MEVLÂNA’yım ben!

Gülleri gördük güzel
Dallarda saydık
Güzelin tarifine cümlemiz uyduk
Selam olsun
Suyun aktığı yerde
Sevgiliye gönüller gelsin

Doymayı sofrayı açan ile denedim
Sevmeyi hatadan kaçan ile belledim
Dün olanı geçen diye külledim dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Doymayı bilenlerle
Duymayı deneyenlerde
Aradığını bulursan
Kayguyu silersin dedi
YUNUS’um selamladı

Yorganı çarşaf ile katlarsın
Dumanı dost sevgisi ile atarsın
Elinde darlık vermeyen mendili tutarsın dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Çoğunluk doğru ile eğriyi
Kendi bilgisi ile yorumlar
Yargılarken iki doğruyu bir araya getir ki
Hataya düşmeyesin dedi
MERKEZ’im yoğun gelen kayguyu silmenizi diledi
(Soru: ‘İki doğru’nun anlamı nedir acaba?)
Dağılan dört duvar olamaz
Doğruyu belleyen
Kendinden başka doğru yok derse
Dar bilgide kalmış olur
MERKEZ’im selamını cümlenize iletti
(Bir konuda iki ayrı kişiyi dinlersin. İkisinin de görüşü kendine göre doğrudur.
Yargıya varmayın diyerek GARİB açıklar.)


Gölgenin verdiğini
Kulun gördüğünü
Elinle tutamazsın
Ne var ki
Kendi görgünü kimseye katamazsın dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı
Aldı da göl kenarına geldi sulara daldı:

Balıkların halinden
Ördeklerin dilinden
Dost çağrısı bu dedi
Kandile yağı koydu
Gelin alalım, aradığımızı bulalım; ne gölde kalalım
Dayandığımızdan ayrıda kalmayalım dedi
Cümlenizi selamladı

Her dilde sözü vardır
Her çiçekte özü vardır
Kainatta gözü vardır dedi
KAYGUSUZ, SARI ANA ile söze geldi:

Doyduğum sofrada
Doymayan var ise
Sileceğim huyum vardır
Güttüğüm sürüde asi var ise
Bileceğim soyum vardır
Sarı fistan giydi isem
Seveceğim huyumu
Cümle ile paylaşmalıyım dedi
SARI ANA KAYGUSUZ’a sordu;

Yolun tozu göze mi geldi?
Kulun sözü dost ile mi kaldı?
Gelenden gidenden
Yarış mı alındı, barış mı bilindi? dediler
Elden ele, gönülden gönüle barışta olsunlar
Sevgide yarışa girsinler diye niyaz ettiler, selamladılar

Çeşme başı desti ile gelenlere mekandır
Gönülden aldıkları ile seyirde buldukları
Dostlukta güzele uydukları görülür dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Caymadık sözümüzden
Kaçmadık özümüzden
Bulduğumuz gözümüzden
Niyazda duyduk
Namazda uyduk
Sevgide doyduk
Doğuştan aldığımıza
Muhabbet dedik güldük dedi
HACI BAYRAM selamladı

YAHYA EFENDİ’de mola verenler
Gönülden gönüle aşka erenler
Her vakitte dost yüzünü görenler
Almayı vermeyi Hakk’tan bilenler
Varlığa darlığı silenler
Mutluluk sizlerde kalsın
Cümlenin dumanını silsin
Duyan ile uyan ile
Gönülden geleni soyan ile
Her daim el eleyiz dedi
YAHYA selamladı
(?)
Doğruyu eğriyi birbirinden ayıran
Dalı ele aldı ise kabuğunu sıyıran
YAHYA’ya yakın kalan

Doymak, bilen için sonsuza uymaktır dedi
Varlıktan darlığı silen HACI BEKTAŞ sözü aldı:

İğneyi ipliği ele alırsan,
Diktiğin bezi fistan diye giyersen
Beklediğin gerçeğe
Hakk’tan deyip gülersen
Yağdan baldan elini çekemezsin
Dostluğa gölge düşüremezsin
Dağlara bakıp ta varamam deme
Üzüm olmadan veremem deme
Dağlara varılır emeğini esirgemez isen
Üzüm verilir sabrını dizginlemeyi bilirsen
Doğu’ya gidenden Batı’yı sormazsan
Gün gelir güneşe göz kırpılır dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Kepenkleri kapalı ise
Dükkandan alacağın yoktur
Açık olanı ararsın
Buldu isen alacağın çoktur dedi
Kement attığı her olayda tutmayı bilen
YUNUS ile söze gelen PİR SULTAN ABDAL sözü aldı
Beklediği handa gelen ile kaldı:



Yağışta bereket
Bağışta hareket tutarlıdır
Yola çıktı isen gidiş elbet biterlidir
Çünkü her yolun bitişi muhakkak vardır
Rab yolu gelişten gidişe açık dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

MERYEM ile geldik söze
Dost adıyla verdik size
Dağlara selam verdik
Uçan kuşları gördük
Ağaçları hep sardık
Bulutlara yolu sorduk
Dediler ki;
Esen yel ile gideriz
Nerde olursa olsun
Yollara rahmet serperiz
Ne güzel dedik
VEYSEL ile ağacın gövdesine dayandık
Sen ile beni sildik
Gerçeğe uyandık
Ne o zanda kaldı
Ne ben yargıya geldim
Aynı sevgiyi ayrı tepside sunduk
Gayrette gafleti sildik dediler
VEYSEL ile MERYEM selamladılar

Kemal sözün eridir
Yarattığı diridir
Dost yüzü, dost sözü doğruluk seridir
Mümin olan bilir
Mayasını dostluk çevresinde görür
Ne sildiği vardır ne bildiği dardır dedi
KUMANDAN sözü aldı:

Alamam demeden attığım her adım
Veremem demeden içtiğim her yudum
Bilenden bilene yeterince katıldı
Bilmeyenin gönlünden adım atıldı
Ya Allah dedim de döktüm fikrimi
Kendim ile kendime dedim zikrimi
Aldığım verdiğim sendendir ya Rab
Kimden aldığım kime verdiğim
Bilinse de bilinmese de kırılmayacak kab
Övünmeye değil sevinmeye çalışırız
Gerçek yarışı alalım diye soyunmaya alışırız

Dediler demediler kaygum olmadı
Aldığım her bilgi bende kalmadı
Aradığım güzeli bilmeyen bende bulmadı
Ya Allah her zerrem şahit oldu
Bilenleri şehit dedi
Gönüllere öyle yazdı dedi
KUMANDAN üç öğüne üç öğüt verdi:

1- Umutsuzluk ne silahınız olsun ne de cenkte yer bulsun
2- Sevgi sizden öteye Doğu’dan Batı’ya gitsin
3- Doğru kılıcınız olsun eğriyi biçsin dedi, selamladı

Ağaçlara baktığım
Köküne su döktüğüm
her günüm yeterlidir
Verdiğim her söz tutarlıdır dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

Duvarı örenlerle
Dost yüzünü görenler ile
Seyre gelip kalanlar ile söyleşelim
Kendinizi destek görüp
Gönlünüzden olanlara deyiniz ki;
Beklediğim yapı açacağı kapıya denktir
Gelenin gidenin sözü cümleye ahenktir
Ne yargıya varalım
Ne sorguya duralım
Kim olursa olsun saralım dedi
HAMZA DOST selamladı

Az giydim çok yedim
Verenin gönlünü gördüm
Ne somundan dağılanı
Ne suyundan eksileni gördüm dedi
LALELİ sözü aldı:

Destim elimde ise,
Yoldaşım söze gelir
Somun elimde ise
Haldaşım söze durur
Bir yerde yol verseler
Cümle alem dize varır
Kim ki birliğin temelini gönlünde taşır
Kim ki gönlünün sevgisine varlığınca çalışır
Ne somunsuz kalır ne de destisiz
Ne dostsuz kalır ne de desteksiz dedi
LALELİ selamladı

Taze fidan suya gelmiş
Suyu bulmuş söze gülmüş
Gönlünde olan gerçek ile kalmış dedi
RABİA sözü aldı:

Emeğinden çomağından deste deste alırsan
Su başına gelir de gah gölgede kalırsın
Neyden meye güzeli bulursun
Olduğun yerde dolduğun güne niyet kurarsın

Her dileyenle birlik oluruz
Birlliği sevgisinde buluruz
Dost olduk dersek öylece kalırız dedi
RABİA selamladı

Sevmeyi bilmek
Sevgide bütüne gelmek
Kainatta bütün ile olmak dileğimizdir, dileğiniz olsun
Her yüzde sevgili cümleye gülsün
(Soru: Ayşegül’ün Ulusu mu acaba?) Eyvallah

Güneş her isimde dostluğunu bulur
Gölgede bilgisi ile kalır


ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah