28 Ekim 1981

(Dört ER'in soruları ile ilgili sohbet)

MEVLÂNA’yım ben!

1 Ney ile geldik söze, olumdan verdik size, hal ile birlik kurduk, DOST ile ipi gerdik, 'Gel!' dedik, GÜL'den verdik, her renkte güzeli sevdik. Selam olsun sizlere.

2 Dayandık ağacın gövdesine, baktık kulun perdesine. 'Açalım.' dedik, çiçeği tamamladık. Birinize renkten, birinize kokudan, birinize yapraktan, birinize topraktan görüntü açtık. (İsim olarak belirtecek misiniz?) Toprağa açtığın pencereyi unutma! (Pencereden murat nedir?) YUNUS misali karıncayı yuvasında görsen halini seversin.

3 Soruyu verenden aldık, 'İnsan.' diyenden kayguyu gördük. Kul isem, kulu isem, kulluğa dolu isem kaygu niye? İnsan isem yaratılmış, insan isem ne olsam gözetilmiş. Öyle ise kaygu niye? Ne olur isem olayım, O'nun kulu olduğumu bileyim, kayguyu silmeme yeterlidir. (İzin yok mu daha fazla açmaya?) ALLAH'ım kulunu, KENDİ'ni bilecek halde yaratır. Bilmemek asla yoktur! (Bildikten sonra mı kul olunuyor?) Ne var ki; kimi kendine dönmez, kimi bildiğini bilmez, kimi kaygudan görmez. O'nu bileceğiz ne olursak olalım, O'nu bulacağız nerden bulursak bulalım, kayguyu sileceğiz nerde kalırsak kalalım. Hiç bir varlık kendinde kalmaz! ('Kendinde kalmaz' ne demek?) O'ndan geldik ('O'na döneceğiz' denir) EYVALLAH! O gün sizedir bu gün sizde. ('Yarın hepimizde.' denir) EYVALLAH! Dünya geçici istasyon. Dönüşü olmayan, devirden asla silinmeyen. Yanılma yok! Her zerre geldiği yerden bir daha geçmez. Dünya kulun süzgecidir. Gönülden silinmezsen, her var olan seni anar. Uzun ömür odur! MEVLANA yüzyıllarca yaşamış, elbet gönüllerde.

4 Sesin ahengi bilindiği kadar değildir. Evet; ses, müzik ile ahengi bulur, ayağın yeterliği bittikte şifa verir. 'Ne demek?' dendi: Hastalıklarda, beklenen ahenk kuruldukta, şifa vericidir. Ne var ki, kulun  bulması elbet zordur.  'Verirseniz yolunu şaşırana yardımcı olursunuz.' denilir. Almayı dileyen arar. Hiç bir olay durduğu yerde gerçekleşmez. Nasıl nini bebeğe uyku veriyor ise, birbirine denk gelen melodiler şifa vericidir. (Ritim mi oluyor?) EYVALLAH! (Ritim araştırılacak.) Evet! Her hastalığın ('frekansını bulup, bu frekansa eşdeğer ses frekansı ile iyileştirme' deniyor.) EYVALLAH!

5 'DOST' dedik dostluğa meydan açtık. Dört ER'den temelde hizmet bekledik. ALLAH'ım RAZI olsun. Koyun kuzu meleşir, kayguda olanlar şifa bekleşir. Meydan açıldı, her dileyen gelsin; kulu insanlık görevini kendinde bilsin. Ben bildi isem, banadır; seni uyardı isem, bizedir; el ele gelirsek düzedir. Soğukta sıcakta alışalım, bilen bilmiyen ile çalışalım. ('Akım alımına yardımcı olacaklarla çalışalım.' 't. ile çalışalım.' şeklinde yorumlar yapılır) EYVALLAH! Her kulu kendini bulduğu an 'Altın Çağı'na girmiştir, kendini kendinde silmiştir, o zaman bahara ermiştir, kırılan dalı solan çiçeği dünde kalmıştır. 'Ağacın her bahar açışı bir devir değil midir?' denildi: Değildir! Kulunun dünyadaki halidir. (Üzüntü, sevinç, tasa keder halleri.) EYVALLAH!. 'Güzel.' dediğinde gerçeği bulmuş, dün geçeni silmiş olursun. Ayna her kulun elindedir, bakarsan görürsün. MEVLANA'yım aşık, MEVLANA'yım maşuk. Benden bana oluşur, kainat bende buluşur. Evin yolu düzedir, kulun gönlü sözedir, kainattaki güzellik gözedir. Kendine yol arayan, kanadı kırılmış kuş misalidir. O'ndan isem mutluyum, O'nunla isem kutluyum.

6 OSMAN'ın sözü dünyada çaldı sazı. Her dem dane ile tutarlıdır. Dane, zerrelerin her biri. Kalkan elde kılıç belde oldukça, sana denmez, senden dönmez; giden  silmez, bilen asla kalmaz. Her an kalkan eldedir. Çünkü dünya sözdedir.

7 Dört ER'de kalmaz, bilen bilmeyenden sormaz. Bilen, elbet YÜCE'dir! ('Dört ER'de kalmaz.' ne demek?) Dört ER düzene el koysa da, düzende selameti bilse de; yazılan görülür, yazılan ile duvarlar örülür. (Sohbetler midir 'Yazılan'?) HAKK'ın YAZISI. "Dört ER ALİ'den alsın, aldığı halde kalsın." dedi, ALİ selam ile geldi.

8 "Sağ ile solu verdik, 'Kainat bekleyendir.' dedik. (Her şey zamanında olacak.) EYVALLAH! Kapıya her gelen gayrette olmayabilir. Göreviniz eleştirmek değil, birleştirmektir. Temelde asla düzensizlik olmaz! Ne verdi isek, hata gelmez! ('Temel' YEMEN mi Dört ER mi?) YEMEN'den temelin harcı verilir. (Temel Dört ER o zaman?) EYVALLAH! YEMEN'den binanın duvarları örülür. (Tuğlaları canlar oluyor?) EYVALLAH! Her sayfada düzen, her satırda sır vardır. 'Gör!' dedi isek, göreceksin. ER'de asla itiraz yoktur! Yol bizim değil, sizindir. GÜL cümlenizindir. 'Nerden geldik nereye gideceğiz?' demeden bekledik, en güzeli yolumuza ekledik geldik. Gelişiniz öyle olur!

9 Sesin tarifi olmaz, ariften saklanmaz. (Kainattaki frekansları mı bulmak zorundayız?) EYVALLAH! Zorunda değil, yazıldığı an bulursun. O'na yönel, O'ndan alırsın. Sevgide, en yüksek değerde melodi vardır. 'Ses yok!' dersiniz. Günün sessizliği dünyanın düzenindendir. Eşyanın sesi asıl sesin örtüsüdür. (Asıl ses ahiretteki ses mi?) Evet. (Ruhun da bir sesi var?) Elbet. Konuşma her tuşun aksine yazmasıdır. (Zıttına yazmasıdır.' 'Anti ses' deniliyor.' diye yorumlar yapılır) Yanılma yok! Çünkü her kelime olduğu gibi olduğu yerde kalır; asla kaybolmaz! (Kaybolmamasının nedeni ağaçlar mı?)  Yaratılmış her zerre, kaybolmamak üzere yaratılır. 'Ses dahi mi?' denildi: Evet. Daha önce dedik, yaratılmışlığın malzemelerindendir, renk ses. Yaratılmış hiç bir malzeme eksilmez! Ses senden önce gittiği için, istenmeyeni söylediğin zaman sana yerden göğe kaygu verebilir. (Ayna misali) EYVALLAH! 'ALİ'den aldık, O'ndan geleni bildik, kayguyu sildik.' deyiniz. (Toprak, yaprak, renk ve koku; bizlerin her birimizin isimlerine mi yönelik?) Aldığınız ilk işaret." dedi ALİ yürüdü.

10 Yol YUNUS'a götürür, kul gönülde bitirir. AŞK ile başlar, AŞK ile doğar. Aşık ölmez, aşık dönmez, çünkü asla sönmez! ALLAH'ıma emanet olunuz. (Başımızın ağrısı, aldığımız akımdan mı oluşuyor?) Evet. (Her zaman akım alırken başımız mı ağrıyacak?) Sohbete otururken 'Salavat' getiriniz, gönülden gönüle bitiriniz.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH