BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


Çıkalım dağlara biz
Koyalım toprağa diz
Arındırdık dilimiz
Hak katına sözümüz

Gönülden gönüle yol
Ne verdiyse bize hal
Niyet açtık gerçeğe
Söylesin artık dil

Erenlerin sofrası
Bize öğüt verecek
Öğütten alanlar
Tezgâhına serecek

Diktiğimiz ağaçlar
Gerçeğini amaçlar
Kökleri derindedir
Yaprakları serinde

Dürdük emeğimizi
Sevdik yemeğimizi
Ellerimiz omuzda
Sardık yumağımızı

Deste deste kalemi
Ele alıp satanlar
Olmamış meyveleri
Sepetinde satanlar
Her lokmada dursalar
Nefisleri kırsalar
Olup olmadık yerde
Nefes alıp verseler
Bulacaklar gerçeği
Sevecekler serçeyi

Dün senin, bu gün benim
Yarın kimin olacak
Dünün günün gerçeği
Yarın kimde kalacak

Satamazsan ekmeği
Bilemezsen dikmeği demeden
Kendini kendine anlat
Elindeki atını
Güçlü ağaca bağlat
Ağaçlar dostun olur
Sendeki dostu bulur

Dur deme niyetine
Olur olmaza yorma!
Vaktini bildi isen
Saatlerini kurma!



Ne dar giydik
Ne de bol
Her çiçeği sevdik
Dedik ki; En güzel Gül

Güllerini derenler
Dostlarına verenler
Sevgiliye dost olur
Dostlarda sefa bulur

Ellerimiz açıktır
Çözülen diller gibi
Gözlerimiz açıktır
Geçilen yollar gibi

Bağdan bağa geçenler
Üzümüne taliptir
Şarabı buldu ise
Emeğinde galiptir

Her bir emek verenin
Yardımında olanlar
Niyaz ile gelip de
Güzel yerde duranlar
Sebepleri sormazlar
Vara yoğa yormazlar
Hiç yardımsız kalmazlar

Eriştik güzeline
Karıştık ezeline
Ufkumuz açıldı da
Seçilene güldü de
Seçen seçilen ile
Soframıza geldi de
Bildiğinden, gördüğünden
Serdiğinden, sardığından
Çorbamıza katıverdi
Elimizden tutuverdi

Dertlere derman olan
Tarlada harman olan
Dostuna, dostlarına
Durduğu postlarına
Selam olsun diyelim!
Selam fistanlarını
Hep beraber giyelim!


S
elam olsun!

Selam Selam Selam

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

15aralık1988

SOHBETLER

23aralık1988