|
31 Temmuz 1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 YÜCE'nin YOLU'na, söz
verildi kuluna. Kucak dolusu sevgi ile geldik, 'SEVGİLİ'den.' dedik,
sözümüz verdik. Selam olsun. 2 Dayandığımız
ağaç denilir, gelenden hal sorulur. Günümüz halimizin kaydına yazılır.
Dağdaki taştan, yastıktaki baştan alacağımız küçük
değil büyüktür. 'Nasıl olsa? Nerden bilse?' denilir. HAK SÖZÜ'nü verdikte,
kul dilini çözdük te olanı alır, geleni bilir. 'Oyayı elde, boyayı gözde alsam,
sevgiyi cümlede görsem, gelişten yakınmazdım.' diyene de ki: Ne yakın, ne
bakın. Olanın düzenine, güzelin yazanına uydukta yazan, 'Düzende yerini
alandır.' derdi. Gecemizin, hayırda olanlara yazıldığı söylenir. ALLAH'ım
cümle kullarında olanı görür. 3 Eğdiğin
başında, gördüğün düşünde, vurduğun taşında düzeni
görürsen, 'YA ALLAH!' dedikte yürürsen, kaygu senden uzak kalır. 4 "Yol yokuşa
gider, duman bacada tüter, yolcuyu yola katar." dedi, SÜLEYMAN ÇELEBİ
sözü aldı: 5 "Gayb
olan arayana vesiledir, gerçeği bulan yerini düzene koyandır. Ak ile kara
çeşitte, yazı ile düzen eşittedir. Kemikte aradığın ilikte
olmaz. Saç ile süslediğin, aynada gözlediğin değerini
çevirmez." dedi, ÇELEBİ yürüdü. 6 Hayırda
olduğumuz, gerçekte bulduğumuzdur. 'Göreceğim mi yüceltir,
yüceldiğim mi gördürür?' denilir. Kul gördükçe, gördüğüne uydukça
yücelir. Açan gülün güzelliği tomurcuktan bilinmez mi? Yücelen kulun yolu,
yolcu hancı misali olur. Gelene verir, gideni görür. Yakın olduğum,
duyanda bulduğum yolunu yola bağlar. Kalemden verir, dilden söyler,
uyumundan bulur. 'Sorumluluğu?' denir. Sorunu kaideye bağlanır.
YUNUS'um yolunuza, gelişen halinize, oluşan yerinize sözü ile gelir,
ÖZ'ü ile verir. Terde emeğin yolu vardır, serde olayın düzü vardır. Olayın
düzü, kulunun sözüdür. Kazıya verilen, karara varılanda sadece yazıya uyan
görülür. Karar ALLAH'ımındır. Örende emek, verende ekmek olur. Duyanın sözüne
duymayan gelir. Akan suya bakalım, ne verdi ise çekelim. Zordan kolayı bilelim,
delide VELİ'yi görelim. Deliden maksat, yıkan değil, eken bükendir.
Boş tarlayı süsleyen dikendir. Toprağı eleseler, yaprağı
besleseler, meyvayı toplasalar, gine de diyecek sözü olur, kul baltayı bulur. 7 Kuşağın eskisine, uşağın baskısına söz
verilmez. Neden? Aslına değil, kendine mal ettiğinden. "YUNUS'um yolum götürür, gittiğim gibi getirir, her güzelden tattırır,
zengine mülkünü sattırır, bülbüle gülü sevdirir, AŞK ile gönülü
doldurur." 'Ayağım götürsün, bilene uydursun.' diyene de ki: ALLAH
diye yola çıkan, ALLAH diye yola bakan elbet aradığını bulur, bağlı
olduğu düzende kalır. Soyluya söz verirsen geçeni okur; soysuza söz
verirsen, rızkını dokur. Koşuya giden ata yük vurursan sırtından atar.
'Azık sende sana kadar, iman bende bana kadar.' diyene de ki: Herkesin nasibi
kadar. Arayanda kainata kadar. Doyanda midesi kadar. Cenk ile alınan doyumda
olmaz, doyana ye denilmez. 'Duydum güdeceğim, davarda dağınık olanı
toplayacağım.' diyene sözüm: Duy, düşün. Giden ile bir olursan,
düzende olumu bulursun. Defterin yazısında gücünün gerçeği vardır. Var
isen. Olanın düzeninde gerçeği dedim, gerçeği denedim. Sözüne yer
yok. Sadece gerçeği bildim, bildiğim gibi uydum dendikte, günün
olumunda defterin duyandan sözünü alır, olumunda gerçeği verir. Denilen
odur. Günün yargısını gecede bul, yılın yargısını bu gecede gör. Ördük, günümüz
gördük denilende, eylemden kendimiz pay aldık demektir. 8 "Sayıdan güç alma, güçlüğü büyük
görme, gayrete halı serme." dedi, HACI BEKTAŞ geldi: 9 "Huşu ile olumun eseri görülür. Her
kulda kainatın benzeri çözülür, sözümüz HAZRETİ ALİ'ye bağlanır.
Doğuşa gelenler, oluşa gülenler, olduğu gibi kalanlar,
kundak alıp saranlar ektiğini biçerler, biçtiğini seçerler, katı
yoldan kaçarlar, 'YÜCE.' diye uçarlar. Kol ile bacakta, baş ile kucakta
HAKK'ın sözü gerçekleşir. Selamını getirdik, yeşil yaprak götürdük,
katılana bağladık, 'Katılmayan?' dedik cümlesini yokladık, selamı selama
ekledik. ALLAH'ıma emanet olunuz." dedi selamladı, yürüdü. 10 Ağacın gölgesine, her kulun belgesine
ALLAH'ım sevap yazsın, sevabı gönlüne katsın. Eş ile kardeşte, dost
ile arkadaşta, komşu ile yurttaşta, yurttaş ile
katılışa uyanda, dostluğu gönülden duyanda, dininde imanında YAR ADI
ile geldi. 'ALLAH'ımın kulu idi.' diyesin, sevesin, sevesin. YARATAN SEVER,
seveni ÖVER. 'Sevdim.' diyene, seven gönderir, seveni sevene buldurur. Dost
düşman demeyelim, düşman deyip kapıya koymayalım. Yapıda yeri vardır.
Ne var ki bildiği dardır diyelim. ALLAH'ım genişletir, bilmeyene
bildirir, bir nefese yettirir, bir nefesle bitirir. ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık. 11 Yeniye uyandan, resmi verilenden DANYAL HAZRETLERİ. ALLAH'a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH (Resim
Verilir) 12 Vardan yokluğa, yoktan gerçeği
gören, el ele veren, düzende ören, sevgide bulan RABİA SULTAN.
|