EYYUB SULTAN HAKKINDA

Ebu Eyyûb El-Ensarî, doğum adı Halid bin Zeyd bin Kuleyb ( ö. 672 veya 674), Hicretten sonra İslam peygamberi Muhammed'i Medine'deki evinde misafir eden ve Türkiye'de "Eyüp Sultan" olarak tanınan sahabedir.
Hazrec kabilesinden olan Eyüp Sultan hicretten iki yıl kadar önce hanımı ile birlikte Müslüman oldu. 622'de gerçekleşen 2. Akabe biatında bulundu. İslam peygamberi Muhammed'i Mekke'den Medine'ye göç ettikten sonra yedi ay kadar evinde misafir etti.
Bu sebeple kendisine bu olaydan sonra Mihmandar-ı Nebevî veya Mihmandar-ı Resul de dendiği olmuştur.
İslam peygamberi Muhammed'le beraber Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Hendek Savaşı, Hayber Muharebesi, Mekke'nin Fethi ve Huneyn Muharebesi başta olmak üzere bütün gazvelere katıldı. Savaşlarda peygambere bir zarar gelmesin diye hiç yanından ayrılmaz,
bazı geceler onun çadırı etrafında nöbet tutardı. Peygamberin vahiy katiplerinden olan Eyüp Sultan kendisine sorulan pek çok dini konuda, fetva verdi.
Halife Ebu Bekir zamanındaki savaşlara, halife Ömer zamanında yapılan Suriye, Filistin ve Mısır seferlerine, halife Osman zamanında Kıbrıs seferinde katıldı. Kendisi sağlıklı olan herkesin Allah yolunda savaşa katılması gerektiğine inanıyordu. 90'lı yaşlarında katıldığı ikinci İstanbul kuşatması sırasında şehit olmuştur. Vasiyeti üzerine İstanbul surlarının dibine gömüldüğü rivayet edilir. İstanbul'un Fethi'den sonra Akşemsettin manevi keşif yoluyla mezarını buldu. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un fethinden hemen sonra mezarının bulunduğu yere cami medrese, imaret ve hamamdan oluşan bir külliye inşa ettirdi. Osmanlı padişahları Eyüp Sultan Türbesi önünde yapılan kılıç alayı ile tahta çıkardı. Mezarının bulunduğu Eyüpsultan ilçesi ismini ondan almıştır. (Vikipedi)

Ebu Eyyûb el-Ensarî'nin mezarı (türbe), Eyüp Sultan Camii, İstanbul



"Eyyüb'üm selam verdiŞ yoldan gelene sordu;
Akdeveyi gördün mü? Akfistanı sardın mı?
Akıldan aldığını Dost adına sordun mu?
Gelmeyi dileyenden bilgiyi eleyenden Allah'ım razı olsun
Bildiğini temelinden aldım desin
Her yumağın vergisini düğümsüz sarmayı huy edinen
Hay diye diye kendinden kendine dönendir
Gölgeden çıkıp ateşi ile yanandır
Hay allahım hay diyelim
Kevser şarabın içip sarhoş olalım dedi
Eyyüb'üm selamladı"
                                             24/10/1985