GÜNLER

3.02/03 1968
her gün oku hergün allahın günüdür onun için her gün
ibadetin de her gün oluyor
yalnız mümin kullarının günleridir cuma günü
o gün bayram sayılır
sen de allahımın mümin kullarından olduğun için
senin de bayramın cuma günü
salı günü de salihlerin günüdür
o günün de ayrı bir kıymeti vardır salih kullarına
yoksa her gün iyi güzel ve uğurludur
(?)
evet salı günü kurulmuştur
ve salih kullarına da onun için o günü allahım hasretmiştir
 
02 mart 1969
mayıs ayı çok güzel ayların en güzeli
öbür aylar çirkin mi hepsi çok güzel
günlerden hepsi güzel amma cuma hepsinden güzel
o gün ibadet günü allaha varmak günü
allahtan dilerseniz affolunmak günü
onun için günlerin en güzeli

28 ocak 1970
 gününü kul hazırlar yolunu çizer olayın hayır vermeyenine ulusu mani çeker

28 ocak 1970
ömrün uzunu geçirdiğiniz hayır günüdür
hayır gün size neşe veren kötüden uzak olan gündür
gailenin üzerine çıkılan gündür

04 şubat 1970
nefis denen kördüğüm sabır ile çözülür
bunu bilen cümle kul fena güne yumuşak girer
günün fenası olmaz derim size her vesile ile elbet olmaz
ne var ki
dileğine uymayan gününü kara gün der
yumuşak girerse dumandan sıyrılır

24 mart 1970
aydın gün geçirmek istersen dünya malını dert etme

25 eylül 1970
aydın gün nedir gönüle duman katmadan geçirilen gündür

21 mart 1971
gelmiş göçmüş cümle ruhlar cumayı dünya kulu ile beraber geçirir
cumanın bayram dendiği bundandır
ibadetin cuma günü oluşu bundandır
ibadetten maksat cuma gününün ayrı gün gibi gösterdiği

17 nisan 1971
gül bahçesi seherde tanrısını anar rahmetine erer
sabahı unutmayın perşembe gecelerini geçirmeyin
ibadete yer verin dünya gailesini silin

06 temmuz 1971
damın örtüsü kulun katkısıdır
cumanın katkısı kulun sevabıdır

23 haziran 1971
geceyi ay ile yıldız süsler ruhunun gönül yolunu besler
her çıkışın günü verilir perşembe gecesi bir adım atılır

16 eylül 1971
kim ki geceye aydın bakar gece onu kayırır elbet
ne gece seni ayırır ne de gündüz kayırır
kul geceyi güne niyeti ile katıştırır

19 ekim 1971
güzellik her kulun uyuşunda gününü duyuşundadır
her kulun gönlü müstesna günlerde hamur misali yoğrulmaya yatkındır
duası da kabul olunur
dünya yükünden sıyrılıp kendini duyanlara gidene duacı olanlara
açık yol görünür
onun için öyle günlerde gidene ne mutlu denir
ne var ki
kulun mübarek olması güne bağlı değildir

27 ocak 1972
her günün değeri kulu kula bağlamasındandır

17 mayıs 1972
günün altısını dünyaya birini ahirete ayırsa çok mu
demek değildir ki altı günü dünyaya ver
ahiret her gün gönlünde olsun allahım her an anılsın
ne var ki
cuma alemini değiştirenlere bağış ile geçirilsin
bağıştan maksat dualardır
cumanın hikmeti ondandır perşembelerin rahmetinden

06 haziran 1973
cumanın fazileti çarşambada yok mu
allahım her günü kuluna vermiş dilediğini her gün bulsun demiş
mesnetsiz sözün kayıtlı olmadığı bilinsin
cumanın özelliği salının güzelliğini gölgeler mi

08 haziran 1973
 cumayı niyazıma açtım salıyı gönlümce seçtim
çarşambaya sevap günü diye baktım pazarın geldiğinde ocağı yaktım
 perşembe niyetimi açtım pazartesi etrafıma baktım cumartesi hesap defterimi açtım
düşündüm günlerin faziletini ayırmaya çalıştım gücüm yetmedi
günü günden ayıran güzel gün deyip kayırana dedim

20 haziran 1973
mümin yolu alır günümüz hep şen olur
cümleniz güzel güne hayır diye başlayınız
hayır olduğuna inanınız

19 nisan 1975
cumanın özelliği kulunun güzelliğindendir
nasıl dendi cümle kulu cumada denendi
elbet her günün değeri yaratandadır
ne var ki
cumayı kulu bezetir

20 kasım 1975
büyük gün nedir dendi
doğum ve ölümün son bulduğu gün
neden son gün denir
çünkü damlaların deryaya katıldığı gündür

12 ocak 1979
gökte ve yerde bilinen senden sana iletilendir
her yıldız altı günün dengidir
yedinci günün doğuşu aydan alacağı güzeli öyle bulacağı bilinir
elbet bizim bilgimizdir
nedir dendi
altı gün yıldızların yedinci gün ayın tesiri altındadır
yedinci gün hangisidir dendi
cuma

12 ocak 1979
dünyayı bilenin ayı yakın görenin günleri sayması
devrini yapısına göre çözmesi elbet kulun kendi bilgisine sığmaz
günler yönlerini yıldızlardan alır
kulun bilgileri öylece birbirine eklenir
-yön nedir-
gördüğün yıldızların neşrettiği akımlar
her gün aynı akımı alsa dünyanın düzeni olmazdı
değişen akımlar gelişen düzeni kurar bu olay da kuluna yarar
yıldızların verdiğini söyler misiniz diyene sözüm
elbet vereceğim
ne var ki
günde değil
aydan alına nedir dendi
ay her zaman sevgi neşreder
yani neşrettiği akım yapıcı birleştirici emsalini ayırmaksızın bir tutucu
titreşim şeklinde dağılmayan enerji nakleder
dağılmayandan maksat toz değil hazdır

şubat 1979
dünya gününü cumadan verelim
aydan aldığı kulunun haline uymasını dilediğidir
aydan gelen enerji buhar şeklinde yoğun gelir her kulu nasibini alır
eğer bedende yapıcı etki kaldı ise birbirine eklenir
gözle görülür mü denildi
görmeyi dilersen görürsün
sadece kendinde asla menfi akım bulunmasın
menfi akım nedir dendi
olumlu olumsuz kulun her olayı olumlu yönden görmesi gereklidir
olumsuz görmeye alışan kul bedene menfi akım yükleyen kuldur
her yazımızda olayları güzele alınız dediğimiz odur
gülü dikeni ile toprağı çamuru ile toprağı taşı ile seversek
aydan gelen yoğun enerjiyi görmüş oluruz
-ay tutulmasında ne oluyor-
günün dönüşü dünyaya verişi asla değişmez

şubat 1979
her cuma onu anacağız derseniz o her günün yaratıcısıdır
her gün aldığımız cumayı oluşturur sevgilileri buluşturur

11 mart 1980
yerden aldığın dünya nasibi sudan aldığın mana nasibi
havadan aldığın yumuşak günün iki alemin nasibi
kulun sevindiği gün yumuşak gündür

29 mart 1983
cuma günü selâda geldiğimizi daha önce söyledik

10 kasım 1983
gününü yerden değil kendinden alana
allahım her anında yardımcı gönderir

12 ağustos 1984
nıgunahım  olumsuz güne ah ettirme allahım demektir

29 kasım 1984
geçen ne olursa olsun bitendir güne getirme
gün ne getirirse şükret de ki hayırdır
yarına asla sofra kurma günden sergiye koyma
gün güzel gelen gün bu günden güzel diyelim meyveyi gününde yiyelim
gününden önce yenen meyve hamdır yorar burar
gün ne olursa olsun almaz senden karar öyle ise
gönlünüz açık olsun gelen günde güzel sizi bulsun

Sohbetler Derlemeler
YAZICI


Derlemeler1968-1986 yılları arasında
© Sabahat AKŞIRAY tarafından alınan sohbetlerden
  elde mevcut olanlara göre derlenmiştir