|
1979-2 MEVLÂNA’yım ben! 1 Olumlu yolunu bulmanı,
kendi haline dönmeni, söz ile ÖZ'de birliği bulmanı söyledik.
Değişene değil, gelişene uymanı istedik; uzun yoldan
değil, düzgün yoldan gönlünü bağladık. Daha önce verdiğimiz,
'Hayır' diye yorduğumuz gerçektir. Olmayacağı söyledik, dörde dördü
ekledik. Tuttuğun yol için, çok evvel sorduğun, 'Olumsuz.' diye
cevap aldığın açıktır. Oyun için, oynadığın oyun için. EYVALLAH.
Konuk olup konuk gidecek. Oyunda olan. Değil. EYVALLAH. 2 Düzende ALLAH'ımın
YAZISI vardır. Deme, 'Hoş geçen gün kardır.' Nimetini ALLAH'ım gür
verir. EYVALLAH! Yenide düzen vardır. YAZAN'ın DÜZENİ yozmayana.
Gerçeğin açıklığı bizden bilinir, ALLAH'ımın verdiği
İZİN ile, sizlere söylenir, GARİB’in kaleminden yazdırılır.
'Aykırı.' denilmesin, ham meyve yenilmesin. Konuk geldi gidecek. Aykırı
düşmesin. Düşerse gönderilir. 'Aşarım!' dediğin yerde
şaşarsın, sanma kaderinden kaçarsın. Olumsuzu olumlu kılmak kulun
gücüne gelmez. Aykırı olana ALLAH'ım İZİN vermez. 'Aykırılık nerde?'
denilir: Niyette. 'Aykırı' dedik ya! YAZILAN'a aykırı. ALLAH'ımın
DEDİĞİ, yazan kalem olduğu, her güzeli bildiği,
'Hayır' diye verdiği. Düzen, O'nun bildiği, kader O'ndan
geldiği için en güzeldir. 'Güzel, ne güzel.' diyeceksin, ham meyveyi
bırakıp, olgun meyveyi yiyeceksin, 'Oyun geçmiş.' diyeceksin. 3 Yaprak-yaprak açılan
yeniyi verdiğimiz, olacağı söylediğimiz açıktır. 'Yeniyi
verdik.' dedik ya. Umduğunun ötesinde genişlik temeli atılır.
Geçmiş konular örtülür. Yerden gökten rahmet gelir, her olay düzen ile
gelir. Ekin ekilecek ise, önce toprak kazılır. Kazıldı, havalanmaya bırakıldı.
Merdane yerde, her tane elde. Toprağa ekilir, rahmeti beklenir.
EYVALLAH. Maya una katılır, temel öyle atılır. gönülden uyduğun gün.
Kemikten yara geçer, kul en güzeli seçer. ALLAH'ıma emanet olun. ALLAH'a
ısmarladık. Yazı yazdım bilene, örnek verdim sorana, her sayfayı açtım görene. ALLAH'a ısmarladık.
|