8 Temmuz 1981
(f
İsviçre Sevgi Birliği toplantısına gitmeden önce alındı)
MEVLÂNA’yım ben!
1 Küçük büyük eldedir, cümle alem GÜL’dedir, her dileyen
haldedir. Cümlenize selam olsun, gölgeyi silen kendini bulsun.
2 DOST KAPISI’na durduk, DOST’a güzeli sorduk. ‘Güzel
haldedir, yoldadır, eldedir’ dediler, kaydına çiçek ördüler. Günün yorumu
kuldur, düzeni dileyen kuldur. ‘Denize ayak atmaz, dilenen eli tutmaz’ diyene
de ki: ‘Yolum benim adımdır, gidişe uyacağım, yolun götürdüğü
yerde bulacağım’ Söz, dilde bellenir gönülde ballanırsa; gidene gelene
sohbetin özü verilmiş olur, dağılan değil, ÖZ’de toplanan
görülür. Uyum yerinde ise, doyum da gereklidir. Doyum olmayan yerde, uyumun
etkisi yoktur. Uyum aş ise, doyum sudur. Sofraya su alamadan oturamazsın.
3 “DOST KAPISI’na DOST postu ile girdim, yerde kilimi
gördüm. ‘Postumu sersem, DOST ile karşılıklı gelsem’ diye niyaz ettim”
dedi, YUNUS’um söze girdi:
4 “DOST bana değil yana gereklidir, hal sana
değil yöne gereklidir. Kul sofrada hem aşı hem suyu alırsa, sofra
kurulmuş olur, DOST, DOST ile sohbete katılmış olur. Noksan gelen
manadır. Soğuk sıcak bilmezsen elini yıkayamazsın, acı tatlı yemezsen
yerini bulamazsın. Katkısız oluşa kumun yolu verilir, seven sevilen
gösterilir” dedi, YUNUS’um yürüdü.
5 “Dağdan yaprak topladım, yüzü halktan
sakladım. HAK’tan geleni bekledim, mana ile oluştum, SEVGİLİ ile
buluştum” dedi, MERYEM söze girdi:
6 “Dört duvar arasında kalsan, manada kendini
bulursun; eğer gönlün ile bağ kurarsan, halin sana güzel gelir, yolun
kula sevgisini gösterir. Demek ki yerine oturmak için mekan değil makam
gereklidir. ‘Makamdan maksat nedir?’ denildi. Gönlünü açtı isen, kendinden
geçti isen, haline dönüşen kulluğa yakışandır. Vermek güzeldir
senden oluştu ise, bilmek güzeldir HAK ile bölüştü isen. Doyum
olmadan uyum yetersizdir.
7 Manaya yönelsinler, ‘TEKLİK HAKK’ın MURADI’dır!’
desinler. Bölenden olmasınlar! ‘Manaya yönelmek yeterli değil mi?’
derlerse de ki: Mana tektir sana da bana da!
8 Konuk yerini alacak, dosyayı elinden koyacak.
Olumunu düşlediğin. EYVALLAH! Dayanmayı kuldan değil, HAKK’a
bağlayalım! HAKK’ın MURADI yoksa, kul kula destek olamaz! Sadece HAKK’a
dayanalım! HAK KAPISI’nda uyanalım! Meydan almışlar, düze gelmişler,
ne var ki düzde ne yapacaklarını bilmezler. Düz yetirendir, gidene selam
verendir. Günün haline uysunlar, oldukları yerden geriye dönsünler.
Görecekleri, kendilerinin dışında nasip arayanlardır. Kendinden gayrıya
yönelmezsen, ne halin yeterlidir ne sözün geçerlidir.
9 Uyandı isek, yerden göğe niyaz edelim;
dayandı isek, ‘ALLAH’ım SENSİN, bilerek gemiye odun attık, her basamakta
ayrı DOST eli tuttuk.’”
10 MEVLANA’yım!
Gemiye cümlesi sevgisini getirsinler. Dayanan, güvenen senden benden
değil, HAK’tan bekleyendir. ALLAH’ıma emanet olunuz. Onlara (Hıristiyanlara) üç sözümüzü naklediniz: Kim olursa
olsun, nerden gelirse gelsin, sadece verdiği ile sevinsinler. Muayyen
günde cümle için niyaz etsinler. Sayılı günleri gönül ERLERİ ile
geçsinler. ‘Gönül ERLERİ’ kimdir, kimlerdir? Niyazını kendine değil
cümleye iletendir; cümle için yerini DOST KAPISI’nda bekletendir! Oluşu
yeterli demeden sevsinler, sevgide hayır bulsunlar. Noksan olan, cümleye
iletilen sevgidir. Sevgiye söz yeterli gelmez, sevmeyene DOST asla gülmez!
ALLAH’ıma emanet olunuz. Kement attığın, gönül kattığın, çevreyi
saran ile YUNUS’a baktığındır.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH