Soru1

Soru2

Soru3

Ruhun maddesi değil malzemesi vardır demiştiniz. Malzemesi nedir?
Ruh ışık ve ses gibi, akıl gibi bir enerji bütünü mü?
Allah insana kendi hayal ettiği en güzel gerçeği layık gördüğü halde
insan neden kötü olaylar içinde bocalar?
Öte alemde yaşayan insanlar (kullar) bedensiz sayılıyorlar.Oysa “ben” denilen gerçekte görüntü şarttır. Beden anti bir gölge içinde olduğu için mi biz onları bedensiz sanıyoruz, yoksa görüntü veren bir ayrı  dengeleri mi var? Yani ruh yine bir gezegende yok gibi mi yaşıyor? Anlatırken onların çok ayrı bir fiziği olduğunu söylemiştiniz. Nasıl bir beden içindesiniz? 

MEVLÂNA’yım ben!

Yuvaya gelenlerin
Soframızda bulanların
Şükür Allah’ım diyenlerin
Cümlesine selam olsun
Günde yollar açıktır
Gelende güzele uyunuz
Bedeni bıraktıkta
Alemden aleme yürüdükte
Oluşan beden
Elbette kafesli değildir
Maddesi? denilir
Olayın gelişmesi sorulur
Yerden gökten aldığımız
Selam diye durduğumuz her olayın
Düzende yeri vardır
Oluşan madde ile değil
Enerji ile gelişir
Renkler oyunu verir
Her yer bir midir? denildi
Elbet değil
Allah’ım renksiz olana düşürmesin
Gelişimiz verişimiz hep ondandır(O’ndandır)

Altın gümüş yerdedir
Gönüller hep sizdedir
Gösteren değil
Olduğu yerde görülen vardır
Dünya gözü öbür alemi göremez


(Soru: Frekans değişik olduğu için mi göremez?)

Dünyadaki enerji kesimi buraya uymaz YM
Anında keser
Bazen gördüm diye söz eden
Kendi dünyasına göz eden YM. 
Anda renk dışında olmayan
Gerçek mi, rüya mı diye şüpheye düşenin
Akımına denk geldiği andır


(O zaman rüyada onların oradaki halini görmemiz mümkün değil.)

Buharlaşan bilgiler
Rengini verir gökkuşağı misali

YUNUS’um su verecek
Her dileyen görecek diyene de ki;
YUNUS’u görmek değil
YUNUS’ta görmek güzeldir
Dilenenden olmaz
Sadece Allah’ım dilediği anda
Dilediği kuluna verir

Derdi benden almazsın
Sefayı bana sormazsın
Güzeli bilirsen
Olayı derde yormazsın
Gel diyelim güzele
Gül diyelim gazele
Döktük yere toprağı
Diktik yola yola yaprağı
Senin benim oluşur
Her olay birbirinde buluşur
Eksik gelmez fazla vermez
Demde yolu bilenler
Derde düştüm diye anmaz

Kaldım duvar dibinde
Buldum ağaç kökünde
Kuş geldi kuzu geçti
Her kulu bir güzeli seçti
Güzeldir hepsi güzel dedim
Dediler; Ya gazel?
O da güzel

YUNUS adını verdi
Dalda üzümü gördü
Yere kilimi serdi
Olaylara hep güldü



Gülelim olacağa
Uyalım bulacağa
Suyu döktük demeden
Geldik bugünkü hale
Aldık bildik
Ne kadar olduk diyelim
Yukarda, en yukarda
Samanyolu’nda olalım dersek
Olduğumuzu bildiğimizi
Nerde dolduğumuzu
Nerde bulduğumuzu bilelim
Vardığımız yerde
Renklerin en güzeli ile olalım
Allah’ıma emanet olunuz


(Soru: Dünyaya gelirken yazılı olan kaderimizdeki olayları
dualarımızla önceye veya sonraya aktarmak bizim elimizde mi?)


YUNUS’um yazdı çizdi
Dünyada iken çözdü
Yolunu uzatırsın
Veya anda bulursun
Uzatmak veya anda bulmak sendendir

Renksiz alem nedir? dendi
Dünyayı kendi gözüne
Kendi sözüne uydurayım diyenin
Göçünde vardığı ilk merhale
Dilenen varlığını
Ne verdiğini, ne çizdiğini
Ne de çözdüğünü
Ben görürüm kaderimi
Bildiğime uydururum diyenlerin
Gittiği ilk merhale renksiz alemdir


(Soru: Renksiz merhaleyi anlatır mısınız, nasıl bir yer?)

Dünyadaki renkleri ile güzeldir
Atmosferin dışındaki renklere
Elbet kul gözü ile bakmaya imkan yoktur


(Yani bizim gözümüzle)
Eyvallah

Her merhalede renkler daha berraklaşır
Samanyolu en güzelidir
Allah’ım cümlenizi orda buluştursun


Allah’ıma emanet olunuz

Allah’a ısmarladık


(Soru: Bizde size bedensiz varlık denmesi tuhaf oluyor.
Oraya geçtiğimizde her kul bilgisi çapındaki çerçevesinde bir beden mi oluyor?)


Güzelliği verdik
Tarife sığmaz elbet sizin dilinizde
Her meyve bizden size
Eylemi sizden bize
Gelenin yerinde
Bilenin yolunda olmak güzel
Yapıyı kurmak güzel
Ne var ki malzemeleriniz ayrı
Almayı dilediğin her varedilene
Sahip olabileceğin yerdeyiz


(O zaman onlar düşündüklerini anda karşılarında buluyorlar)
Eyvallah

Anıldığımız an yanınızdayız deriz ya
Düşünce dahi ulaşımı sağlar
Unutulmasın bizler
Yemen’den gelen
Yemen’den verenleriz


(Soru: Hutbe ile Yemen aynı mı?)
Değil

Topluluğu yöneten tek kapı Yemen


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

25ocak1981

SOHBETLER

27ocak1981(2)