BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM


Ekinlerin yeşerdiği
Güneşinde pişirdiği
İnsan için bereketi taşırdığı
Günler bize aydın olur
İnsan verdiği emeğin karşılığını alır

MEVLÂNA
’yla sohbetimiz
Meydan yerinde olur
Erlerin söyleştiği
Erenlerin paylaştığı
Sözler yerini bulur

Ekinlerin boyunu
Bilenlerin huyunu severiz
Güneşinde ermişse
Başakları överiz

YUNUS
ile dolanır
PİR SULTAN ABDAL
ile söylenir
Dilden dile ulaşan
Hallerinde buluşan
Güzelde peyleniriz

YUNUS EMRE
dur dese
Bir tek kum tanesine
Her zerresi ulaşır
Sevenlerin gönül hanesine


PİR SULTAN ABDAL
sordu;
Kum tanesi
Sende mi, bende mi, zanda mı?


YUNUS EMRE
dedi ki;
Bilir misin başda mı sonda mı?


MEVLÂNA
adım adım
Yürüdü toprağında
Dedi her adı yazılıdır
Kâinat yaprağında
Bir kumun tanesinden
Hesap göreniniz mi var?
Nisap soranınız mı var?
Dünya kuranınız mı var?



MERYEM tende güzele

Bende özele baktı
İnsan için insana
Nurdan kandili yaktı
Dedi ki;
İnsanın birliğini
insanlar bilmelidir
İnsanlar sevgi ile birbirine gülmelidir
Rabbim dostluk kurana
Dost ellerini verir
Dosdoğru yola gelen
O’nun adımı ile yürür


YESEVİ
selam verdi
Hem sağa ,hem de sola
Cümlemiz uyduk dedi
Geçtiğimiz bu yola
Çevremiz güneşine
Açtık kapı penceremizi
Ocağına oturttuk tenceremizi
Bilgimiz tutarlıdır
Sevgimiz cümleye yeterli
Soframız açıktır
Her selam verene
Selamet dileyene
Her birimiz selam verdik
Hep bir elden soframızı kurduk
Cümle âleme niyaza durduk
Her dileyen katılır
Ne derlerse desinler
Pak suyundan geçilir


Selam olsun,Selam olsun,Selam olsun

Allahuekber,Allahuekber,Allahuekber

Lailaheillallah Muhammeden Resullah



18şubat1999

SOHBETLER

19mart1999