7 Ocak 1977

MEVLÂNA’yım ben!

1 O yandan, diyenden ALLAH'ım RAZI olsun, sevdiği kadar sevilsin, bildiğince bulsun, bulduğunca görsün, gördüğünce versin. ALLAH'ım cümleden RAZI olsun.

2 Geldiğimiz bildiğimiz kadar değil, uyduğumuz kadardır. Gönül kainata söz atar, göz atar. Ne var ki, aldığınca tutar. Ayağımız yerde, gönlümüz GÜL'de olsun. Al gülün güzeli, sarı gülün gazeli sorulmaz. Görende kalır, gördüğü gibi alır. Sahip olan kimdir? YARATAN, yarattığını GÖZETEN. Gemiyi bilendensen, deryaya uydun derim.

3 MEVLÂNA'yım söz ile, MEVLÂNA'yım ÖZ ile. Geldim buldum, sevdim döndüm, SAHİP OLAN'a uydum. Sorumuz yerden katıldı, sorgumuz gönülden kesildi. Yelden selden gelene, 'Yıkandı toprak.' diyene; 'Güzellik, görende.' derim. Niyaz ettiğin her an, yolunu açtığın andır. Niyaz oldurur, AŞK buldurur. El ele verdikte, gönüller bir oldukta, halkalar seveni sevilenle kavuşturur.

4 "Toprağı taşı ayırsam, kulu kula kayırsam; sevenden olur muyum, YUNUS diye anılır mıyım?" dedi, YUNUS'um sözü aldı.

5 "HAK ile BİR olayım dersen, halkı bul, halkta HAKKI gör! 'Aç aça el açmaz, tok aça gönül açmazsa halkın seyri bozulur.' diyene de ki: Halkın seyri HAK'tan uzak kalırsa bozulur. Ne var ki, halktan uzak kalırsa, yozulur. Yozan mı, yozduran mı suçlu? Soruya verdim. Yozduran, yozanın dayandığı mıdır? Elbet değil. Yel ile sel ile gelene uyan dedik. Öyle oldukta, yozduran olmaz. Yozan vardır. Günahı sevabı kulun kendinindir."

MEVLÂNA'yım!

6 'Sezdiğim.' dediğin her olayda güzellik vardır. Neden? Kulun atmosferinin genişliğinden. Genişledikçe akım çoğalır. Akım çoğaldıkça alış elbet genişler. Genişlik, verişe götürür, kulun sevabını arttırır. Soğukta sıcakta  alacağını güzel gör, soğukta sıcakta vereceğini güzel bil. Dayandığına şüphesiz güven. Güven ki, güzellikler sana açılır.

7 "Gönülden aldık, doğuştan bildik, deryaya gönül verdik." dedi, EYYÜB'üm geldi.

8 "Sağımda solumda gördüğüm, AŞK ile gönlümde sardığım, sır deneni sırladığım, 'OL' deneni derlediğim günde GÜLÜ’ne uydum. Ağaç dalı bükülür, yaprağı dökülür, aşıkta AŞK nasıl bükülür dedim, gönülden GÜLÜ'nde yolunu gördüm."

9 "El deryada, ayak toprakta olursa göreceğin balıktır. Gönül deryada kalırsa bulacağın HALİK'tir." dedi, adını sorana verdi. 'Aydın geldim, sordum aldım.' diyene.

MEVLÂNA'yım!

10 Koğuk neye yarar diyene, garibin birine derim. Nerden geldim, nereye giderim diyene değil; buldum, şükür diyene. Açılan kapıdandır, işlenen gönüldendir. Sudan geldik, su olacağız, deryayı bulacağız. Yozanı dedik, yozduranı aradık. Rahmetini alsak, çamurunu görsek, sözü öyle bağlasak. Toprak çamur oldu ise yozandan mı? Rahmet bol oldu ise yozdurandan mıdır? Nadan olmayalım, gönül kırmayalım. Doyumsuzluk uyumsuzluğa denktir denirse de, doymayı bilmek uymaktan gelir, gönüller cümle ile BİR olur.

11 Selamı sizlere olsun, gönüller GÜL ile dolsun. ALLAH'ıma emanet olunuz. Uyunuz, bulunuz, birlikte görünüz. Birlik, beraberlikten gelir.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

nadan: bilgisiz, cahil.