13 Ekim 1978
MEVLÂNA’yım ben!
1 Gözümüz sözümüz, ÖZ'ümüz
ile açılır, her olaya öylece geçilir. Cümlenize selam olsun, hummalı niyette
yumuşak yol bulsun. 'Duydum almadım, gördüm bilmedim.' diyen, yerini
bilenle paylaşsın.
2 "Doğdum dün
gibi, buldum yön gibi, sevdim can gibi." dedi, YUNUS'um söz aldı:
3 "Her verdiğim
ÖZ'dendir, ALLAH'ın verdiği sözdendir. Şah ile köleyi bir alırsan,
yazılan düzendir. Güzellik odur ki; bir bilen çok bilmeyene versin, çok
bilmeyen bilenden ersin. CAN ile CANAN BİR'liğe girsin, her kulu
ömründe BİR'liği bulsun.' dedi, YUNUS'um yürüdü.
3 "Saçım uzun
örülsün, derde deva görülsün, çevre sevgi ile sarılsın." dedi, MERYEM sözü
aldı:
4 "Bildik geldik,
şark ile garpta BİR'liğe çağırdık. Olasıya alındı, kulu
değersiz bölündü. ALLAH'ım BİR'dir. Geldik O'ndanız. Biz bizi
bulmazsak, sevgi ile dolmazsak; O'na nasıl döneriz, dönüşte nasıl yanarız?
Senden benden aldığını, cümle ile paylaştığını bildiğimiz
açıktır. Doğuş deste misali verilir; her PEYGAMBERİ ile
kullarına aydın yol gösterilir. İnkarı, hatadır. Affına sığınalım,
RESULÜ'nü tanıyalım." dedi, selamladı.
5 Ayağa
gelen, YUVA'da yön bulan her kulu, elbet bilir yolu. Demde oluşur, RESULÜ
ile buluşur. Her alış, O'nun verdiğindendir. ('O' kim? RESULÜ mü?) RESULÜ ile
verdiği, cümleye gönderdiği açıktır. Aşamadığımız yerde;
ALLAH'ıma sığınır, RESULÜ'nden yardım dileriz, o'nun Şefaati’ne niyaz
ederiz. Ayrımız yoktur. Yumuşak olduk, selama HAK ADI'na durduk.
6 Ayağın
getirdiği dedik, YUVA'nın sözünü ettik. Gelen, yolun başındadır; her
hizmet tek-tek taşındadır. Hizmetin olmadığı yerde, himmet aranmaz.
Ayağın getirdiği denilenden maksat, hizmetin oluştuğudur.
Konuk gelse, 'Yerim?' dese, ona de ki: Gönlündür. Kucak açsa, 'Yardım.' dese,
ona de ki: Himmet YÜCE'dendir. Yaprak oluşmasa, gölge vermez; gölge
vermeyen ağaç, sevgi bulmaz. Konuktan aldığımız, sevgi ile
bulduğumuzdur. (Yeni gelen bir konuk
mu, içimizden biri mi?) Gönüllere aktardığı, HAK YOLU'nda
getirdiği hizmette kendini bulana dedik, yanımızda olana söyledik. (s. bey mi?) EYVALLAH. Şaki diye baktığın,
sakiye dönüşür. Küfre yer verdi diye arkanı döndüğün, bülbül misali
konuşur. Kayguya düşme, 'Hataya düştüm.' diye şaşma.
Oluşan hizmetindendir. Kahır veren her olay, yeniden doğuşa
götürür. Her olayın sonunda, kuluna kendini buldurur. 'ALLAH'ım.' diyelim,
niyaza duralım: 'Bizden bizi sorumlu tutarsın. Kulunun hatasını bize gösterme.
Kendimizden gayri hataya düşürme.'. 'Kendinden gayri hata, nedir?'
denildi. EMREDİLEN'i yapmazsan, senin hatandır. Bildiğini bilmeyene
katmazsan, bilmeyenin hatası ile yüklenirsin. (Bilmek, bir çeşit sorumluluk yüklüyor değil mi?)
EYVALLAH. Kaşık, sende bende ise ikimiz de doyarız, yalnız sende ise
birimiz aç kalırız. 'Paylaş.' denildi, RESULÜ ile sizlere verildi.
Paylaşma, her yöndedir. Bilginde, emeğinde, aşında, yolunda.
ALLAH'ıma emanet olunuz, aldığınız kadar veriniz.
ALLAH'a
ısmarladık.
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH