29 Eylül 1981

(YÜCE ALEM'in çağrısı üzerine Altı Görevli'nin özel toplantısı)

MEVLÂNA’yım ben! 

1 'Kapı kulu' olmadan, bilgi ile dolmadan, güzeli haline veremezsin! 'Kapı kulu' HAK KAPISI'na hizmettir, nasibimiz RAHMET'tir, gönlüne alamazsan bilesin ki zahmettir.

2 "Aldım verdim, sordum gördüm. 'Gönülden bilesin.' dediler, elime azı çoğu verdiler." 

3 "Ayağım DOST'a gider, her sözüm HAK'tan eder. 'Gelelim...' dedik geldik, kuzuya öğüt verdik. 'Yol götürür, gelelim alalım.' dediler. 'ALLAH'ım SEN'den !..' dedim, selamı cümle kuluna ilettim."

4 "Sözü dilde bırakmadık, kulda hataya düşeni kırıp atmadık." dedi, ALİ sözü aldı: 

5 "At ile çıktım yola, dedim 'Vermeden mola; hizmette olanlarla, kapıyı bulanlarla görevi derleyelim, cümleyi BİR'leyelim.' Yolda olana selam, gemiye gelene selam! Gayret kemeri takınalım, güne kadar yaptığımıza bakınalım. Açık kapıya hizmet, kendine verilecek himmete eşiktir. 'Kalkın dedim ayağa, doğruyu savunalım almaya.' DOST KAPISI'nı niyet kurduk sevinelim. 'Hangi dostun kapısı?' denilir: Kainat bir binadır kapısı göz-göz, açacağın kapıyı sen kendin çöz! Unutma; hangi kapıyı açsan, aynı binaya girersin. Asıl olan, kapıyı bulandır, anahtarı olandır. Geldik anahtar verdik, 'Aç kapıyı gir.' dedik. Göreviniz, günde dilenen hali alır. (Yapmamış mıyız?) Değil. Verilende her kulu kendine düşeni yapar, yapmazsa bakar. Olacak, yerden göğe dilenen oluşacak.

6 Altı görevli dedik, gölgeye geleni güneşe aldık. (Gölgeye gelen kim?) Kement atılan. (Kim acaba?) 'Söz almayacak, söz vermeyeceksiniz.' dedik. Duman verenden görevliyi koruduk; uyandan oldu, seveni bildi. ALLAH'ım RAZI olsun. ('Dışarıdan biri mi?' diye z sorar. 'Her halde altı görevliden biri için.' diye a yorumlar.) EYVALLAH! (Hangi görevliye EYVALLAH!' dedeciğim?) Adım ile anılanın. (a'nın dediği mi?) EYVALLAH! Yaprak gelen gözdedir, çiçek veren sözdedir, HAK KELAMI bizdedir; göreve talip oldunuz, geleceğiniz hazdadır. Altı adım, altı yardımcısı. Kağıtta kalmaz. Düzenleyen olacaksınız! (Altı yardımcı, altı görevlinin ULU'su mu?) Yardımcılarınız. (ULULAR’ımız oluyor o zaman?) EYVALLAH! RESULÜ, 'Düzeni sen kur, görevi alsınlar, kapıya geldiler bilsinler.' Dedi, sorumluluk yüklenen her kulunu Nuru ile nasiplendirdi. Göreceğiniz müjdesi daha önceden verildi. (Tecelliler mi?) EYVALLAH! 

7 Ders olarak dediğin olumsuzdur. Ders değil yapıya hizmet. Okunacağı geçtik artık, dokunacağı bileceğiz! Her yardım dileyen kulunun sorumluluğunu alacağız! Daha önce dedik: 'Hizmet YUVA'ya, himmet cümleye.' YUVA'dan maksat; bilgi, görgü, sevgi soframızdır, evin düzeni değil! (Öbür ALEM'in mi YEMEN'in sofrası mı?) EYVALLAH! Dergah. Gözünü açtığın an düşüneceğin konu şu olacaktır: 'Bu gün SEN'in ileyim (ALLAH'ım),  göndereceğin kula kim olursa olsun hizmetteyim!' YUVA'da da öyle. Düzeni kuracak, her kulu yapısına göre görevlendireceksiniz. 'Ne demek?' dendi: Yazana defter, gezene yemeni gerekli ise dizini açsın, düzeni seçsin diye gereken her malzeme yerini alacak. Yaprak gerekli ise, bahçıvanı bulacak, ağacı diktireceksiniz. 'Toprağı ben kazayım, ağacı ben dikeyim, yaprağı ben toplayım.' dersen, asıl görevini ihmal etmiş, bahçıvan görevini çalmış olursun. Kişiyi köşeye yerleştirmektir göreviniz. Elbet YUVA çapında değil, daha genişe açık. (Köşe'den murat nedir, dedeciğim?) Konumuz, günün konusu değil, geleceğin konusudur! Temeli günde atıldı.

8 'ALİ'yim.' dedim, O'ndan geleni verdim, 'Zordur işimiz.' diyene, yardımındayız! 'ALİ'yim!' dedim, günleri açık verdim, giden ile gelene selamet diledim. 'Soğuk gelir ısınamam, yağmur gelir sakınamam.' demesin. Soğukta yer yağmurda duvar oluruz." dedi, ALİ cümlenize RESULÜ'nün Selamı'nı, gönlünün kelamını iletti. Candan CANAN'a kadar beraberiz. 

9 (Dedeciğim; 'Düzenlemek' YUVA'da mı yoksa dışarıda mı olacak?) YUVA'da başlar. Genişleyecek, düzen temelden belirlenir ise, kopmadan yürür. ALLAH'ım YARDIMCI'nız olsun, kapıya gelenler anahtarı bulsun. Elbet elimizdedir. Gönüller kaygusuz kalsın...

10 "Siper ettim saçağı, gözden attım kaçağı."  

11 "Aydın geldi gözüne, 'Savun...' dedi, sözüne. Her kulu kendi ÖZ'üne; bildiği gibi, aldığı kadar sahip kalacaktır."

12 Tatlı aşa katılalım, biz hizmete atılalım. Geldiğiniz yerden verdiğimiz bilinir. 

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık. 

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

13 (Köşe'den muradı daha açık verir misiniz dedeciğim?) Her eşyanın bir yeri vardır, her kulun bir bilgisi vardır. Bilgisine yapısına göre hizmeti gereklidir.