereceğiz
Birbirimizi elbet göreceğiz
Selam olsun dedi
MERYEM yürüdü

Mevlâna’yım!..

Gelenden, MERYEM diye anandan
Anda gelip gidenden
Sohbete selam getirenden
Allah’ım razı olsun
Sohbete selam getiren kim? dendi
Anda MERYEM ile buluşup
Selamını ileten GARİB


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

26ocak1978

SOHBETLER

03şubat1978