(Mevlid Kandili)

KORUYAN VE BAĞIŞLAYAN
ALLAH’ın ADIYLA


Yüce Rabbim
Senin varlığın
Cümlemizin darlığını silsin
Dünyamıza yurdumuza
Senin nurların insin
Doğrudan ayrılmayalım
Eğride çare bulmayalım
Sevelim, sevilelim
Övelim, övülelim
Bilelim ki;
Dünya bize değil
Ahirete yönelene aydın olur
İnsan kendini
Ağaçta, yaprakta,
Toprakta, suda,
Canlı her varlıkta
Sevgisi ile buluşur

MEVLANA’ya sordum
Sevgi nedir?
İlim, bilim,
Her varlıkla
Bölümdür, bölüşmektir
Yaratılmışa ulaşmak
Sevgili ile buluşmaktır
Ve O’na kavuşmaktır

YUNUS’um ile dolandık durduk
Ağaç altına oturduk
Sofrayı kurduk
Gelen giden katıldı
Karıncalar bile nasibine atıldı
O karıncalar ki;
Toprak altı, toprak üstü askerleridir
Bilsen bilmesen yolunun erleridir
Hay YUNUS dedim
Karıncaya dahi ses verdiysen
Toprağın altında üstünde
Süs gördüysen
Ne mutlu sana
Mutluluk cümleye olsun dedi
Sevgisini günlerin sayısına ekledi

PİR SULTAN ABDAL
Atını mahmuzladı
Zorlukları omuzladı
Dedi ki;
Dünyada cenneti, cehennemi
Yaşatan insanlar
Elbet yaşadıkları yere ait olacaklar
Doğruda olanı o zaman görecekler
Ben dedim
Zanda zamanda mıyım?
Sözde tufanda mıyım?
Sen dedi
PİR SULTAN ABDAL
Gündesin, yöndesin,
Yandasın, sondasın
Attığın adımların sırrındasın
Seç seçebildiğince
Geç geçebildiğince

SARI ANA’ya sordum
Eteğinde olan ne?
Eline aldığın kim?
Gönlüne baktığın nerde?
Dedi ki;
Eteğimde gelenler
Elimde tutanlar
Gül bahçeme gül katanlar
Her birine selam olsun
Selamet cümle alemi bulsun

HACI BEKTAŞ’a sordum
Alan kim, veren kim?
Aldığını gören kim?
Dedi ki;
Alan da veren de Rabbimdir
Yeter ki gören kul olsun
Çevresine gün doğsun

KAYGUSUZ’a sordum
Günler geceler gelir geçer
İnsanlar benliğini korur göçer
Ve öyle insanlar
Çevresine huzur saçar
Ne güzeldir bilenler
Ne aykırıdır çizenler

HOCA AHMET YESEVİ
Döne döne geldi
Durduğu düzende
Dedi ki;
Yazana uyalım
Yazanı duyalım
Her an Yazanla olalım ki
Aradığımızı bulalım
Kimi dağda, bayırda
Kimi ovada, çayırda
Kimi denizde, deryada
Ararlar, ararlar, ararlar



Ne aradıklarını bilmezler
Ne de aradıklarını bulurlar
Öylece kalemsiz, kitapsız
Örneksiz kalırlar

KAŞGARLI’nın sesi yakından gelir
Gelir de her birimizi bulur
Der ki;
İğne iplik dikmek için
Sular bağına dökmek için
Düzensizlik yaparsan
Ağına düşmek içindir
Yazanına uyalım
Varlığını duyalım
Aklımızı başımıza koyalım
O baş sevgisiyle cennetine götürür
Sevgisi olmayanı gün gelir bitirir
Bizi göreni
Bizi duyanı
Bizi bileni
Biz de bilelim
Aykırı düzende kalmayalım
Günlerin en güzeline geldik
Aykırı yorum yapmayalım
Kardeştirler diyelim
Rabbimin emrine uyalım

ŞEMS’in kapısında durmak
Aydın olanı görmektir
Görgünü yıkamak demektir
Sevgini aklamak demektir
Emeklerini paklamak demektir
MEVLANA ile çıktığı yolda
Beklemek demektir

HACI BAYRAM’a sordum
Dostu dosta bağlamak
Yoluna ün katmak mıdır?
Yolunda gül kokmak mıdır?
Yapılan her hizmeti heba etmek midir?
Dedi ki;
Selam verdiğin erler
Yolunu beklerler
Sevgini verdiysen eğer
Sevgiliye koşarlar
Her an sevgi ile coşarlar

OLUHA’nın elinde kandil
Dedi gelenin gidenin elinde mendil
Kimi ağlar
Kimi gidene mendil sallar
Ben bunu anlayamadım
Boş sözü dinleyemedim
Bildiğim tek şey
Her yaratılmışı dost bilmek
Her yaratılmış adına gülmek
Sevmek, sevmek, sevmek
Kim olursa olsun
Nerden gelirse gelsin

MERYEM ile sözleştik
Her sözü paylaştık
Her pirinç tanesinin
Çığlığını işittik

MERYEM dedi ki;
İki alemde dönerim
Bu alem için yanarım
Rabbimin verdiği emir ile
Gönülleri sularım
Derim ki;
Sakın yanılmayın
O birdir birliği kurar
Sevgisi ile benlikleri kırar
Bugün bizi inciten
Yarın için hazırladığı tezgahı kurar
Kardeşiz kardeş kalalım
Bu güzel iki günde
Gerçeğini görelim

HZ. FATIMA dedi ki;
Yollarımız birdir
Birlik olalım
Birlikte selameti bulalım
Uymayan uymasın
Allahım uydurur
Düzenini
dünya alemde buldurur
Şüpheleri silelim
Kitabımızı bilelim
Bilenlerle olalım
Sevgiyle kalalım

HZ. ALİ dedi ki;
Çevremiz devrinizi buldurur
Hayırlı olan günde
Hayırlara erdirir
Cümle aleme selam olsun
O’nu bilenler selamete ersi
n

Selam olsun
Selam olsun
Selam olsun

Sana inandık
Sana güvendik
Sana sığındık Allah'ım

25aralık2014

SOHBETLER

22ocak2015