7 Kasım 1980

MEVLÂNA’yım ben!

1 'Yol bizim, söz bizim, gönül cümlemizin.' dedik sohbete girdik. ALLAH yolumuz verdi, ALLAH gönlümüzü gördü, cümlemiz cümlenize selam ile geldi.

2 Gözde ÖZ'ün sözü olur, gönülde kendini bulur. "Selam olsun." dediler, DÖRTLER yoldan verdiler. "Düzen vardır." dediler, "Görene kardır." diye sevindiler. DÖRT ALEM'den alınan, DÖRT KALEM'den verilen, DÖRT YÖN'den bağlanan düzen; YUVA'dan geçendir. Saydık gülen gözleri, sevdik denen sözleri. 'Kayalar eriyecek, denizler durulacak.' dedikte, kayıttan okunan verilir, düzende dokunan söylenir. 'Selam.' diyen her kula, selamet dilenir. "Kul kuldan, kul yoldan, kul halden beslenir. Kul, gönlü ile süslenir. Dil söylerse, gönül eylerse, 'Hal ehli' denir." dedi, DÖRTLER'den gelen, yel misali cümleyi saran selam, cümlenizden alındı.

3 Konuk gelene, selamı iletene kayıttan verdik. Konuk denilen, deryada kaybedilendir. 'DOST ile buluşalım, DOST ile konuşalım.' dedikçe kaygusu silinir, 'ALLAH'ım RAZI olsun.' denilir. Her adım O'na götürür, her damla O'ndan getirir. 'Dayandığım SEN'sin.' denildikte; demde oluşan, su ile buluşan görülür. Gönül DOST'u aradı, akıl kainatı taradı. YARATAN ne DİLEDİ ise onda karar kıldı. Duyan sayan, sevilir. Bilmiyen bilenden sayılırsa, bilen hatalı olur. Kuşak belde, cümle dilde olsun. Duman dağılsın. 'Somut örnek?' diyene de ki: El bende ise, söz dilde ise; gönül taş mıdır, akıl tuş mudur? (Bir can ekler: 'piyanonun tuşu.') EYVALLAH. Gayret yetmez verilmezse söz niye bitmez? Kum DOST YOLU'dur, kul DOST halidir. Yol aldık güne geldik, günde kendimizi bulduk. 'Olduk diyelim mi?' denir: Oluşta kalış yoktur. Sonuna kadar gelişme, verme verişme vardır. Sel götürürse, yel getirir; yol götürürse, hal gösterir. 'Bildim.' diyen, bilmeyeni buldurur. Kazanan, bilmeyenden karlıdır. ALLAH'ım cümlenizden RAZI olsun, her adımı sevabına yazılsın. AKDEVE'den söz aldık, cümlenize selam getirdik. Adım-adım iletir. "ADI'nı anan kuludur." denildi. "Sohbette anılan HAK ADI, cümlenizin sevabına yazıldı." denilir.

(Resim verilir: AKŞEMSETTİN)

4 "Almaktan vermekten, 'Dünya nedir?' demekten geçtiğim günde; suyun akışına uydum. Ses duydum söz verdim, dünyayı öylece sardım." dedi, okuyup unuttu, okşayıp uyuttu. "Her olay kayıtta." dedi, AKŞEMSETTİN sözü sohbete getirdi:

5 "O gün, bu gündür. O yol, bu yoldur. Kulsun. Kulluk, bil ki haldir." dedi, selamladı yürüdü. (Birinin ULU'su  mu?) EYVALLAH. ALLAH'ıma emanet olunuz. (Kimin ULU'su DEDE’ciğim?) a'nın. (a canın ULU'su)

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH