|
MEVLÂNA’yım ben!
Kusursuz dost aramadık
Duran suda saçımızı taramadık
Yoldan yola doldukta
Gelen geçene soramadık
Selam olsun,
Her kapımızı çalandan Allah’ım razı gelsin
Yel eser su taşar
Her gölge Dost diyeni aşar
Dağlara söz verelim dedikte
Kalanlar gölgesiz koşar dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Dayandığımız her dalda yaprağı gördüm
Yere kilimi serdim
Gelen giden her yolcuya sordum;
Toprağa ayak koyarsak,
Yaprağı dilediğimizce boyarsak
Güzele mi, gazele mi hizmette oluruz?
Boyası da güzel, oyası da,
Elde olan aynanın foyası da. Güzelin renginde
..................................................................
(Tebliğin ikinci sayfası bulunamamıştır.)
VEYSEL’im sözü aldı:
Dar gelmez fistan,
Yol sormaz destan
Gayrete düşen bilir,
Kendinde olanı bulur dedi
VEYSEL’im selamladı.
Yaprağı açayım
Dar geçitte gönülden dilenene ulaşayım dedi,
KAYGUSUZ sözü aldı:
Birliğe talip olduk her birimiz
Birlik’te geçecek dilenen günümüz
Bahar olsa, yaz gelse, yağmur yağsa, sel olsa
Gönül güzele bakar, gayrette olsa dedi
KAYGUSUZ sözü MERYEM’e verdi:
Ormanda nefese güç vereni buldum,
Her yerde Birlik’ten bütüne vardım
Yumuşak olursam
Bilgime sorarsam
Alacağım cevabı kaydında gördüm dedi
MERYEM sözü SARI ANA’ya verdi:
Tavuklara yem verdim,
Danaları anaya saldım,
Buğdayı tarlaya serdim
Gördüm ki;
Her emeğin emekçisine
Rabb’im yardımcı gönderir
Taşıyacak ata sahibini bindirir
Elimi göze perde yaptım,
Dost kapısına dolu sepeti taktım,
Nasibin gelişine baktım,
Her ocağı hizmetim olsun diye yaktım dedi
SARI ANA cümlenizi selamladı
Gerçeğin verildiği yerde
Kalmaz kulu asla darda
Havuzdan alayım diyen,
Havuz balığı yiyen
Deryadan geleni bilse,
Bildiğini her sevene bölse
Noktada sebep aramazdı dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
Yan yana gelen kulları,
Ayrı olsa da yolları,
Sevgi bağlar gönülleri
Sensiz oluşan kainat
Seninle buluştu da
Noktayı sildi mi?
Her noktada aradığını buldu mu? dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Gür akan suya yol veren dursa,
Cümlesini gerçek bulursa
Elbet her nefes geçerlidir
Kaymayı denersen buz üstünde,
Donar gelirsin söz üstünde dedi
LALELİ selam ile söze geldi:
Diller söylesin GÜL’ü,
Gönüller ayırsın şerri
Yar diye diye geldik
Her lokmada Adını andık
Doğruya Allah adı ile yöneldik dedi
LALELİ yerden göğe bildiğini
Bir nefeste saklı budu
Her nefesin bağladığı düzenedir
Sahibinin her ağaçtan topladığı Yazan’adır dedi
LALELİ selamladı
Binbir söze yol aldım,
Binbir kelama daldım,
Her kelamın gerçeğini sordum
Dediler ki;
Adın ile yazılır, Aşkın ile okunur, muhabbette dokunur dedi
TABDUK EMRE söze geldi:
Sessizliği bildim aldım,
Ses vereni sevgim ile sardım
Dağılanı topladım
YUNUS ile katladım
Ne benden arttı
Ne YUNUS’u tarttı
Her sevgiyi birbirine kattı dedi
TABDUK selamladı.
(Resim verildi: YAHYA Peygamber ve YEDİLER’den MERNUŞ)
Dostlar günü peylesinler,
Her öğünde sohbetine eğilsinler
Hazretlerden verdiğimiz
YAHYA diye sorduğumuz YAHYA PEYGAMBER,
Kendisinden çok önce varolan
YEDİLER’den MERNUŞ ile mana sohbetinde.
Sizlerden alır, sizlere verir
Daha önce verdiğimiz YEDİLER’de, MERNUŞ resmedilmedi.
Sohbete cümlesinin adına gelir,
Sevgilide aradığını cümlenizde bulur
Secde, kulun gerçekle perdesini aralar
(Namazdaki secde mi?) Eyvallah.
Yollarda arayana, düzen verir kurallar
Mayasız ekmek olmaz
Yaprağa, kök almazsa su varmaz
Dost ararsan kendine yönel
(Kendi kendine kal?) Değil.
Kendine yönelen, kainat ile dolar dedi
YAHYA ile MERNUŞ, cümlenizi selamladı
Mevlâna’yım!..
Layık olduğunuz her konu gün gün açılır
Yapraklara su yürürse,
Her güne daha güzel geçilir.
MEVLÂNA'yım!’ dedik, sözümüzü verdik.
Miracımız gönüllerde.
Söz ile yaz ile geldik, LALELİ dedik verdik
Ayağımız terlemedi kumdadır,
Adımız her anıldığı yerdedir
Yolda olana verdik,
TABDUK’a selam diyene
Cümlesinden selam getirdik
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|
Sözlü tebliğ:
(Soru: ‘Yandıkça, biz onların derilerini değiştiririz.’ ayetini
lütfeder misiniz?)
Konuyu derledik mi?
Gerçekte gürledik mi?
Ak ile karayı sırladık mı?
Alınan bilgiyi
Bilgi ile zorladık
Kaynağın başı gezgine
Kaynağın taşı sezgine sorulur
Deriden deriye
Zaman verilir
Her günahın
Kat kat sırtına vurulur
Sonra da
Tek tek sırtından alınır
Kimi sonsuzluğu
Kimi sensizliği dener
Sonsuzlukta güller
Sensizlikte renkleri siler
(Soru: Renkleri silmesi, birlemesi mi?)
Renksiz alemde inlemesi
(Soru: Renksiz alemden murat nedir?)
Renklerin düzenine
Senden diye talip olduk
Güzel olan her anı
Senin ile bildik
Zeytin dalında oluşan
Meyveleri saydık
Her yaprağında
Yazdığın cümleleri okuduk
Kapı önüne geldim
Bekleyenleri gördüm
Elime verdiği
Nasibi sordum
Dedi ki;
Önce nefsimi kırdım
Bilene ADEM
Bilmeyene sırdım
Ay güneşe selam verdi
Yıldızlar düzene girdi
Bahçeye girelim mi?
Her çiçeğe selam verelim mi? dedim
ADEM ile bahçeye girdim
Her biri selamladı…
Aldığım kokuyu sordum
Sardığın dediler
Renkleri sordum
Bilgine serdiğin dediler
Dizim düzde, başım secde…
Gönlümü aradım
ADEM dedi ki:
Her zerren ile Hacda
Renk renk çiçekler
Elimden tutacaklar dedim
Ektiklerin dedi
Sözlü Tebliğ:
Elledim belledim
Ak üzümü topladım
Yaprağını katladım
Çok geldi sevindim
Tez bitti övündüm
Yüce ağaca dayandım
İki dal arasına ipi gerdim
Kendimden kendime sordum
Biteni ben tutmadım
Vergimden katmadım
Az alıp çok satmadım
Gayret ile gelen
Hayret ile gider
Sürüyü bir çoban güder
Sabır ile yoğurduk
Emek verdik savurduk
Taze bademi kavurduk
Ekeceğiz Yar ile
Göreceğiz kar ile
Biçeceğiz ‘Zoru sildik’ diye
Sevgimiz bilgimize destek olacak
Güzel her olay bize kalacak
Sözlü tebliğ:
Yosun varsa basma
Dal eğilse kesme
Gerçek gelmeyene susma
Ne var ki
Akan su misali taşma
Yerden göğe oluşacak
Düzene şaşma
Yolunda gözün olsun
Taş gelse de düşme
|