BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Akan suyun yatağında
Aşınan taşları gördüm
Dileyenin eline
Aldığım kumu verdim
Sıvanmış yapılarda
Dost adına açılmış kapılarda
Gelenler selam verir
Duranlar gerçeği görür

Yaratılan çeşit çeşit
Görünmez hiç bir eşit
Kimi tadı verir acıdan
Kimi tatlıdan
Kimi ekşiden
Kimi tuzludan
Hiç birinin yerini
Bir diğeri almaz
Hepsini bir araya koysan olmaz

Dün girdiğin bağda
Yapraklar yeşermişti
Bugün gördüğüm bağda
Üzümleri ermişti
Emeğini verenler
Sevgileri kurmuştu
Yarını düşünürken
Ancak elimde olana bakacağım
Oluşan gelişen düzenden
Kendime olanı alacağım

Aynı asmadan
Aynı salkımdan üzüm
Kiminde pekmez
Kiminde sirke olmuş
Gerekli olmayan var mı?

İnsanın yapısını
Gönlünün kapısını
Yine insan kendi açar
Rabb'imin rahmetini
Her an her yerde tutar
Bilen görecektir
Sevgi ile erecektir

Benim giydiğim fistan
Senin için dar olur bol olur
Sen senin için olanı
Kendine seçersin
Ve kendi kapını
Kendin açarsın

Geldik erenler bağına
Girdik sevgi ağına
Yolda gelenler gördü
Renklerde oluşanı sordu
Denildi ki;
Gördüğümüz renklere
Katılmayan çoktur
Her bir rengin gerçeği
Binbir seyirden çoktur
Yeşilin her perdesi
Bilginize varacak
Zan perdesin aşana
Erenleri soracak
Akıl peşinde misin?
Gönül düşünde misin?
Saymayı bilmediysen
Çocuk yaşında mısın?



Belli sınırlar aşıp
Zannını uçurduysan
Kaynayan tencereden
Suları taşırdıysan
Aman dur de aklına
Düşme taklit peşine

Çevremiz güzellerin
Nefesiyle doludur
Her birimiz sevgiliye
Varmanın hevesiyle yüklüdür

MEVLÂNA adım adım
Verdiyse yolumuzu
YUNUS EMRE severek
Tuttuysa elimizi
Resulü sevgi ile
Yaktıysa gönlümüzü
Bize bizi anlatan
Bizi cümleye dinleten
Bizi emirleriyle donatan
Rabb'ime niyazımız
Her andır, her gündür

Zannımıza sığmayan yüceliği
Kulluğumuza kattığı onurla
Dostlarıyla dost olmamızı
Gururla hizmetine soyunmayı
Sevinçle bize bizden yakın olan Rabb'im bilmez mi;
Ne halde, ne yolda, ne gönülde gittiğimizi

Bir hurma tanesini
Katık yapayım diyen
Rabb'in verdiği diye
Kuru ekmeği yiyen
Resulü değil midir?
MERYEM'i doyuran
Bir hurma değil midir?
Sırtını dayadığı ağaca yaslanırken
Saçları acı acı ıslanırken
Kucağında İSA ile hurmadan beslenirken
Tesadüf deyip şaşmadı
Şaşıp da yollara düşmedi

Kara üzüm ateş alır
Yiyenleri şifa bulur
Bir salkımı doyurur
Sevenleri kayırır

Geçtiğimiz her günde
Niyazlarımız okundu
Emeklerimizle ipekler dokundu
Kimi gelenden sakındı
Kimi gidenden
Amacımız bulmaktır
Resulünün hali ile kalmaktır
Sevgisinde buluştuk
Her an Rabb'i anmaktır

O kapıyı gördükse
O yollara girdikse
Dağılanı taşlarız
Bilgimizi katlarız

Selam Selam Selam

Allahu Ekber Allahu Ekber Allahu Ekber

Lailahe illallah Muhammeden Resulullah

23mart1990

SOHBETLER

19nisan1990