MEVLÂNA’yım ben!

Ney ile geldik söze
Olumdan verdik size
Hal ile birlik kurduk
Dost ile ipi gerdik
Gel dedik Gülden verdik
Her renkte güzeli sevdik
Selam olsun sizlere

Dayandık ağacın gövdesine
Baktık kulun perdesine
Açalım dedik
Çiçeği tamamladık

Birinize renkten
Birinize kokudan
Birinize yapraktan
Birinize topraktan
Görüntü açtık

Toprağa açtığın
Pencereyi unutma

(Pencereden murat nedir?)

YUNUS misali
Karıncayı yuvasında görsen
Halini seversin

Soruyu verenden aldık
İnsan diyenden
Kayguyu gördük
Kul isem kulu isem
Kulluğa dolu isem
Kaygu niye?
İnsan isem yaratılmış
İnsan isem ne olsam gözetilmiş
Öyle ise kaygu niye?
Ne olur isem olayım
O’nun kulu olduğumu bileyim
Kayguyu silmeme yeterlidir


(İzin yok mu daha fazla açmaya?)

Allah’ım kulunu
Kendini bilecek halde yaratır
Bilmemek asla yoktur

(Bildikten sonra mı kul olunuyor?)
Ne var ki
Kimi kendine dönmez
Kimi bildiğini bilmez
Kimi kaygudan görmez
O’nu bileceğiz
Ne olursak olalım
O’nu bulacağız
Nerden bulursak bulalım
Kayguyu sileceğiz
Nerde kalırsak kalalım
Hiçbir varlık kendinde kalmaz


(Kendinde kalmaz ne demek?)
O’ndan geldik


('O’na döneceğiz' denir )
Eyvallah

O gün sizedir
Bu gün sizde


('Yarın hepimizde' denir)
Eyvallah

Dünya geçici istasyon
Dönüşü olmayan
Devirden asla silinmeyen
Yanılma yok
Her zerre geldiği yerden
Bir daha geçmez
Dünya kulun süzgecidir
Gönülden silinmezsen
Her var olan seni anar
Uzun ömür odur
MEVLÂNA yüzyıllarca yaşamış
Elbet gönüllerde

Sesin ahengi
Bilindiği kadar değildir
Evet ses, müzik ile ahengi bulur
Ayağın yeterliği bittikte
Şifa verir
Ne demek? dendi
Hastalıklarda
Beklenen ahenk kuruldukta
Şifa vericidir
Ne var ki
Kulun bulması
Elbet zordur
Verirseniz yolunu şaşırana
Yardımcı olursunuz denilir
Almayı dileyen arar
Hiçbir olay durduğu yerde gerçekleşmez
Nasıl ninni bebeğe uyku veriyor ise
Birbirine denk gelen melodiler
Şifa vericidir


(Ritim mi oluyor?)
Eyvallah


(Ritim araştırılacak)
Evet

Her hastalığın…

(“…frekansını bulup, bu frekansa eş değer ses frekansı ile iyileştirme” deniyor)
Eyvallah

Dost dedik
Dostluğa meydan açtık
Dört erden temelde
Hizmet bekledik
Allah’ım razı olsun
Koyun kuzu meleşir
Kayguda olanlar
Şifa bekleşir

Meydan açıldı
Her dileyen gelsin
Kulu insanlık görevini
Kendinde bilsin
Ben bildi isem banadır
Seni uyardı isem bizedir
Elele gelirsek düzedir
Soğukta sıcakta alışalım
Bilen bilmeyen ile çalışalım


(Akım alımına yardımcı olacaklarla çalışalım şeklinde yorumlar yapılır)
Eyvallah

Her kulu kendini bulduğu an
Altın çağına girmiştir
Kendini kendinde silmiştir
O zaman bahara ermiştir
Kırılan dalı solan çiçeği
Dünde kalmıştır
Ağacın her bahar açışı
Bir devir değil midir? denildi
Değildir
Kulunun dünyadaki halidir


(Üzüntü, sevinç, tasa, keder halleri)
Eyvallah

Güzel dediğinde
Gerçeği bulmuş
Dün geçeni silmiş olursun
Ayna her kulun elindedir
Bakarsan görürsün

MEVLÂNA’yım aşık
MEVLÂNA’yım maşuk
Benden bana oluşur
Kainat bende buluşur
Evin yolu düzedir
Kulun gönlü sözedir
Kainattaki güzellik gözedir
Kendine yol arayan
Kanadı kırılmış kuş misalidir
O’ndan isem mutluyum
O’nunla isem kutluyum

 

OSMAN’ın sözü
Dünyada çaldı sazı
Hem dane ile tutarlıdır
Dane zerrelerin her biri
Kalkan elde
Kılıç belde oldukça
Sana denmez
Senden dönmez
Giden silmez
Bilen asla kalmaz
Her an kalkan eldedir
Çünkü dünya sözdedir

Dört erde kalmaz
Bilen bilmeyenden sormaz
Bilen elbet Yüce’dir


(Dört Er'de kalmaz ne demek?)

Dört er düzene el koysa da
Düzende selameti bilse de
Yazılan görülür
Yazılan ile duvarlar örülür


(Sohbetler midir yazılan?)
Hakk’ın yazısı

Dört er ALİ’den alsın
Aldığı gibi kalsın dedi
ALİ selam ile geldi:

Sağ ile solu verdik
Kainat bekleyendir dedik


(Herşey zamanında olacak)
Eyvallah

Kapıya her gelen
Gayrette olmayabilir
Göreviniz eleştirmek değil
Birleştirmektir
Temelde asla düzensizlik olmaz
Ne verdi isek
Hata gelmez


(Temel Yemen mi, dört er mi?)
Yemen’den temelin harcı verilir


(Temel dört er o zaman)
Eyvallah

Yemen’den binanın duvarları örülür


(Tuğlaları canlar oluyor)
Eyvallah

Her sayfada düzen
Her satırda sır vardır
Gör dedi isek
Göreceksin!


(Görmeye zorunluyuz)
Eyvallah

Zor dediysek
Eyvallah diyeceksin
Erde asla itiraz yoktur
Yol bizim değil sizindir
Gül cümlenizindir
Nerden geldik?
Nereye gideceğiz?
Demeden bekledik
En güzeli yolumuza ekledik
Geldik gelişiniz öyle olur

Sesin tarifi olmaz
Ariften saklanmaz


(Kainattaki frekansları mı bulmak zorundayız?)
Eyvallah

Zorunda değil
Yazıldığı an bulursun
O’na yönel
O’ndan alırsın

Sevgide en yüksek değerde
Melodi vardır
Ses yok dersiniz
Günün sessizliği
Dünyanın düzenindendir
Eşyanın sesi
Asıl sesin örtüsüdür


(Asıl ses ahiretteki ses mi?)
Evet


(Ruhun da bir sesi var)
Elbet

Konuşma her tuşun
Aksine yazmasıdır


(Zıttına yazmasıdır. “Anti ses deniliyor” diye yorum yapılır)

Yanılma yok
Çünkü her kelime
Olduğu gibi
Olduğu yerde kalır
Asla kaybolmaz


(Kaybolmamasının nedeni ağaçlar mı?)

Yaratılmış her zerre
Kaybolmamak üzere yaratılır
Ses dahi mi? denildi
Evet daha önce dedik
Yaratılmışlığın malzemelerindendir
Renk, ses
Yaratılmış hiçbir malzeme eksilmez
Ses senden önce gittiği için
İstenmeyeni söylediğin zaman
Sana yerden göğe
Kaygu verebilir


(Ayna misali)
Eyvallah

ALİ’den aldık
O’ndan geleni bildik
Kayguyu sildik deyiniz


(Toprak, yaprak, renk ve koku; bizlerden her birimizin isimlerine mi yönelik?)

Aldığınız ilk işaret dedi
ALİ yürüdü

Yol YUNUS’a götürür
Kul gönülde bitirir
Aşk ile başlar
Aşk ile doğar
Aşık ölmez aşık dönmez
Çünkü asla sönmez
Allah’ıma emanet olunuz


(Başımızın ağrısı aldığımız akımdan mı oluşuyor?)
Evet


(Her zaman akım alırken başımız mı ağrıyacak? )

Sohbete otururken salavat getiriniz
Gönülden gönüle bitiriniz


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah

23ekim1981(2)

SOHBETLER

30ekim1981(1)