BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


Yollarında gezindim
Gerçeğini bulsam diye
Gördüğüm her güzele baktım da
Dedim niye?
Güzel görmek haslet midir?
Görüp de bilememek uzlet midir?

Bir adım bir adıma
Öncü diye bakar
Bir gönül bir gönülde
Aşk ateşini yakar
Bir el öbür ele
Dilenen suyu döker
Zor günleri aşanlar
Yakasına gül takar

Güldük söyledik
Vardık Erenler sofrasına
Her birimiz
Özlemle baktık
Nur çehrelerine
Dağları aşıp gelen
Dilenen güne varan
Kullarına selam dediler
Bir balık tanesinde
Binbir umut gördüler
Salıverdik gölüne
Geliverdik Gül’üne
Sarındık her haline
Selam verdik dostlarına

Geçtiğimiz her ağaç
Kaydetti niyazları
Dediler ki;
Niyetine uymayanı gördüysen
Der misin? Yedik ayazları

Her kulunun kaderi
Kitab’ında yazılıdır
Kulu için niyet
Sadece Rabbimindir
Rabbim kulu için
En güzelini yazar
Kulun eli,
Kulun dili ile çözer

Biz gittik bizim ile
Uyduğumuz sözün ile
Gördün bizi gözün ile
Senden Sana sığındık
Senden gelen ile öğündük



Üzüm bağına girsen
Otlar bürümüş görsen
Yolar arındırırsın
Asmayı toprakta barındırırsın

Her ağaca
Bülbül de konar, karga da
Ağaç hiç birine omuz silkmez
Yüz çevirmez, dalını devirmez
Ağaç gibi olalım
Barındırıp korunduran
Besleyip ısındıran
O ağaç ki;
Hem resmini, hem sesini koruyandır

Girdik şehrin havasına
Baktık cami havasına
Gök ve yer birlik olmuş
Birliğinde gerçeği bulmuş
Âlemlerin Rabbine
Kulluk niyazı etmiş
Biz bize, diz dize, göz göre
Sözlerimiz birlendi
Seslerimiz gürlendi
İki güvercin olup
Gök kubbede dolandı
Dolananlar; İBRAHİM ile EYYÜB
Demeyin ne olacak?
Nedir bizdeki kayıp?

Adın ile geldik Sana
Adın ile güldük sona
Açtık erlik kapısını
Sevdik yokluk yapısını

Her birimiz alıştık
Senin için çalıştık
Erenler sofrasına
Aşımız ile katıldık
Katalım tuzumuzu
Tadı gelsin yerine
Selam verip gidelim
Her kulunun serine
Selam olsun


Selam, Selam, Selam

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

04ekim1988

SOHBETLER

13ekim1988