İDRAK

28 eylül 1970
burada eğrilik yok çünkü idrak var

17 mart 1972
mesneviden söz edilse günde yerini bulsa denilse
günde her olay yerini bulabilir eğer kul dolaya uyabilse
günün kuluna vereni anlatmak yersiz
çünkü idraki onu ölçüsü içine alabilecek kapsamdadır
ne var ki
vurdum duymazlık hali mevcuttur

29 ocak 1973
gönlünü yokla onu orda bulacaksın
kulun tek hatası onu sadece düştüğünde idrak edişidir
allahım kulunun hatasını affedicidir
idrak ettiği an bütün hatalarını siler

22 şubat 1973
hak olan idrak göç ile başlar
dünya idraki mantığın alabildiği kadardır
her kul aynı idrake sahip midir derseniz
kul mantığını çok yere bölerse idraki elbet kısa kalır
men edilen her olay kulun selametidir

02 nisan 1973
her kul allahım der zulmette ona sığınır
 çünkü sığınılacak sadece o olduğunu ancak zulmete düştüğünde idrak eder
idrake zulmetten önce varsa olana zulmet demez dert deyip dövünmez
çevreni saran dumanı gölge verdi diye sevmezsen rahmete nasıl kavuşursun

15 ağustos 1973
idrakten önce sadece can ve beden vardır
idrakte beden silinir can ile canan buluşur
hakikate erişte sadece o kalır
candan da canandan da öteye geçilir
çünkü can da cananı da maddeleşmiş halidir

27 ağustos 1975
idrak bedenden nakleder ol denen var olandır
ne var ki
beslenmeyen atmosfer akım ile doludur
akım almayan ruh uykuludur
dünyaya geliş akım alıştır uykudan uyanıştır
kulun bedenden ayrılışı akımın ötesine geçişidir
ne var ki
artık her ruh akım ile yüklüdür

17 ekim 1975
kulun toprakta kaldığı ruhun yolunu aradığı doğru mudur denir
ruh bedenden ayrıldıkta hakikati idrak eder
beyin olmayanda idrak var mı denildi
idrak beyinde değil ruhtadır
beynin idraki ruhun verdiğidir

22 kasım 1975
yok olan anılmaz var olan inkar edilmez verdik o  her kulda var
 idrak edebildiğin kadar cüzi iradeni kullanmış olursun o senin kulluğundur elbet
ruh ondandır kendi halinde onu bilir
beden ancak idrak edebildiği zaman ölmeden ölür

22 kasım 1975
yunusum der ki
külli iradem yanar tutuşur cüzi iradem arar koşuşur idrakte ancak ikisi buluşur
beden ile ruh ancak o zaman kavuşur

25 nisan 1980
can bedende oluşur ruh gidende gelişir gittiği yerde bilişir
değişen olmadıkça ruh ayrıya geldiğinin idraki içindedir 
ne acele eder ne çekimser kalır gördüğü aydınlıktır doğruyu görür
ne demek dendi
her yaratılanın varacağı yeri idraki dünya perdesinin örtüldüğü anda başlar
dost dediği var edilenle birliğe gelir var olanın idraki gölgesiz ölçüsünü bulur
onun için uzun yatanla kısa gidene dert etmeyin 
örtü elde olaydı dileyen açabilseydi kısa güne talip olurdu

24 ocak 1981
içimizde o var ve onu idrak edebiliyoruz 
allahı idrak edebilmemiz için bedenli olmamız şart
diğer bedensiz canlılar onu idrakten yoksunlar

16 haziran 1985
yedi kademe ve onsekizbin alem
bu kademe ve alemlerde idrak tekamülüne devam ederler

Sohbetler Derlemeler
YAZICI


Derlemeler1968-1986 yılları arasında
© Sabahat AKŞIRAY tarafından alınan sohbetlerden
  elde mevcut olanlara göre derlenmiştir