28 Mart 1975
(Sözlü tebliğ)
1 Güzelliğin
çerçevesi göz.
Güzel çirkin ne ile ifade edilir?
Güzeli çirkini söz bilmez, göz
bilir.
Gözünü kapa, güzeli çirkini
bilmezsin.
Meyve alamadı isen ağaç
çirkin mi olur?
Ağaç güzel, çerçeve için de
güzel.
Meyve vermedi ise, olumsuzluk.
Olumsuzluk, amma çirkin
değil.
2 Sonsuzluk,
çerçevenin dışına çıkar.
Sonsuzlukta çerçeve
yoktur.
Sonsuzluğu
bulmak;
ölmeden ölmek,
çerçevenin
dışına çıkmak.
3 YUNUS’a dünya gününde
sormuşlar:
‘Ölenden misin, kalandan mısın?’
‘Öldük gayri.’ demiş, ‘Kalanı
gömdük.’
(Kalan nedir?)
Bohçası. Dünya bohçası.
Bir takım çamaşırı.
‘Yedik içtik, günü geçtik.
Ar ile piştik, AŞK ile
koştuk,
biz de bu işe
şaştık.’ demiş.
4 (Özlenen nedir?)
TABDUK EMRE YUNUS’a bir gün
demiş ki:
‘Sende sertlik, sende mertlik,
nerde buldu gönül dörtlük?’
demiş.
YUNUS demiş ki:
‘Mertlik, sertliği yenmeye.
dörtlük; YARATAN, yaratılan,
RESULÜ, öbürü de kulluk.’
demiş,
gönlü dörde bölmüş.
5 Halde olan
çerçevenin içinde olur.
Yolda olan, onu çerçevede görür.
Aslında halde olan çerçevede
değil.
Yolda olan onu öyle görür.
Halde olmak nedir?
Hal; suda, havada, kumda, toprakta,
ağaçta, yaprakta kendini
bulmak.
6 Duvar konuşur mu?
Konuşur tabi.
Dilini bilene
konuşur.
Duvar der ki:
Ben seni
soğuktan korudum,
ben seni sıcaktan
sakladım,
ben senin edebine
perde oldum.
Haldeki bunu bilir,
Yoldaki görür.
7 (İrtibatın
kesilmesinden sonra, SABAHAT AKŞIRAY BEDİİ BEY’e, ‘Girdik gene
çerçeveye.’ demiştir. BEDİİ BEY, ‘Çerçeve burası mı?’ diye
sorunca, aldığı yanıt ‘Evet.’ olmuştur.)