11 Mart 1981 – Karşıyaka
Sözlü
Tebliğ:
(10 Mart 1981
tarihli sözlü tebliğ üzerinde yorumlar sırasında alınmıştır. Yapılan
yorumların özeti şudur: Tefekkür, merhale almanın 1. basamağıdır.
Tefekkür daha sonra bilgiyi zihinden kalbe indirir, sonra da o kulun perdesi
açılır. Kalpten murad gönüldür. Canlar, ‘GÜL’ üzerinde de sohbetlerini devam
ettirirler.)
1 GARİP: Gülü
ne zaman koklarız? Yaklaştığımız zaman.
Soru: GÜL’ün koklanışının, arada bir bizlerin
duyduğu güzel kokularla bir ilgisi var mıdır?
GARİP: ERENLER’in EVLİYALAR’ın kokusu o.
2 Soru: Buradaki
‘Gül’ ne oluyor?
GARİP: Önce teferruatı topla. Bir binayı yapmak
için, önce malzemeyi toplayacaksın, sonra ruhundan katacaksın. Malzemeyi
toplamadan temeli atamazsın. Önce bahçene dikersin, sonra gülü koklarsın.
3 Soru: Bunlar,
her din ve mezhepten olanlar için geçerli midir?
GARİP: Elbet koklar. Herkes kendi bahçesindekini
koklar.
4 Soru: Bundan
murat, kendi gülünü koklaması, yoksa inandığı dinin peygamberini Gül
olarak koklaması mı?
GARİP: PEYGAMBER’ini bilmeden, kendi halini zaten
bulamazsın.
(Bir can ekler:
‘Bir yerde, ‘ALLAH’ım, PEYGAMBER EFENDİMİZ’in varlığında tezahür
etmiştir.’ dedim. Bu düşüncemden dolayı üzüntü ve hicap duydum.’)
GARİP: Hicap, halin icabıdır.
5 Soru: Hicap, utanmak
mı, örtü mü?
GARİP: Hicap, şüphenin örtüsüdür.
(Aynı cana
sorulur: Şüpheye düştüğünüz için mi hicap duymuştunuz?’)
GARİP: Hata her kulun yapısında vardır. Hicap, ER
kulun yapısında kapı olur.
(Hata yapmak, bir
yere kadar gerekli o halde?..)
GARİP: CAN kafese girdiyse,
Ne olduğunu sorduysa,
Ona denir ki:
‘Kainatı göresin,
bildiğine ekleyesin;
her bilenden toplayasın,
cümle ile katlayasın.’
CAN cümle ile BİR’dir,
CANAN dersen TEK’tir.
6 Soru: ‘Can cümle
ile BİR’dir’ dediniz; ‘Can ‘ neyi ifade ediyor?
GARİP: Çoklukta TEKLİK.
7 Soru: BÜYÜK
RUH’u mu yani HAZRETİ PEYGAMBER’in Ruhaniyetini mi ifade ediyor?
GARİP: Anda, TEK’te değil misiniz?
(Bir can ekler:
Hepimiz şu anda O’nu düşünüyoruz ya...)
GARİP: O’ndan, O’nunla, O’na... O!..
(Sohbetteki
canlar, aralarında sohbete devam ederler: ‘Kabirlerinizden kaldırılacaksınız!’
deniliyor... Diriliş, muhakkak böyle bir beden içinde mi olacak?.. ADEM’in
yaratılışı, İSA’nın doğuşu ve göğe çıkışı
hakkında konuşmayınız diye hadis var... Üstünde yorum yapmayınız, üstünde
bilgi verilmemiş, yorumlamayınız. Kıyam günü, ben bu beden ile mi yoksa
RUH olarak mı; yoksa başka bir şekilde mi kalacağım?)
GARİP: Sonunda O... Herkes aynı seviyede olacak,
birbirini görecek.
(O iken, O’ndan
geldik, O’nunla olduk, O’na döneceğiz demek isteniyor)
GARİP: Demek istemiyorum, diyorum...
8 Soru: O’na
döndükte nasıl bir beden içinde olacağız? Sur’a
üflendik te, nerde olacağız?
GARİP: O’na döndüğümüzde, dünyada
aldığımız mesafelerin ölçülerine varacağız.
9 Soru: Vardığımız
yer hakkında bilgi verir misiniz?
GARİP: Kendi seviyemizde olanlarla
olacağız...
10 Soru: O
seviyeler hakkında bilgi verir misiniz?..
GARİP: Çamaşırını kirli götürdüysen,
çamaşırhanede; ütülemediysen ütü hanede...
11 Soru: ‘Ütü’
şeriat mıdır? Yoksa ‘Ütü’, bizim halimiz midir?...
GARİP: Seninki bitti ise yardımcı ol. O’nla
yalnız kalırsan, başkasına yardımcı olmadıysan noksandasın!..
12 Soru: Eğer
başkasına yardım etmiyor isek, yanlışta ve eksikteyiz, öyle mi?..
GARİP: Öyle.
14 Soru:
‘Çamaşırhaneler’ ‘Ütü haneler’ hakkında bilgi var mı?..
GARİP: Ocağını yaktın mı?
Suyunu kazana kattın mı?
Komşularını davet ettin mi?..
İpi
ağaca gerelim,
Çamaşırlarımızı yuyup serelim;
Toplayıp dürelim, mahallece gülelim.
O zaman mekanımız düzdedir,
Makamımız gözdedir.
Bedenimiz közde ise,
RUH’umuz küldedir...
Duman
verse de ocak,
Alev aldı yanacak.
Gönüller sevgi dolu
Kucak-kucak...
Dünya,
Kulun kursudur.
Hiç dilenmeyen renksiz alem,
Örsüdür.