BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


Yaprakları dize dize
Toprakları geze geze
Cümle ile geldik düze

Sebeplerin varlığı
Silsin gönüllerimizden darlığı
Gördü isek
Olaylarda zorluğu
El ele verelim de
Kuralım birliği

Geçtiğimiz yollarda
Taşları saya saya
Dalından elma alıp
Yiyelim soya soya

Dost diyenler güzeldir
Gelip geçici değil
Bakanlarda nazardır
Konup göçücü değil

Gitme gel dese bana
Bahçedeki çiçekler
Yollarıma iz verir
Topraktaki böcekler

Uçan kuşlar soracak
Kiminle nerdeydin?
Gönüller cevap verir
Bilerek doğrudaydım

Dörtnala koşan ata
Ben binseydim diyemem
Lokmalar soframdaysa
Bir başıma yiyemem

Erenlerin selamı
Cümlemize ulaştı
Cümle erenler gelip
Soframızda buluştu


(Soru: Özel bir gece mi bu efendim?)

Can Dost’um
Canım dostlar
Dizlere koyduk postlar
Adını hep analım
Zatını düşlediysek
Sıfatlarına sarınalım
Esen yel güçlü ise
Sevgisine sarınalım
Öylece korunalım

Akıl bende göz bende
Gördüklerim hep sende
Seni beni düşünsem
Düğümlenir konuda

Suya elimi koydum
Elimi sarıverdi
Suyu elime aldım
Elimden kayıverdi
Ben mi sarmasını bilmedim
Su mu durmasını bilemedi?



Çıkacağım dağlara
Bakacağım bağlara
Aldığım fidanları
Dikeceğim yollara


Yolları açık bize
Aklımız geçit söze
Aldığımız bilgiyi
Eklersek birbirine
Hizmetimiz katılır
Kainat zincirine


(Soru: Öyleyse su ‘iman’ oluyor, ya da ‘bilgi’?)

Bilgi ile gelmeyen
İmanı yokuştadır
Akıl mantık gönül
Birliği kurduysa
Nakıştadır

Ne çehremiz karanlık
Ne çevremizde duman var
Ne bilgimiz gecede
Ne de zordan aman var

Kulu olalım dedik
Kulluğuna talibiz
Sevgisine sarındık
Dost elinde galibiz

Sorumsuzluk aklıma
Girmedi giremedi
Orda Rabb'imden başka
Hiçbir şey göremedi

Darlığını süsledik
Her renkten çiçeğiyle
Zorluğuna dayandık
Bilginin gerçeğiyle

Üç haline sarınsan
Aşkı ile yanardın
Nasibini umardın
Üç hal nedir? diyen;
Dinlemeye uyandır
Cömertliğe doyandır
Sevgisini koruyandır

Sevgi nasıl korunur? denilir
Sevgiyi sergiye koyarsan
Teşhir edendensin 


Selam Selam Selam


Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

02ekim1987(1)

SOHBETLER

09ekim1987