2 Temmuz 1981 Ramazan Arifesi

MEVLÂNA’yım ben!

1 Konuk denilenden güzeli bulduk, ‘O GÜN’e geldik. Selam olsun, her bilen bilmeyenle bulsun.

2 DOST KAPISI aşınır, DOST’u seven düşünür. Geldik yoldan soranla, gördük ‘Hayır.’ diyenle. El eli tutacak, güzel senden benden oluşacak” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

3 “Her adım götürendir, her sözü bildirendir, ‘Hayır.’ denilen olaydan cümleyi güldürendir. Dedik ‘Olasıya mı?’ sevdik dolasıya mı? Olacağı verdiğimiz, güzel günde ördüğümüz, elbet yazılandandır. Sayfada  gördüğünü yorumda çözdüğünü güne bağladık geldik, ‘Her yaprakta hayır var’ dedik. Göz gördü ise, dil sordu ise, verilene uydu ise, yazıya ‘Güzeldir.’ der” dedi, YUNUS’um yürüdü.

4 “Yaprak-yaprak açtığımız, adım-adım geçtiğimiz her yerde ‘Selam!’ diye durana, ağaçtan yaprak sorana diyeceğimiz var” dedi, TABDUK sözü aldı:

5 “Az aldığın sende kalır, çok verdiğin benden gelir. Bedende darlık, gayrıya yokluk getirmez, kimse kimseden götürmez. Yaprak sese, çiçek süse ahenktir. Kalmadım diye derde düşmezsen, kendinde olana şaşmazsan, uykudan uyandın derim” dedi, TABDUK yürüdü. 

6Hayır olan gecede umduğumuz gürlük vardır, her anan kulun gönlü kordur” dedi ALİ sözü aldı:

7 “Kor olduk kör kalmadık, YAR dedik asla yalnız olmadık. Her zerreden aldık, her zerreye verdik. Gelene gülene ‘Selam!’ dedik. Gün geldi, güne eklendi, her yönde selam beklendi. Hoş andık hoşnut olduk, sözü RESULÜ’nden bildik. Günden aldık cümleye selamını ilettik. Dedi ki: "Gecenin her anı hayırdır hayır verecektir, geçeni silecektir. Bilelim O’nu, bilelim O’ndan geleni, bilelim O’nun ile O’na gideni. Selam cümleye, selam cümleden." dedi, Şefaati’ne sığınan her kulu selamladı.

8 Her zerre sayıya düşmeden O’nu bilendir. Her zerre O’nu bildikte BİR’liği bulandır” dedi, ALİ ‘Selam!’ diyenlerle selamını cümleye iletti yürüdü.

9 “Kapı açık yerden göğe, kapı açık doğudan batıya, kapı açık hem yumuşak hem katıya” dedi, SARI SALTUK sözden aldı, söze verdi. YEMEN’den gelenlere, ‘KABE’ye selam!.’ diyenlere ‘Selam sizlere!’” dedi, sözü HACI BEKTAŞ’a verdi: 

10 “Kara koyun güdemem, kara üzüm satamam, sevenleri atamam. Kara koyun ak olmaz, yerde ayağı kalmaz. Bilen bilmiyen, sözü ayıran der ki: ‘Karayı ak YARATAN, ayırmadı, senden geleni kayırmadı. Senden sözü bağlayan, günde sevgi eyleyen; sözde ayrıya düşmez, ak ile karayı deşmez’ dediler beni ayırandan sandılar. Ayıran ben olmadım, ‘Ak ile kara’ demedim. Ne var ki kara üzüm satmadım. Olsun güneşe gelsin, mahzende sırlansın diye bekledim, her dem yokladım. Yolum uzun değildir, sözüm YUNUS’a gelir. YUNUS geldiği gibi bulur, kavuştuğu yerde sohbete kalır” dedi, gönlünde oluşan cümlede buluşan güzelliğe niyaza durdu. “Üç adım ayağa, üç yudum dileğe, üç isim nasibe yazıldı” dedi, hayır olana selam verdi. “Kayıtta olan okunmuştur, gün yazıya göre dokunmuştur. ALLAH’ıma emanet olsunlar, huzurda huzurlu kalsınlar” dedi, selamladı yürüdü.

11 ‘Konu güne açıktır!’ diyelim, sözü tatlıya bağlıyalım. Selam ile geldik, selamda duralım, hayıra öylece yönelelim. ALLAH’ıma emanet olunuz. Gidenle geleni ALLAH’a havale ediniz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH