MEVLÂNA’yım ben!
 

Kuşak sardığımız bel
Güzel gördüğümüz hal
Gönlümüzü hoş eder
Dost, dost elini tutar
Cümlenize selam olsun
Hatır gönül dost kapısını bilsin

Geldiğim gün hanına
Girdim dostun yanına
Dedim; Ne düşerse şanına
Elimde kalsın
Dileyen dilediği huzuru
Yolunda bulsun dedi
YUNUS’ um sözü aldı:

Kaynar kazan taşmasın
Kulu taş yoluna düşmesin
Gerçeğin kapısında
Gördüğü güzel güne şaşmasın
Dert demeden oluşsak
Gülizarda buluşsak denilir
Gönülden gönüle doğruyu Meydan’a getirene
Eğittiği her yavruda vermeyi yar edene
Gözden göze, sözden söze alıştık
Doğru yerde buluştuk
Komşu ile komşu olmaya çalıştık dedi
YUNUS’um selamladı

Yiğit gelir yol üstüne
Kolu görür sal üstüne
Gelir geçer hal üstüne
Değirmende katıksız unu seçer dost üstüne dedi
HAMZA dost oğuldan aldığını
Selamet dedi, sevindi

Çevreye bakmasa da
Çerağı yakmasa da
Günü gelir alışır
Dilenen yol için çalışır
Kaygunun yeri değil
Gelenden soru değil dedi
HAMZA dost dağılanı
Has un ile suyu karıştırıp
Her günün gecesinde kola sürülsün
Yumuşak olsun sarılsın

Mevlana'yım !..

Doğruyu bildik geldik
Seyrine daldık güldük
Gel nazlı her günün dost ile niyazlı
Sevenden kaygu olmasın
Güneşten uzak kalmasın
Her öğünde üç yaprak dut kaynatıp su diye içsin
(?) Yavrusuna
Yaprak gelişene eklenir
İpek böceği misali özü ile saklanır
(?) Üç öğün bir bardak su

Altı atı ağaca bağlama
Sonra da kökü gitti diye ağlama
Geçer gider her yolun yolcusu
Kulun kendisidir gönlünün kolcusu dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Seyre daldık ovayı
Nefes ile aldık havayı
Dost kapısı dedik Yuva’yı
Gelsin dostlar buluşsun
Cümle için çalışsın
Dağlar yolunu açar
Güllerden en güzelini seçer dedi
RABİA sözü aldı:

Ovanın toprağına
Selvinin yaprağına el sürdüm
Gölgesine oturdum
Her satırda okuduğum günü bitirdim
Gelen giden ile soframda olana
Aşımızı yiyelim şükür Allah’ım diyelim dedim
Dost adına niyaza durdum

On bir ayı bitirdik
Ayların sultanına sözümüzü getirdik
Güzelden güzele her anında erişelim
Hayır denilen yolda cümlemiz çalışalım dedi
RABİA selamladı

Ahir ile zahir ile güne geldik
Gönülde olanı sergiye koyduk
Dileyen ile satır satır okuduk
Yola gidenin yoludur
Gelenden kaygunuz kalmaz
Attığı her adımdan
Kimsenin sorusu olmaz dedi
VEYSEL’im sözü aldı:



Yetti bitti dediğin gün
Bal ile baklava yediğin gün
Seyrini bilenden
Dost halini alandan sayıldın
Yerden gökten övüldün
Hak adı güzeldendir
Sevenlere özeldendir dedi
VEYSEL’im selamladı

Mevlana'yım !..

Huydan huyu alırsan
Kuyudan suyu bulursan
Yükün ağır gelecek
Mesafeyi almayı dileyen
Emeğine gülecek

Koğuş askere mekandır
Talimgahı makamdır dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı
KAYGUSUZ’a sordu;
Yoldan gelen güler mi?
Yaprakları sayar mı?
Dost sesini duyar mı?
KAYGUSUZ; Duyar, elbet duyar
Çünkü her gününde
Hak sohbetine doyar dedi
(?)
Yoldan gelene
Gönülden gönüle yol alana
Yolda şeker ile kalana

Aradığımız dostu gönlümüzde buluruz
Yolumuz çok uzakta olsa da
Birliği her an buluruz dedi
PİR SULTAN ABDAL ile KAYGUSUZ selamladı

Çevrene her baktığın gününde
Dostuna çerağı yaktığın yönünde
Bilen bilmeyenle hemhal olursun
Her yaratılmışta Rabb’imi bulursun dedi
Meydan’ın sözcüsü YESEVİ sözü aldı:

Yaktığımız her çerağ
Bilginin Yuvası oldu
Bilmeyenin taş üstünde sözü kaldı
Kum üstüne dizi koyduk
Cümlenizde hazzı bulduk
Yoldan gelen ile söyleşiye durduk
Demedim mi; Açılan yolda gördüm diyecek
Kendinden kendine gerçeği soracak
Ona diyeceksin ki;
Eline aldığın her söğüt
Resulü’nden olur öğüt
Diz üstüne, söz üstüne,
Gönül doldu haz üstüne
Kalan çamaşır yıkanır
Elden ele paklanır dedi
YESEVİ selamladı
(?)
Yoldan gelene

Mevlana'yım ben !

Altı at altı yükü kaldırır
Bir ağaç her birine buldurur
Tane bağlayalım
Hane hane bekleyelim
Günü geldi saklayalım
Yönü geldi paklayalım
  
Birbiri üstüne yığılan ödevde noksan çok olur
Tane tane uygularsan verimi güldürür
Yoğun gelen her bilgi alana yüktür
Yediğin aşı senden önce miden tayin eder
Midene uymazsan dostluğunuza gölge düşer
(?)
Eğitmene

Her olayı sevindim diyecek katlayacaksın
Aldığın bilgiyi birbirine ekleyeceksin
Olumlu olanı şüphesiz bekleyeceksin
Kaygusuz olalım
Yeşil renkte güzeli bulalım
 

ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık. 
  
(?)
Boğazına, maydanoz iyi gelir.

ALLAH’ıma emanet olunuz.


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah